<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749</id><updated>2011-11-05T09:42:51.986+02:00</updated><title type='text'>Yazı Dükkanı</title><subtitle type='html'>Bu dükkanda her şey bedava!</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>126</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-3975659814067137814</id><published>2011-11-05T00:27:00.004+02:00</published><updated>2011-11-05T00:46:36.286+02:00</updated><title type='text'>Blog Köşemi de buldum! Her şey tamam:)</title><content type='html'>Yolda yürürken-istemsizce kafam yukarıda perdesiz ev ararken- yan yana apartmanlarda 2 tane kiralık ilanı görüyorum. Daha ev tutmama var aslında ama boşluktan ve can sıkıntısından üstündeki numarayı arıyorum. İlk ev 4. kat asansörsüz bir odası karanlık ama sahibinden. Ev sahibinin gözü beni tutuyor fakat kirayı düşürmüyor. İçimden zaten asansörü yoktu deyip diğer eve bakmaya geçiyorum. Bu ev emlakçıdan. Kirası da diğerinden daha fazla. Ama şirin bir ev, hem de beyaz eşyalı. Emlakçının gözü de beni tutuyor ve kirayı kendi kendine tam 300 lira indiriyor. Daha ev tutmak için erken olmasına rağmen ciddi ciddi düşünüyorum ve son anda tutmaktan vazgeçiyorum. Üzerinden 3 koca hafta geçiyor ve ben her oradan geçtiğimde istemsizce yukarı bakıyorum. Ne şanslıyım ki o kiralık ilanı hiç oradan inmiyor. Hemen tekrar arıyorum ve kirada anlaşıyoruz, emlakçı komisyonu da düşürüyor ve ben başlıyorum çalışmalara. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternetten bulduğum en ucuz ve güzel eşyaları sırasıyla gidip alıyorum. Yeni çocuğu olanların sürekli çocuktan bahsetmeleri misali ağzımı ne zaman açsam ev konuşuyorum. Başka bir şey düşünemiyorum her şey halledilene kadar. Doğalgazcı ne zaman gelecek, eşyalar ne zaman gelecek. Eyvah gardırobun aynası kırık çıktı. Temizlik malzemesi ne alsam. Hangi internetten alsam. Tam karar verdim kampanya bitmiş. MediaMarkt'ta televizyon kampanyası var. Annemler ne zaman gelecek. Hangi rafa bardakları koysam. Elektrikçi çağırsam da avizeleri yapsa... Bıdı bıdı bıdı gibi kimseye anlamlı gelmeyen, sadece yeni eve çıkanların ilgilendiği konular...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süre sonra yeni eve çıkanlar konuşmaya başladığında diğerleri yavaştan uzaklaşmaya başlıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şimdi.. Her şey bitti-halı hariç.. Televizyon ve internetin bağlanmasıyla evden dünyayla iletişimim de tamam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıyla evde blog yazacağım köşemi de tespit ettim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malum her yerde yazamıyorum,&lt;br /&gt;Sağlıcakla :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-3975659814067137814?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/3975659814067137814/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=3975659814067137814&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3975659814067137814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3975659814067137814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2011/11/blog-kosemi-de-buldum-her-sey-tamam.html' title='Blog Köşemi de buldum! Her şey tamam:)'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-3930381872295423074</id><published>2011-05-12T18:49:00.000+03:00</published><updated>2011-05-13T23:27:34.062+03:00</updated><title type='text'>En güzel yolculuğum!</title><content type='html'>Hiçbir yerde bulunamıyor diyorlar. O yüzden hiçbir yerde aramıyorum ben de direk internetten sipariş veriyorum. Yine bir Ankara-İstanbul yolculuğunda alıyorum yanıma kitabı. Biniyorum otobüse. Anneler günü. Ulusoy bir güzellik yapıyor, bayanlara karanfil dağıtıyor. Benim elimdeki kitabı görünce "şanslı azınlık" diyor muavin. Bana 2 tane karanfil veriyor. Yol boyunca kitabı elimden bırakamıyorum. Yarısına geliyorum. Saat öğlen 1 olduğunda "Şeffaf Oda"'yı izliyim biraz da diyip bırakıyorum okumayı. Güneri Civaoğlu anlatıyor. Şimdi size 7/24 başucunuzda bulunması gereken bir kitap önericem. "İsim, Şehir, Hayvan". O an bütün vücudumu bir mutluluk kaplıyor. Elimdeki kitabı daha sıkı tutmaya başlıyorum. 1 saat süren programda Yılmaz Özdil öyle tatlı konuşuyor ki. Yolda görsem elini sıkmak isteyeceğim biriyken boynuna sarılmak isteyeceğim birine dönüşüyor. Reklam aralarında hemen sesi kısıp devam ediyorum kitabı okumaya. Sonra köprüye geliyoruz. Bir sağıma bir soluma bakıyorum. Ve içimden geçiriyorum. "Ben burada yaşamalıyım"...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler Yılmaz Özdil... Bu güzel kitap için, bu güzel yolculuk için...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-3930381872295423074?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/3930381872295423074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=3930381872295423074&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3930381872295423074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3930381872295423074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2011/05/en-guzel-yolculugum.html' title='En güzel yolculuğum!'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-3777144777350338438</id><published>2011-04-08T01:56:00.004+03:00</published><updated>2011-04-08T02:09:50.187+03:00</updated><title type='text'>Kocaman bir soru işareti</title><content type='html'>Bugün cüppeli fotoğraflarımı aldım ve şunu farkettim ki ben mezun oluyorum ulen:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha dün ODTÜ'de 5 dakikalık yeri 45 dakikada bulmamış mıydım? &lt;br /&gt;Daha dün babamla sapsarı ağaçların arasından geçerken büyülenmemiş miydim?&lt;br /&gt;Daha dün hazırlığa nasıl gidilir diye millete sormamış mıydım?&lt;br /&gt;Daha dün Burcu'yla tesadüfen tanışıp aynı odada kalmak istememiş miydim?&lt;br /&gt;Daha dün hazırlıkta kalıcam korkusu, ya proficiency'yi geçemessem korkusu yaşamamış mıydım?&lt;br /&gt;Daha dün okulun çarşısını ilk keşfettiğimde mutlu olmamış mıydım?&lt;br /&gt;Daha dün bölüme ilk defa adım atmamış mıydım?&lt;br /&gt;Daha dün oryantasyonda Eymir'e gitmemiş miydim?&lt;br /&gt;Daha dün bütün topluluklara adımı yazdırmamış mıydım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ne zaman büyüdüm de mezun oluyorum da, harıl harıl iş arıyorum? Satış mı istiyorum pazarlama mı ikilemiyle uğraşıyorum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben büyümedim, hiç büyümicem bırakalım da eşim, dostum beni büyüdü sansın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.google.com/"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-POnyn86A0kY/TZ5C-uQyIeI/AAAAAAAAAa0/5clq--_bQM4/s1600/alb%25C3%25BCm%2B02.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-POnyn86A0kY/TZ5C-uQyIeI/AAAAAAAAAa0/5clq--_bQM4/s320/alb%25C3%25BCm%2B02.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5592981432578482658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-3777144777350338438?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/3777144777350338438/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=3777144777350338438&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3777144777350338438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3777144777350338438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2011/04/kocaman-bir-soru-isareti.html' title='Kocaman bir soru işareti'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-POnyn86A0kY/TZ5C-uQyIeI/AAAAAAAAAa0/5clq--_bQM4/s72-c/alb%25C3%25BCm%2B02.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-728428858781487068</id><published>2011-04-04T11:35:00.006+03:00</published><updated>2011-04-04T12:12:58.648+03:00</updated><title type='text'>Kaybedenler Kulübü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-SSMuHQhNipQ/TZmLfv4Ik6I/AAAAAAAAAas/7mn0bAGVBAQ/s1600/kaybedenler-kul%25C3%25BCb%25C3%25BC-haber.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 137px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-SSMuHQhNipQ/TZmLfv4Ik6I/AAAAAAAAAas/7mn0bAGVBAQ/s200/kaybedenler-kul%25C3%25BCb%25C3%25BC-haber.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5591653789901296546" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gece 12 seansı. Koyduk kafamıza gidicez Kaybedenler Kulübü'ne. Gitmeden önce bildiğim tek şey Nejat İşler ve Yiğit Özşener'in oynadığı ayrıca gerçek bir olaydan uyarlama olduğuydu. Ortalıkta çok fazla konuşulduğunu duymamıştım. Bunun sebebi 1 hafta boyunca hiç televizyon izlememiş olmam da olabilir. İlk önce şunu söylemeliyim. Kesinlikle bu filme gece seansına gidilmeli. Etkisi 2 kat artıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakti zamanında Kent Fm'de radyo programı yapan 2 acayip adamı anlatıyor film. Programları gece 10'da başlıyor ve filmin büyük kısmı radyo programında geçtiği için sanki gerçekten o an o radyoyu dinliyormuşum hissine kapılıyorum. Aykırı yaşamlarını izlerken garip bir yakınlık hissediyor insan bu karakterlere. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmden çıktığımda benim gözümde artık Nejat İşler ve Yiğit Özşener yoktu. Mete ve Kaan vardı ve onlar gerçek birer radyo programcısıydı. Tiplerinin tam radyoculara benzediğini iddia etmem de bundandır. Oyunculuk bu olsa gerek dedim. Yönetmene ise hayran oldum. Filmi film yapan açılardı. Uzun uzun muhabbet eden iki adamı izliyoruz ve gözlerimizi ayıramıyoruz perdeden. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu filmin gerçekten yaşanmış olduğunu bilmek ayrı bir tat. Eve dönüyoruz ve ekşisözlüğe yazıyoruz. Taa 1999'da insanlar bu iki adamı dinlemişler ve her şeyi yazmışlar. Paylaşılan konuşmaların çoğu filmde yer alıyor. Sonra youtube'a soruyoruz "Kim bu erol egemen ya?". Kimmiş ki erol egemen? Vee Mete ve Kaan'ın gerçek ses kaydı çıkıyor. Çakmak sesleri, biraları tokuşturma sesleri ve özgürce konuştukları çoğunu kimsenin anlamadığı felsefik konuşmalar. Geçen gün "Karl'la beraberiz"'ler. "Hangi Karl ki bu? Karl Marx oğlum biraz kitap okuyun lan" şeklinde yorumlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası film gerçek. Olaylar gerçek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İnsana en uzak yer kendi sırtıdır." deyip bitiriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Şimdi kim bu erol egemen?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-728428858781487068?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/728428858781487068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=728428858781487068&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/728428858781487068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/728428858781487068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2011/04/kaybedenler-kulubu.html' title='Kaybedenler Kulübü'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-SSMuHQhNipQ/TZmLfv4Ik6I/AAAAAAAAAas/7mn0bAGVBAQ/s72-c/kaybedenler-kul%25C3%25BCb%25C3%25BC-haber.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-3324604578312060100</id><published>2011-02-27T20:15:00.003+02:00</published><updated>2011-02-27T20:31:09.593+02:00</updated><title type='text'>Oyuncak Müzesi</title><content type='html'>Müzeler iyidir, gidilmesi görülmesi gerekir. Tamam da, hangimizin içini sanki kültür defterimize puan ekleniyor hissi kaplamıyor ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu müze o müzelerden değil. İnsan her vitrinin önünde dakikalar harcıyor. Bütün ayrıntılarını inceliyor. &lt;br /&gt;Bazen insanın gözü dalıyor ve neler geçiyor aklından kim bilir. Benim aklımdan ne geçti biliyor musunuz? &lt;br /&gt;Benim çocuklarım böyle oyuncaklarla hiç oynamayacak. İki tane metal tencereyle, 2 tane tahta kaşıkla saatler geçirmeyecek. Minik kamyonuyla taşımacılık yapmayacak, minik merdaneli çamaşır makinesinin kolunu çevirmeyecek. Kağıttan elbiseleri, kağıttan bebeğine yapıştırmayacak. &lt;br /&gt;Çocukların hayal güçleri, oyuncakların basitliğiyle orantılı. &lt;br /&gt;Şimdi ise hayale yer bırakmayacak kadar karmaşık bilgisayar oyunları. &lt;br /&gt;Hatırlar mısınız? 3 tane olta vardı, uçlarında mıknatıs. Balıklar vardı. Kurardık. Dönerlerdi. Oltaları açılıp kapanan balıkların ağzına denk getirmeye çalışırdık. İşte onu da gördüm. &lt;br /&gt;Daha neler neler gördüm. Gidin siz de görün. Orası çocuk müzesi değil. Eskiden çocuk olanların müzesi.&lt;br /&gt;Oyuncaklarınızı saklayın. Belki çocuklarınız 5 10 dakika ilgilenirler onlarla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-3324604578312060100?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/3324604578312060100/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=3324604578312060100&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3324604578312060100'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3324604578312060100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2011/02/oyuncak-muzesi.html' title='Oyuncak Müzesi'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-9010825175486041484</id><published>2011-01-17T00:51:00.002+02:00</published><updated>2011-01-17T01:05:57.228+02:00</updated><title type='text'>Sev-mi-yo-rum</title><content type='html'>Kupa sevmiyorum. Cam bardak seviyorum.&lt;br /&gt;Haşlanmış yumurta sevmiyorum. Sahanda yumurta seviyorum.&lt;br /&gt;Çay sevmiyorum. Taze sıkılmış portakal suyu seviyorum.&lt;br /&gt;Kaynar süt sevmiyorum. Ilık süt seviyorum.&lt;br /&gt;Kutu kola içmeyi sevmiyorum. Şişede içmeyi seviyorum.&lt;br /&gt;Masada yemek yemeyi sevmiyorum. Televizyon karşısında kucağımda tepsiyle yemeyi seviyorum.&lt;br /&gt;Okan Bayülgen sevmiyorum. Beyaz seviyorum.&lt;br /&gt;Pembe sevmiyorum. Kırmızı seviyorum.&lt;br /&gt;Tiktak ses çıkaran saat sevmiyorum. Sessiz çalışan saat seviyorum.&lt;br /&gt;Doğum günümü sevmiyorum. Doğum günümün ertesi gününü seviyorum.&lt;br /&gt;Hırslı olmayı sevmiyorum. Rahat olmayı seviyorum.&lt;br /&gt;Parayı sevmiyorum. Parayla alınan şeyleri seviyorum.&lt;br /&gt;Atv sevmiyorum. Kanald seviyorum.&lt;br /&gt;Erkekte uzun saç sevmiyorum. Kadında uzun saç seviyorum.&lt;br /&gt;Gözlük sevmiyorum. Lens seviyorum.&lt;br /&gt;Gözümün bozuk olmasını sevmiyorum. Bir gün lazer olmadan kendiliğinden düzelme hayalini seviyorum.&lt;br /&gt;Gözümde arpacık çıkmasını sevmiyorum. Çay pansumanı yapmayı seviyorum.&lt;br /&gt;Dizimdeki yara izini sevmiyorum. Elimde yara izini seviyorum.&lt;br /&gt;Küçük kol saati sevmiyorum. Büyük kol saati seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bıdı bıdı bıdı... Benim sevmediğim pek bir şey yok diyordum kendi kendime. Ama yüzlerce şey sayabilirmişim. Her gün her saniye bir şeyleri başka bir şeylere tercih ediyormuşum zaten.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-9010825175486041484?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/9010825175486041484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=9010825175486041484&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/9010825175486041484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/9010825175486041484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2011/01/sev-mi-yo-rum.html' title='Sev-mi-yo-rum'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5226699355331596838</id><published>2011-01-13T12:06:00.003+02:00</published><updated>2011-01-13T12:25:22.447+02:00</updated><title type='text'>Uzun zaman sonra</title><content type='html'>ODTÜ'de Endüstri mühendisliği 4. sınıftaysan hayat çok güzel. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani rapor alırsın ve gerçekten hastasındır, fakat iyileşirsin ve raporun süresi bitmemiştir ya. O his gibi 4. sınıf olmak. Sürekli raporlusun fakat çok da iyi hissediyorsun gibi. &lt;br /&gt;Hep rahat hissettiğin, mutlu olduğun birinin yanında olmak gibi. &lt;br /&gt;Yakaladığın en son şans gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sinemaya gidersin ve tam oturduğun anda film başlar.&lt;br /&gt;Metroya binersin ve hemen kapı kapanır.&lt;br /&gt;Biletixten en sevdiğin şeye bilet alırsın ve sonra tükendi yazar.&lt;br /&gt;Ev çok pistir, keşke temizlikçi gelse dersin ve kapı çalınır. "Öbür daire temizliği iptal etti, isterseniz size yapayım" der.&lt;br /&gt;Yemeksepeti'nden sipariş verirsin ve farkedersin ki restoranın kapanmasına tam 45 dakika kalmış. &lt;br /&gt;Tam eve gelir gelmez kapı çalar  ve kargo gelir. 1 dakika geç gelsen kargoyu gidip taa nereden alman gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okul bitmeden yakaladığın en güzel şanstır 4. sınıf olmak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5226699355331596838?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5226699355331596838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5226699355331596838&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5226699355331596838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5226699355331596838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2011/01/uzun-zaman-sonra.html' title='Uzun zaman sonra'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6041657478671022351</id><published>2010-10-02T21:50:00.003+03:00</published><updated>2010-10-02T22:03:30.468+03:00</updated><title type='text'>Kişisel gelişeyim biraz da!</title><content type='html'>Bi söylediğimi tekrar söylemek zorunda kaldığım çok oluyordu. Hala da oluyor. Farklı farklı insanlar aynı tepkiyi veriyorsa demek ben de bir sorun var dedim ve gittim diksiyon kursuna yazıldım. Hem de sadece diksiyon değil sunum teknikleri kursu da var yanında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sunum yapacağım zaman sesimi bir süre sonra kaybediyorum, sanırım doğru nefes alamadığımdan ve sesim gidince daha çok heyecanlandığımdan olsa gerek. Geçen sene araştırmıştım ama gidip konuşmak kısmet olmamıştı. Ankara'da Başkent İletişim Bilimleri Akademisi diye bir yer var, hatta İstanbul'da da var. Sitesinden mesaj attım benim böyle böyle bir problemim var, ne zaman başlıyor kursunuz diye.  Hemen aradılar beni. Önümüzdeki hafta başladığını 5 hafta sürdüğünü söylediler. Çok sevindim. Hem de hafta içi istediğim günlerde de var. Randevu verdiler, gelin görüşelim. Gittim, yeri de Kızılay'da. En azından tek dolmuşla ulaşabildiğim bir yer. Araştırdığıma göre tiyatrocular, spikerler ders veriyormuş. Beni daha da heyecanlandırdı. Bir sürü tanıdık isim öğretmenler listesinde yerini alıyor. Tabi diksiyon kursuyla görüşmeye gidince insan azcık geriliyor, görüştüğüm kızın da diksiyonu çok güzeldi, telefonda konuştuğum adamın da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha dersler başlamadı, sadece kaydımı yaptırdım. Genelde kimler geliyor bu kursa diye sordum. Doktorlar, avukatlar, 15 yaşın üstünde her kesimden insan, ev hanımları, öğrenciler... 20 kişilikmiş kontenjan ve ben son katılan kişi olabilirim. Şanslıyım, doluyormuş az daha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulamalı olacakmış dersler, günlük hayatında kullanırsan çok işe yarıyor dediler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanmam lazım, sıkıldım 2 kere söylemekten her şeyi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6041657478671022351?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6041657478671022351/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6041657478671022351&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6041657478671022351'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6041657478671022351'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/10/kisisel-geliseyim-biraz-da.html' title='Kişisel gelişeyim biraz da!'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5324930009661565295</id><published>2010-09-22T17:44:00.003+03:00</published><updated>2010-09-22T20:15:20.562+03:00</updated><title type='text'>Kıvılcımlar filan...</title><content type='html'>Otomobiller acayip şeyler, hele hele otomobil üreten robotlar daha da acayip. Transformers tadında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün Bursa'dayız. Amacımız Renault fabrikasını gezmek, yapacağımız projeyi öğrenmek ve biraz olsun bu sektör hakkında bilgi sahibi olmak. Otomobiller hakkında tek fikri ehliyet sınavı için öğrendikleri olan ben, acayip şaşkınım. Çünkü fabrika devasa büyüklükte, rengarenk, kıvılcımlar havada uçuşuyor, kocama robot kollar fırıl fırıl dönüyor. Forklift sürücüleri ayrı bir film. Çok kıvrak ve hızlı hareketler yapıyorlar. Kıvılcımların altından geçerken forkliftlerden kaçmak film setinde olmak gibiydi benim için. İlgimi çeken bir sürü teknoloji, Lego yapmak gibi araba yapıldığını öğrenmek, arabanın lastiğinin ilk yere temas ettiği anı görmek.. Enteresan ve farklıydı. Sanki o arabalar doğuştan montajlıymış hissi kayboldu gitti böylece. Kanlı canlı nasıl üretiliyor, bantlar nasıl, hepsini gördük. Hiç bir  araba sıfır değildir. Bu da öğrendiğim en önemli şey olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fabrikadan kalan zamanlarda yanlış bir tercih yapıp Heykel'e gittik. Kimden çıktı bu fikir hala bilmiyorum, ama beklediğimiz gibi bir yer değildi. Yanımıza kalan yediğimiz  İskender oldu. Kebapçı İskender. İskenderi icat eden adamın yeriymiş ve 1867'den bu yana hizmet veriyormuş. Yatay değil de dikey olarak pişirme fikri Yavuz İskenderoğlu'ndan çıkmış. Böylece döner daha az yağlı olabiliyormuş. Öneriler üzerine oraya gittik. 2 tane restoranı varmış, biz küçüğüne gitmek istemiştik ama saat 8'de kapalıydı. Büyük olan da 9'da kapanıyormuş ama ona yetiştik ve aç kalmadık. Açıkçası ben Adana'da ya da Ankara'da yediğimden farklı bir lezzet bulamadım. Tabi onu Vedat Milor'a sormak lazım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek fazla vaktimiz olmadığından ve Ikea'nın otogarın hemen dibinde olmasından dolayı, orayı da pas geçmedik. Her gittiğimde bir şeyler alıyorum belki ama artık aynı şeyleri farklı ikealarda görmekten sıkıldım sanırım. Kasaya ulaşmak için de koca ikeayı dolaşmak daha yorucu geliyor artık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görünen o ki bu yıl daha çook gidip gelicez Bursa'ya, daha çook kullanıcaz yht aktarmalı kamil koçu, daha çook kullanıcaz mudanya yenikapı hızlı feribotunu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5324930009661565295?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5324930009661565295/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5324930009661565295&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5324930009661565295'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5324930009661565295'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/09/kvlcmlar-filan.html' title='Kıvılcımlar filan...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5268658213097567683</id><published>2010-09-15T23:12:00.004+03:00</published><updated>2010-09-15T23:41:54.839+03:00</updated><title type='text'>İlk Lazanya gibi</title><content type='html'>İlk defa lazanya yaptım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıpkı ilk defa bisiklete binmeyi bilmediğimi birine söylediğim gün gibi. Evet bilmiyorum, gurur duyuyor muyum hayır. Bir gün bütün şehir bisiklet yollarıyla kaplanırsa, böyle havalı havalı bisikletlerle gezmeye başlarsa herkes, o zaman kıskanıp sürmeyi öğrenicem. Bana öğretmeye söz veren de var hazır. Ama bir şey öğretmek o kadar zor bir şey ki. Hem sabır ister, hem de içten bir anlayış gerektirir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıpkı ilk defa gözlükleri atıp lens taktığım gün gibi. Herkes çok şaşırmıştı, orta okuldan mezun oluyordum. Saçlar başlar yapılmış, topuklu ayakkabılar giyilmiş bir de üstüne gözlükler atılınca acayip havam olmuştu o günlerde. Tabi artık kalbin pır pır attığı dönemler, platonik platonik aşk yaşamaktan çıkıp birilerinin peşimden koştuğu günler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıpkı kopya çekerken ilk kez yakalandığım gün gibi. Tarih dersiydi. İlk defa kopya mı çekiyordum, hayır. Ama ilk defa "tedirgin bir şekilde" kopya çekiyordum ve kopya çekmeye bile iyi hazırlanamamıştım. Normalde yapışkanlı kağıtlara hazırlayıp gömleğimin ucuna yapıştırdığım kopyayı bu sefer normal kağıtlara yazıp eteğimin arasına koymuştum ve yazdığım hiç bir şey sorularda çıkmamıştı! Neticede arkaya bakmaya çalışırken yakalanmıştım ve ilk defa bir öğretmenden gidip özür dilemiştim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıpkı ilk defa eve taşındığım gün gibi. İçimde bir heyecan, artık salonumda keyif yapabilecek olmam ve mutfağımda rahatça yemek pişirebilecek olmamın verdiği heyecan. Her zaman evi temiz tutma isteği, ortada bulaşık kalmasın isteği. Kırmızı perdelerim, çiçekli örtülerim... Ev arkadaşım... Komşum... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk defa tek başıma sinemaya gittiğim gün gibi. Yanımda biri olduğunda uykum gelince rahat rahat uyuyordum, ama tek başımayken bi sorumluluk yüklendi üzerime. Uyuduğum zaman boşlukları dolduracak kimse yoktu yanımda. O yüzden pek tedirgindim uyumamaya çalışırken. Salona girince saydım 2 tane daha kadın yalnız başına gelmişti film izlemeye. İyi hissettim kendimi. Çok istediğim için yalnız gitmediğim anlaşıldı herhalde, ama dünyanın sonu değil tabi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yazılı sonradan iptal oldu ve kopya çektiğim sınav sayılmadı. Allahın şanslı kuluyum işte :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5268658213097567683?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5268658213097567683/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5268658213097567683&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5268658213097567683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5268658213097567683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/09/ilk-lazanya-gibi.html' title='İlk Lazanya gibi'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-610574414451351135</id><published>2010-09-14T22:09:00.002+03:00</published><updated>2010-09-14T22:23:01.752+03:00</updated><title type='text'>Se-vi-yo-rum</title><content type='html'>Seviyorum küvetin içine oturup sonuna kadar doldurmaya çalışmayı, su aktıkça huzurlanmayı, beynimi dinlendirmeyi.. seviyorum.&lt;br /&gt;Sabah uyanıp baklava yemeyi, üstüne yarım litre su içmeyi seviyorum,&lt;br /&gt;pijamalarımı çıkarmayı seviyorum ama pijamalarımla bütün gün oturmayı da seviyorum,&lt;br /&gt;bütün işlerimi ertelemeyi seviyorum, ertelenebilecek her şeyi ertelemeyi, ama eğlenmeyi hiç bi zaman ertelememeyi seviyorum,&lt;br /&gt;özlemeyi seviyorum, özleyip kavuşmayı seviyorum, umut etmeyi seviyorum,&lt;br /&gt;sevdiğim insanların sevdiklerini tanımayı seviyorum,&lt;br /&gt;ilginç insanlarla arkadaş olmayı, o insanların beni sevmesini seviyorum,&lt;br /&gt;özlediğimi belli etmeyi seviyorum, insanlara değer vermeyi, değer verdiğimi belli etmeyi de seviyorum,&lt;br /&gt;sarılmayı, dokunmayı çok seviyorum,&lt;br /&gt;hayal etmeyi seviyorum, ama hayal edecek bir şeyler aramayı da seviyorum,&lt;br /&gt;gelecekteki evimi hayal etmeyi, onu dekore etmeyi seviyorum,&lt;br /&gt;dekorasyon dergilerine bakmayı, ikea gezmeyi, yemek yapmayı seviyorum,&lt;br /&gt;yaptığım yemeği sevdiklerime yedirmeyi, onların suratında mutluluk ifadesi görmeyi seviyorum, sevdirmeye çalışmayı seviyorum,&lt;br /&gt;tembellik yapmaya bayılıyorum, spor yapmayı değil yoga yapmayı seviyorum,&lt;br /&gt;film izlerken uyumayı seviyorum, bi filmi üç günde bitirmeyi seviyorum,&lt;br /&gt;dizi izlemeye bayılıyorum, dizi izlerken heyecanlanmayı seviyorum,&lt;br /&gt;iletişimi seviyorum, bakarak dokunarak hissederek iletişim kurmayı seviyorum,&lt;br /&gt;dertleşmeyi, dedikodu yapmayı seviyorum,&lt;br /&gt;organizasyonları seviyorum, onları eleştirmeyi seviyorum,&lt;br /&gt;sevmediklerime kulp takmayı seviyorum, birini sevmediğimde onu daha çok tanımaya çalışmayı seviyorum...&lt;br /&gt;yemek dergilerini karıştırmayı, yemek tariflerini karıştırmayı seviyorum,&lt;br /&gt;sevdiğim işi yapma hayali, bir gün sevdiğim işi bulma hayali kurmayı seviyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-610574414451351135?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/610574414451351135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=610574414451351135&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/610574414451351135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/610574414451351135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/09/se-vi-yo-rum.html' title='Se-vi-yo-rum'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-2885980968958769379</id><published>2010-08-23T09:25:00.002+03:00</published><updated>2010-08-23T10:35:58.477+03:00</updated><title type='text'>Bozcaada 2</title><content type='html'>Kaç yıl önce gittiğim ve çok sevdiğim bir yerdi &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bozcaada&lt;/span&gt;, şimdi ise daha geçen hafta gittiğim ve daha da çok sevdiğim bi yer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi kere orası bir Ada, tüm ruhuyla, doğallığıyla, şehirden uzaklığıyla. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Geyikli&lt;/span&gt;'den vapura bindikten yarım saat sonra Kale karşılıyor bizi tüm endamıyla. Türk bayrağı dalgalanıyor gururla. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İner inmez pansiyon sahibimiz karşılıyor bizi adada. Bir sürü pansiyon arasından &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kırlı Pansiyon&lt;/span&gt;'u tercih ettik. Kriterlerimiz arasında merkezde bulunması ve ucuz olması vardı. Tüm pansiyonların gecelik fiyatları zaten birbirine yakın. 45 ile 60 lira arasında değişiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslına bakarsanız ada kocaman bir yer, ama yerleşilen bölge küçücük. İskeleden pansiyona varmamız 5 dakika bile almıyor yürüyerek. Adalılar merkezdeki evlerini pansiyonlara dönüştürmüş genelde. Çoğu merkezin dışında bağ evlerinde ya da sitelerde kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşyalarımızı odaya bırakıyoruz ve adanın o ünlü plajı &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ayazma&lt;/span&gt;'ya gitmek için dolmuşa biniyoruz. Merkezden 10 dakikada bir plaja dolmuş kalkıyor. Adada arabaya hiç gerek yok. Tatile geliyorsan buraya arabasız gelmelisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftaiçi geldiğimiz için sahilde öyle aman aman bir kalabalık yok. Sahilde yemek yiyebileceğimiz yan yana dizilmiş 5 6 tane yer var. Ben yıllar önce geldiğimde ailemle sürekli &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ali Baba&lt;/span&gt;'ya gittiğim için, oraya gitmeyi tercih ediyoruz. Diğerlerinden daha yüksekte olmasından dolayı manzarası daha güzel tabi ama yemek konusunda aynı şeyi söyleyemicem. Karnımızı doyurduktan sonra Ayazma'nın o güzel plajına iniyoruz. Buranın denizini sevmen için soğuk denizi sevmen lazım. Ben bayılıyorum suyun soğukluğuna. İnsanı dinçleştiriyor. Eskiden sırf kum diye hatırladığım plaj şimdilerde biraz taşla dolmuş. Sonradan öğrendiğimize göre bu kış biraz sert geçmiş ve su gereğinden fazla yükselmiş. O yüzdenmiş o taşların sebebi. Ama girecek güzel kumlu bi yer buluyoruz yine de. Acur ve beze satan adam, şezlong ve şemsiye parası toplamakla yükümlü sporcu gençler, geçici dövme yapan adam, yelkenli kiralayan adam plajın esas sakinleri. 3 yıl önce de hepsi aynen böyleydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamları dolmuş 8'e kadar kalkıyor, sonrasında 10 ve 12'de geliyor sadece. Yani 8 dolmuşunu kaçırmamak lazım. Akşamki planımız tabii ki şarap içmek ve adanın o güzel mezelerinden tatmak. Ada iki bölümden oluşuyor, Türk Mahallesi ve Rum Mahallesi. Mahalle isimleri değişmiş ama pek kullanılmıyor. Kalenin sağ tarafı Türk, sol tarafı ise Rum mahallesi olarak geçiyor. Türk mahallesi kısmında genel olarak rakı balık yapabileceğiniz mekanlar bulunuyor. Biz o mekanları pek tercih etmedik, çünkü adaya gelen pek çok kişinin de şikayetçi olduğu şey balıkların çok pahalı satılması. O mekanlar daha denizin dibinde manzaralı yerler. Rum mahallesindeki mekanlar ise sokak arasında daha samimi ve şirin bulduğum yerler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rum mahallesi arasında dolaşırken, &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Güverte&lt;/span&gt; diye bir yere oturmaya karar veriyoruz. İlk günkü şarabımız &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Talay Troya 2003&lt;/span&gt;. En çok sevdiğim kabak çiçeği dolmasını burda da deniyoruz. Yanında yeni tattığımız 3-4 çeşit mezeyle beraber şaraplarımızı yudumluyoruz. Bir yandan sokağın kedileriyle cebelleşiyoruz, bir yandan bu samimi ortamda gelen geçen insanları izliyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci günümüz pansiyonun karın doyurucu kahvaltısıyla başlıyor. Beklediğimizden güzel bir kahvaltıyla karşı karşıyayız. Bu sefer öğle yemeğimizi sahilde değil de, merkezde çay bahçelerinin olduğu yerde ve yine 3 yıl önce geldiğimizde yemek yediğimiz bi yer olan &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Hafız'ın Yeri&lt;/span&gt;'nde yiyoruz. Ev yemeklerini gerçekten güzel yapıyor burası bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine Ayazma yolu, yine güneşlenmece, yine denizde donmacanın ardından dolmuşumuzla dönüyoruz merkeze. Bugün akşam nerde yemek yiyeceğimizi biliyoruz. Çünkü bir gün önce dolmuş beklerken bizi arabalarına alan bir çift bize &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Battı Balık&lt;/span&gt;'ı şiddetle tavsiye ediyor. Bir gün önce bulamadığımız o mekana gidiyoruz bu gün. Gerçekten güzel ve şirin bir yer olduğu daha gider gitmez çalışanlarının yüzünden belli. Hepsi gencecik, hepsi güler yüzlü. Çalan müzikler de harika. Oturuyoruz masamıza. Bugün hayatımda ilk defa balık çorbası içmeye kararlıyım. Keçi peyniri eritmesi de harika. Şarabımız ise dünkünden daha uygun benim damak zevkime. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Corvus Rarum&lt;/span&gt;. Buraya özgü bir tatlı varmış. Peynir helvası. Ondan da deniyoruz ve ona da hayran kalıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecemiz burada bitmiyor. Adanın nadide barlarından birine gidiyoruz. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Fuska Bar&lt;/span&gt;. Denizin dibine konmuş sandalyeler. Kale manzarası muhteşem. Kesinlikle gidilmesi gereken yerlerden biri bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayazma'da &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Koreli Restoran&lt;/span&gt;'ı deniyoruz bu sefer. Yan masadakiler bize ada üzümünden ikram ediyor. Buranın üzümünü de yemeden geçmiyoruz böylece. Buranın zeytinyağlıları bir harika. Bugün değişik bir şey yapalım ve hamburger denen şeye binelim diyoruz. Sürat teknesinin arkasına bağlanan bu ringolardan düşme ihtimali sıfırmış. İyi peki buna binelim diyorum. Sıkı sıkı tutunuyorum. Ama bir yerde gözlerime kaçan su çok yaktığı için gözlerimi kapatıyorum. O sırada kendimi denizin koyu lacivert sularının içinde buluyorum. Baya açık denizdeyiz. Köpek balıklarıyla cebelleşiyorum. Kimse şu kızı kurtarim demiyor ve ben kendim köpek balıklarından kurtulmayı başararak adaya kadar yüzüyorum. "Dermişim". Arada bir böyle düşenler de oluyor diyo tekneyi süren adam. Neyse tek ben değilmişim. O günümüz de öyle geçiyor. Akşama &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Martı Restoran&lt;/span&gt;'dayız. Fuska Bar'a gittiğimizde gözümüze kestirmiştik orayı. İskelenin üstünde yiyor insanlar yemeği ve kale manzarası tabii ki yine harika. Ama şansımıza o gün çok rüzgarlı. Sağdan soldan rüzgarı yiyoruz. O günkü tercihimiz rakı yönünde. Martı Restoran değişik mezeler yemek isteyenler için bire bir. Ahtapot salatası, değişik bir roka salatası, yoğurtlu cibez üstüne domates sos, asma yaprağında keçi peyniri eritmesi yediğimiz mezelerden sadece bir kaçı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hımm yemeğe geçmeden önce uğradığımız &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Şarap Aksesuarları Mağazası&lt;/span&gt;'nı unuttum. Türkiye'nin tek şarapla ilgili aksesuar yapan dükkanıymış burası. Bozcaada hatırası almak isteyenler için çok güzel bir yer. Biz bir sürü şey aldık. Şarap mantarlarından yapılmış panodan şaraplığa kadar. Magnetten havluya kadar bir sürü cici şey. Onları bir güzel İstanbul'a da taşıdık. Ordan alışveriş yapmak çok keyifliydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dördüncü günümüz olan son günümüzde kahvaltıya uyanamayıp kendimizi merkezdeki Eski Kahve diye bir yerde buluyoruz. Ada zeytinleri, ada zeytinyağı, ezine peyniri buradaki kahvaltıların olmazsa olmazları. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günümüzde &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kale&lt;/span&gt;'yi ziyaret etmeden geçmiyoruz. Kendi haritamızla kalenin bölümlerini çözmeye çalışıyoruz. Ama bence mutlaka çıkılması gereken bir yer. Bütün ada ayaklarınızın altında ve manzarası müthiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık şarap ve reçel alma zamanı. Ada'nın domates reçeli meşhur. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Gülerada Reçelleri&lt;/span&gt; de duyduğum bir markaydı. Oraya girdiğimde kendimi kaybedip sadece domates reçeli almakla kalmıyorum, incir ve ceviz reçeli hatta pekmez de alıyorum. Reçelciden çıkıp kendimizi Corvus ve Talay'ın şarapevlerinde buluyoruz. Çok sevdiğimiz Corvus Rarum şarabından alıyoruz. Talay'ın da Shiraz şarabından alıyoruz. Burdan şarap almadan dönersem içimde kalırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bozcaada'da daha uzun kalıp bütün restoranları kafeleri denemek isterdim. Ama yine kısa bir zamana çok fazla tat sığdırdık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huzurlu bir tatil için, kesinlikle Bozcaada...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-2885980968958769379?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/2885980968958769379/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=2885980968958769379&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2885980968958769379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2885980968958769379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/08/bozcaada-2.html' title='Bozcaada 2'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-2519867522104915664</id><published>2010-08-11T23:24:00.003+03:00</published><updated>2010-08-11T23:43:54.193+03:00</updated><title type='text'>Özledim seni İstanbul...</title><content type='html'>Öyle bir şehir ki bu şehir, sevmem sevmem diyene sevdirir kendini, burası gezmelik, burada yaşanmaz diyeni de öyle bir yaşattırır ki ağzın açık kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman sarar sarmalar, içine alır. Öyle bir alır ki hem de, evin gibi görürsün. Oraya "gitmezsin" artık, her zaman bir yerlerden oraya "dönersin".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada dakik olmayı değil, geç kalmayı öğrenirsin. Geç kala kala erken çıkmayı öğrenirsin. Erken uyanmayı ama erken uyumamayı öğrenirsin. Trafik olmasa dersin durursun ama arabayı sen kullanmıyorsan o trafik bile sana güzel gelir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah kahvaltıya gidelim deyip bir türlü o kahvaltıya sabah gidememekmiş İstanbul. Bütün müzeleri gezelim deyip gezememekmiş. İstanbul'da yaşamak boğaz turu yapmak değilmiş. İstanbul'da yaşamak Bebek'te trafik tıkandığında denizi izlemekmiş. Denizin farkına o zaman varmakmış. İstanbul hiç bir zaman toplu taşıma araçlarını öğrenememekmiş, her yere taksiyle gitmeye çalışmakmış. İstanbul güzel lezzetler tatmakmış, aynı lezzeti ikinci defa tatmaya fırsat bulamamakmış. Aynı şarabı ikinci defa içmemek, bir kere bira içtiğin yerde bir daha içmemekmiş İstanbul.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçsuz bucaksızmış İstanbul. İstanbul'da yaşamak onu hiç bitirememekmiş. Her gün ona daha çok şaşırıp, her gün onu daha çok sevmek, her gün gelecek planlarına onu daha çok dahil etmekmiş İstanbul.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ben anladım ki, İstanbul'u İstanbul yapan boğazı, taşı, toprağı değilmiş. İstanbul'u İstanbul yapan orayı sana sevdirenmiş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-2519867522104915664?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/2519867522104915664/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=2519867522104915664&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2519867522104915664'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2519867522104915664'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/08/ozledim-seni-istanbul.html' title='Özledim seni İstanbul...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5527778453992154092</id><published>2010-06-07T22:56:00.004+03:00</published><updated>2010-06-07T23:25:34.528+03:00</updated><title type='text'>İnanmıcaksınız ama yazıyorum...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/TA1VaATrrrI/AAAAAAAAAaA/DRx85gcspY4/s1600/24534_345523139440_582664440_3333816_5262456_n.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 212px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/TA1VaATrrrI/AAAAAAAAAaA/DRx85gcspY4/s320/24534_345523139440_582664440_3333816_5262456_n.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5480130226827275954" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar sonra blog yazasım geldi. Neden? Çünkü Radyo ODTÜ dinliyorum şu anda, çünkü yeni bi kulaklık aldım ve bugün kendimi çok hafif hissediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendime hiç mi hiç zaman ayıramadığım bir dönemi geride bırakmak için sadece 4 günüm kaldı. Bu 4 güne neler sığdırıcam daha, 3 final 3 proje teslimi sığdırıcam. Esas güzel olan finallerimin bitmesi değil hemen ertesi gün İstanbul'a gidiyor olmam. Artık ne zaman bilet alsam da geri Ankara'ya dönsem derdim olmayacak en güzeli bu, en az 1 ay ordayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu anladım ki İstanbul'a gidince dönesim gelmiyor. İstanbul öyle bi şehirmiş, hakkaten bağlıyormuş kendine. İlk defa doğum günümü orda geçirdim. Değişik bir sürü yere gittim, gezdim, gezdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yine ders çalışmam gerekiyor, sanırım beni okuyan kimse kalmamıştır ama olsun, artık yazmaya başladım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5527778453992154092?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5527778453992154092/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5527778453992154092&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5527778453992154092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5527778453992154092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/06/inanmcaksnz-ama-yazyorum.html' title='İnanmıcaksınız ama yazıyorum...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/TA1VaATrrrI/AAAAAAAAAaA/DRx85gcspY4/s72-c/24534_345523139440_582664440_3333816_5262456_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-1806844201246830000</id><published>2010-04-17T00:05:00.001+03:00</published><updated>2010-04-17T00:07:37.235+03:00</updated><title type='text'>Altın Klavye</title><content type='html'>Blog ödülleri dağıtılıyormuş. Ben de es kaza katılmıştım oylamaya. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta ne oluyor ne bitiyor bilmiyorum ama desteklerseniz sevinirim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://kisisel.altinklavye.com/"&gt;http://kisisel.altinklavye.com/&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-1806844201246830000?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/1806844201246830000/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=1806844201246830000&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1806844201246830000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1806844201246830000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/04/altn-klavye.html' title='Altın Klavye'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-8585300970578881069</id><published>2010-04-11T09:15:00.003+03:00</published><updated>2010-04-11T09:36:47.232+03:00</updated><title type='text'>Bıdı Bıdı Yaptım</title><content type='html'>Seviyorum kötü bi yoğunluktan(iyi yoğunluklar da var) çıkıp yazı yazmayı. Yoğun bir dönem geçiyor benim için. Derler ya kendime bile zaman ayıramıyorum. İşte ben öyle demek istemiyorum. Demicem işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel  bir pazar sabahı geç uyanmak isteyip de erken uyandığım şu dakikalarda düşündüm ki ben güzel bir cumartesi geçirdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Refleksolog olma yolundaki çabalarım hızını kaybetmedi. (Google Chromecuğum refleksologun altını kırmızıyla çizmene şaşırdım, ne demek yani öyle bi kelime yok mu ne ayıp) Dün 3. dersimizi de yaptık. Katılan insan sayısı giderek düşüyor ama daha verimli geçtiği kesin. Seviyorum ayakları:) Bütün yükümüzü taşıyorlar onlara iyi bakmamız lazım, onları rahatlatmamız lazım, çok hassaslar. Kıyamam :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada stajlardan birer birer red yiyorum, hadi hayırlısı diyorum bu duruma. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Dans edemediğim iki hafta boyunca, düşündüm de dans etmek lazım. Ettim de. Mutluyum mesudum. Dünkü milonga çok güzeldi, kalabalıktı, kokteyllerimizi içtik güzelleştik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ben yine düşündüm ne zamandır fotoğraf çekmiyorum. Dün yarı profesyonel bi makineyle Murat hoca ve Esra'nın gösterilerini çekmeye çalıştım. Kendi makinemi özlediğimi anladım. İyi oldu bu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yazın İstanbul'da olmak istiyorum. Orada bi kaç ay yaşamak bana iyi gelicek eminim. Bu da kader kısmet tabi, şurda ne yazıyosa o. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yine başladım sadece kendim okuyormuşum gibi yazmaya. Halbuki okuyanlarım var. Bunu bana söyleyenlere teşekkür ederim, adeta yeni meşhur olan biriyle fotoğraf çektirmek istediğinizde o yeni meşhur olanın duyduğu mutluluğu duyuyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese güzel Pazarlar, Pazartesiler, Salılar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-8585300970578881069?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/8585300970578881069/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=8585300970578881069&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8585300970578881069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8585300970578881069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/04/bd-bd-yaptm.html' title='Bıdı Bıdı Yaptım'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6414407570563364687</id><published>2010-03-05T14:26:00.003+02:00</published><updated>2010-03-05T14:56:14.356+02:00</updated><title type='text'>Refleksoloji neymiş ?</title><content type='html'>diye merak etmediyseniz hiç, bence artık etmelisiniz. Çünkü bu olay çok acayip bişey. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim refleksolojiyle alakam sadece internetten okuduğum bir kaç yazıdan ibaretti. Ta ki geçen cumartesine kadar. Efendim &lt;a href="http://yogasala.com/default.asp"&gt;Yogaşala Ankara&lt;/a&gt;'da Elif Öney isimli pamuk şeker gibi bir hocamız var. Kendisi aynı zamanda refleksoloji uzmanıymış, öğrendim. Refleksoloji kursu verdiğini öğrenince de koşa koşa kaydımı yaptırdım. Toplamda 30saatlik teorik ve uygulamalı bir eğitim veriyor kendisi. 1.dersimizi de yaptık. Refleksoloji, ayaklarda bulunan 7000küsür sinire yapılan masajla bir çok hastalığın tedavisine yardımcı oluyor. Kendisi tek başına bir tedavi yöntemi değil tabi ama bir terapi yöntemi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzyıllar öncesine dayanan bir geçmişi olduğu biliniyor. Bir çok hastada çok büyük değişiklikler görüldüğü ve yardımı olduğu artık ispatlanmış. Migrenden MS'e, felçten sinüzite, hormonal rahatsızlıklardan psikolojik hastalıklara çok geniş bir hastalık yelpazesinde yardımı oluyor. Çok sağlıklı hiç bir şikayeti olmayan biriyseniz ne ala. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve kendinizi çok iyi hissetmenizi sağlıyor. Refleksoloji böyle acayip bir şey işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudumuzun bir aynası gibi ayaklarımız adeta. Her organımızın ayaklarda bir yansıma bölgesi var. &lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/S5D9lKofPiI/AAAAAAAAAZw/yYUjvfMhQuU/s1600-h/refleksoloji.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 234px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/S5D9lKofPiI/AAAAAAAAAZw/yYUjvfMhQuU/s320/refleksoloji.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5445130764442091042" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk derste ısıtma ve soğutma yöntemlerini, masaj yağı yapımını ve sinir sistemi yansıma noktalarına nasıl masaj yapacağımızı öğrendik. İkinci ders 3 hafta sonra ve bu süre içinde en az 10 defa masaj yapmamız gerekiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha 1 hafta olmadan ben 6 defa yaptım bile. Herkes halinden çok memnun. Çok iyi hissettiklerini, ayaklarında hafifleme hissi hissettiklerini, bütün vücudu canlandırdığını söylüyorlar. Çok dinlendirici ve keyifli bir uygulama. İşin kötü yanı bana yapan kimse yok maalesef. Ama ben sevdiklerime yaparken çok keyif alıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle enteresan bi olaya dışardan bakmamak gerek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6414407570563364687?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6414407570563364687/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6414407570563364687&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6414407570563364687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6414407570563364687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/03/refleksoloji-neymis.html' title='Refleksoloji neymiş ?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/S5D9lKofPiI/AAAAAAAAAZw/yYUjvfMhQuU/s72-c/refleksoloji.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4127369889382073979</id><published>2010-01-28T18:10:00.003+02:00</published><updated>2010-01-28T18:28:05.469+02:00</updated><title type='text'>Yogaloft şimdi Adana'da!</title><content type='html'>Reklam anonsu gibi oldu. Ama ben de sevdiğim şeylerin reklamını yapmayı çok seviyorum napim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Efendim maalesef şimdiye kadar Adana'da bir yoga stüdyosu yoktu. Sömestr'da Adana'ya gelir gelmez araştırdım ve yeni açılan Yogaloft-Adana'yı buldum. Henüz bir internet siteleri yok. Hatta öyle bir yoga stüdyosuna dair bir haber bile yok. Facebook sağolsun yoga hocasını buldum. Ebru Özler Burkut. Neticede bir şekilde ulaştım kendisine. Hatha Yoga dersleri veriyor. Yeri de çok merkezi(Ziyapaşa, Starbucks karşısı). Aldığım haberlere göre tango hocalarımın açacağı yeni Tango Adana dans stüdyosunda da ders verecekmiş. Çok tatlı, güleryüzlü bir kadın. Dersi de çok rahatlatıcıydı.&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431828127915370434" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/S2G65z1e58I/AAAAAAAAAZo/0i7wmuIZ2zY/s320/19737_103468963008704_100000368013806_84172_2366565_n.jpg" /&gt;&lt;em&gt;Böyle de huzurlu bi yer...&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Adana'da daha önceden böyle bir yerin olmaması çok şaşırtıcı. Eksikliğini hissedenlere güzel bir haber olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Namaste! :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4127369889382073979?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4127369889382073979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4127369889382073979&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4127369889382073979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4127369889382073979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/01/yogaloft-simdi-adanada.html' title='Yogaloft şimdi Adana&apos;da!'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/S2G65z1e58I/AAAAAAAAAZo/0i7wmuIZ2zY/s72-c/19737_103468963008704_100000368013806_84172_2366565_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-7456742309253284725</id><published>2010-01-25T01:53:00.003+02:00</published><updated>2010-01-25T01:57:51.391+02:00</updated><title type='text'>Siz de farkettiniz mi bilmiyorum.</title><content type='html'>Şimdi farkettim ki benim blogumu okuyan insanlar var.&lt;br /&gt;Hatta yazmadığım zaman bana serzenişte bulunanlar bile var.&lt;br /&gt;Sırf farkettiğim için yazıyorum.&lt;br /&gt;Ha bir de kendinden bahsetmediğim için üzülenler var.&lt;br /&gt;Yok yok bugün egomu besleme günüm değil.&lt;br /&gt;Havamda değilim o kadar.&lt;br /&gt;Bir de bilgisayarım var ki kendisi bilgisayarlık görevinden istifa etti.&lt;br /&gt;Çantasının içinde servise götürülmeyi bekliyor.&lt;br /&gt;Şimdi "dejavu" yaşadım ki geçen sene de bu zamanlar kendisi servisteydi.&lt;br /&gt;Böyle ne yapacağı kestirilebilen bir bilgisayarım var işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de benim twitterım var ki, oraya yazmaya daha az üşeniyorum.&lt;br /&gt;Haberiniz olsun:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-7456742309253284725?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/7456742309253284725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=7456742309253284725&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7456742309253284725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7456742309253284725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/01/siz-de-farkettiniz-mi-bilmiyorum.html' title='Siz de farkettiniz mi bilmiyorum.'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-3632272210358037112</id><published>2010-01-19T01:13:00.003+02:00</published><updated>2010-01-19T01:27:28.074+02:00</updated><title type='text'>İnanır mısın?</title><content type='html'>Üstümde bi rahatlık bi rahatlık.&lt;br /&gt;Seviyorum sınavlara rahat rahat girmeyi.&lt;br /&gt;Sınavdan önce 1 saat uyumayı.&lt;br /&gt;Sınavdan çıkıp yoga yapmayı.&lt;br /&gt;Dans etmeyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha bu arada evde kablolu internetten kurtulduk :) Özgürce evin her metrekaresinden internete girebilmemizi sağlayan sevgili arkadaşımıza teşekkürü bir borç biliriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-3632272210358037112?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/3632272210358037112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=3632272210358037112&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3632272210358037112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3632272210358037112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2010/01/inanr-msn.html' title='İnanır mısın?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6649868060750048282</id><published>2009-12-25T22:14:00.003+02:00</published><updated>2009-12-25T22:24:05.178+02:00</updated><title type='text'>Yemek yapar mısın?Yoksa yer misin?</title><content type='html'>Anladım ki insanın kendini rahatlatmasının biiir sürü yolu var. Kimi bağırır çağırır, kimi ağlar zırlar, kimi uyur, kimi tek başına çeker gider bir yerlere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de yemek yaparak rahatlıyorum. Üstelik her gün yaptığım için çok rahatım. Hastayken bile bu yolla iyileşiyorum. Üstelik git gide kendimi aştığım için yol da katediyorum bir yandan. Hem de bu öyle bir rahatlama yöntemi ki herkesle paylaşmak istiyorum yaptığımı. Konukomşuya bile dağıtasım geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar yerken mutlu gözüküyorlarsa çok hoşuma gidiyor, hatta güzel birşeyler söylerlerse daha da mutlu oluyorum. Şimdi anlıyorum annemin bi tek yemek konusunda benden yardım istememesinin nedenini, o da bu yolla rahatlıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: blogum yakında yemek tarifi bloguna dönüşürse şaşmayın:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6649868060750048282?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6649868060750048282/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6649868060750048282&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6649868060750048282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6649868060750048282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/12/yemek-yapar-msnyoksa-yer-misin.html' title='Yemek yapar mısın?Yoksa yer misin?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6663901644208208414</id><published>2009-12-13T11:39:00.003+02:00</published><updated>2009-12-13T11:42:19.897+02:00</updated><title type='text'>Huzur</title><content type='html'>Huzur bazen uyuduğunda üstüne battaniye örtecek birinin olması,&lt;br /&gt;bazen yaptığın yemeğe çok güzel olmuş denmesi,&lt;br /&gt;bazen de gözlerini kapattığında aklına hep güzel şeyler gelmesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huzur herşeydir, mutluluktur, paylaşımdır, kendine zaman ayırmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese benden huzur dolu bir hafta!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6663901644208208414?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6663901644208208414/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6663901644208208414&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6663901644208208414'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6663901644208208414'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/12/huzur.html' title='Huzur'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-3123582552501965605</id><published>2009-11-29T11:48:00.003+02:00</published><updated>2009-11-29T12:06:55.599+02:00</updated><title type='text'>Tango Bayramı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SxJHWjo8vBI/AAAAAAAAAZE/AQYuzaYsaiE/s1600/Ads%C4%B1z.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 197px; height: 297px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SxJHWjo8vBI/AAAAAAAAAZE/AQYuzaYsaiE/s320/Ads%C4%B1z.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409464555275074578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2006 yılından bu yana verilen uğraşların sonunda Dünya'nın ilk 3'ünde isimleri sayılan Sebastian Arce ve Mariana Montes Shine Dans Stüdyosu aracılığıyla ilk defa Ankara'daydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurban bayramı sayelerinde Tango Bayramına dönüştü. 3 gün boyunca verdikleri tango derslerinin 2 tanesine katılma fırsatı buldum. Özellikle boleo dersine bayıldım. Murat Gürmen hocamın da dediğine göre Arce her seferinde farklı bir şey çözümlemiş olarak geliyormuş. 88den bu yana tangoyla iç içelermiş ve her gün 6 saat antrenman yapıyorlarmış. Aslında işin yetenekle alakası olmadığının üstünde çok durdular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sebastian sihirli değneğiyle gelip dokunsun diye beklemeyin, çalışın."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle tertemiz bir dansları var ki kitap niteliğindeler resmen. Dün gece de Mydonose Plaza'da muhteşem bir gösteri yaptılar, aman allahım ellerim kızardı alkışlamaktan. Uzun süre etkisinden çıkamadım. Bunun bir üstü daha var mı merak ediyorum doğrusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu güzel gece için Murat hocama, Mine hocama ve Tuğba'ya çok çok teşekkürler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-3123582552501965605?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/3123582552501965605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=3123582552501965605&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3123582552501965605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3123582552501965605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/11/tango-bayram.html' title='Tango Bayramı'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SxJHWjo8vBI/AAAAAAAAAZE/AQYuzaYsaiE/s72-c/Ads%C4%B1z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-530428760571483397</id><published>2009-11-08T09:35:00.004+02:00</published><updated>2009-11-08T10:17:38.135+02:00</updated><title type='text'>"Yoga yapmanın en zor bölümü yoga matınızı yere sermektir"</title><content type='html'>Hayatıma yeni bir renk daha katmayı başarmış bulunuyorum. Liseden beri yapmak istediğim ve hep kendime yakın hissettiğim ayrıca yapanlara da imrenerek baktığım yoganın ilk dersine dün gittim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitmeden önce iyice araştırdım ve karşıma iki tane yoga stüdyosu çıktı. İkisini de tavsiye eden arkadaşlarım vardı ve ikisi de bana birbirinden ters yerlerde bulunuyordu. Yogakil ve Yogaşala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de bana daha az ters bir yerde olan Yogaşalayı seçtim. Gaziosmanpaşa her ne kadar bana uzak olsa da bir dolmuş ve bir taksiyle yarım saatte ulaşabileceğim bir yer. &lt;a href="http://www.yogasala.com/"&gt;İnternet sitesi&lt;/a&gt;nden araştırdım ve karşıma binbir çeşit yoga çıktı. Bana uyan saatlere ve başlangıç seviyelerine &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.yogasala.com/default.asp"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 93px; height: 78px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SvZ-A7rUwbI/AAAAAAAAAY0/rsCPSuec8Fw/s320/logo.gif" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401643357561995698" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;baktım. Hatha yoga ve Vinyasa yoga. İkisini de şansıma bak ki Pınar Canko veriyor. Çok iyi hocadır diye tavsiye aldığım bir hoca. Kendisini facebooktan buldum ve sordum, hangisi bana daha uygun olur sizce. Hatha'yla başlamamı ve bi iki ders sonra Vinyasa'ya geçmemi önerdi. Hatta ikisini birden yaparsam daha iyiymiş. Tamam süper. Cumartesi sabahı olması da ayrı bir güzel oldu dersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben gitmeye kararlıyım, bir yandan da reklamını yapıyorum çevreye. Seçil de tamam ben de gelirim dedi hemen. O da süper.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi sabahı kalktık dolmuş+taksi yapıp biraz dolanıp Yogaşala'yı bulduk. Ayakkabılarımızı kapıda çıkardık. İçerisi olabildiğince sessiz. İnsanlar seslerini kısarak konuşuyor. Ayrıca herkes güler yüzlü. Formlarımızı doldurduk ve deneme dersimize girmek için üstümüzü değiştik. Olabildiğince rahat kıyafetler giymek gerekiyor çünkü şekilden şekile girebiliyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adının sonradan Gökhan olduğunu öğrendiğim çocuk bize yardımcı oldu. Derste 15-20 kişi vardı ve sadece 3 tanesi erkekti. Hocanın önüne matlarımızı serdik ve Gökhan eşliğinde ısınmaya başladık. Müzikle beraber kendimizi derse hazırladık. O kadar rahatlatıcıydı ki. O müzikleri 24 saat dinleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından derse Pınar Canko devam etti. Isınmadan sonraki ilk kısım Yin kısmı. Hareketlerde &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.yogasala.com/hocalar.asp"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 210px; height: 249px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SvZ-cdZZTUI/AAAAAAAAAY8/861Z7PJsDM4/s320/hocapinar2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401643830470069570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;daha uzun süre kalıyoruz. Daha yavaş daha feminen bir kısım. Ona rağmen zorlayıcı. İkinci kısım ise Yang. Hareketler hızlı ve seri. Eğer sadece Yin kısmını yapıp bırakırsak, ordan depresif bir şekilde çıkarmışız. Hani kadınların battaniyeyi üstüne alıp bütün gün televizyon izlemek istedikleri ruh hali gibi. Daha enerjik çıkmak için Yang kısmıyla tamamlamamız gerekiyormuş. Bu kısımda 21 defa bir seri hareketi tekrarladık. Ben aralarda 4-5 tanesini yapamadım ve dinlenme modu dedikleri bebek duruşunda dinlendim. İlk ders olmasından dolayı normaldir herhalde diye düşünüyorum. Ve son kısım dinlenme kısmı. Üstünüze battaniye, gözlerinize küçük yastıklar veriyorlar. Sırt üstü eller yukarı bakacak şekilde açık yatıyorsunuz ve tüm vücudu gevşetiyorsunuz. Altta da harika dinlendirici bir müzik çalıyor. Son olarak bir kaç soğuma hareketi yapıp dersi bitiriyoruz. Ders 1 buçuk saat sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ordan çıktığımızda iyi bir şey yaptığımızın farkındayız. Bir yandan üstümüzde bir rahatlama var ve direk gidip uyumak istiyoruz. Bir yandan da şöyle güzel bir cumartesi geçirmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Yoga yaparken çorapları çıkarmayı unutmamak lazım:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-530428760571483397?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/530428760571483397/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=530428760571483397&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/530428760571483397'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/530428760571483397'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/11/yoga-yapmann-en-zor-bolumu-yoga-matnz.html' title='&quot;Yoga yapmanın en zor bölümü yoga matınızı yere sermektir&quot;'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SvZ-A7rUwbI/AAAAAAAAAY0/rsCPSuec8Fw/s72-c/logo.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4629338869955230068</id><published>2009-10-09T21:58:00.010+03:00</published><updated>2009-10-12T14:38:27.487+03:00</updated><title type='text'>Cihan 20 yıl sonra karısına kavuştu!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-XHs_2tRI/AAAAAAAAAYs/YCa257W3mp4/s1600-h/IMG_9901.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-XHs_2tRI/AAAAAAAAAYs/YCa257W3mp4/s320/IMG_9901.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390693437579638034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minik mi minik bir Cihan varmış. Daha 3 yaşındayken karıcım karıcım diye Nilüfer'i severmiş. Nilüfer de öyle basit bi komşu kızı değil. Bildiğimiz tanıdığımız geceler katran karası geceler diyen Nilüfer. O zamanlar minik Cihan hayallerine kavuşup Nilüfer'le tanışmış, fotoğraf çektirmiş, hem de ailecek yemek yemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan 20 yıl geçti. Bizim Cihan tutturdu Nilüfer imza gününe gidelim diye. Baktım eğlence var, Cihan'ın fotoğrafçısı olarak ben de katıldım. Gittik birer albüm aldık ayıp olmasın diye. Maksat imza günüyse şarkıcı da azcık kazansın di mi. Cihan'ın elinde o 20yıl öncesinin fotoğrafı da var tabi. Oraya ilk gidenlerdendik ama sıraya girmeyelim diye diye, sıranın ortalarında kaldık. Bekledik bekledik, saat 6daki imza gününe Nilüfercim yarım saat gecikti trafik mrafik. Neyse sıramız geldi. Cihan şüphesiz günün en akılda kalıcı Nilüfer fanıydı. E kimsede 20 yıl öncesinin fotoğrafı yok tabi. Hakkını yememek lazım kadın o zamandan bu yana gençleşmiş resmen. Cihan sen de "çok büyümüşsün".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandan beri karnıma ağrılar girene kadar gülmemiştim hem de dolmuştan kaynaklanan "rahatsızlığım"a rağmen. Bu ikinci imza günüm oldu, tabi yanlışlıkla girdiğim Ferhat Göçer imza gününü sayarsak. O zamanlar daha tanınmıyordu, pek kimse yoktu yazık. Neyse ben fotoğraflara geçim:&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-MjrR4x6I/AAAAAAAAAX8/MXJWn51kJBk/s1600-h/_MG_9875.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-MjrR4x6I/AAAAAAAAAX8/MXJWn51kJBk/s320/_MG_9875.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390681823526832034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-NDL-0nCI/AAAAAAAAAYE/Nkvfhrqc9YM/s1600-h/_MG_9876.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-NDL-0nCI/AAAAAAAAAYE/Nkvfhrqc9YM/s320/_MG_9876.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390682364881181730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-Nu5RQpUI/AAAAAAAAAYM/cgqjIb7Ywvs/s1600-h/_MG_9887.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-Nu5RQpUI/AAAAAAAAAYM/cgqjIb7Ywvs/s320/_MG_9887.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390683115772486978" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-VodiqCuI/AAAAAAAAAYU/_H-DSLEJWTc/s1600-h/IMG_1222.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-VodiqCuI/AAAAAAAAAYU/_H-DSLEJWTc/s320/IMG_1222.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390691801343068898" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-WWCZwl6I/AAAAAAAAAYc/MkHluuLJCSI/s1600-h/_MG_9892.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-WWCZwl6I/AAAAAAAAAYc/MkHluuLJCSI/s320/_MG_9892.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390692584331974562" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-WsRHkNcI/AAAAAAAAAYk/D1JiIWk6R1I/s1600-h/IMG_9907.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-WsRHkNcI/AAAAAAAAAYk/D1JiIWk6R1I/s320/IMG_9907.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390692966239319490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Eklenti: İmza gününde günün adamı olan Cihan, konserde de yapacağını yapmış. Nilüfer sahnede 20 yıl öncesinin fotoğrafını anlatıp, şimdi de o çocuğu görün demiş ve  Cihan'ı sahneye çağırmış. Konserin gözdesi Cihan Tanglay:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4629338869955230068?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4629338869955230068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4629338869955230068&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4629338869955230068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4629338869955230068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/10/cihan-20-yl-sonra-karsna-kavustu.html' title='Cihan 20 yıl sonra karısına kavuştu!'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Ss-XHs_2tRI/AAAAAAAAAYs/YCa257W3mp4/s72-c/IMG_9901.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-3648787048058069980</id><published>2009-09-18T22:45:00.002+03:00</published><updated>2009-09-18T22:58:32.949+03:00</updated><title type='text'>Dur kalk, git gel, in bin</title><content type='html'>Ankara'daydım, şimdi Adana'dayım. 5gün sonra yine Ankara'da olucam. 14gün sonra yine Adana'da. 16gün sonra yine Ankara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Baya matematik yaptıktan sonra kısacası bu ara çok git gel yapmam gerekiyor. İlk gidişim ev için oldu. Eksik eşyalarımı tamamladım. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İtfaiye meydanı&lt;/span&gt; ne güzel yermiş. Tam öğrenci milletine göre. Yepyeni ikinci el bir çamaşır makinesi aldım. Pazarlığını da rahat rahat yapıyorsun. Eve getirip kuruyorlar da. Üstelik mezun olunca bizi ara, geri alırız makineni diyorlar. Tabi hep ikinci el mallar yok. Sıfır ürünler de var. Mobilyacılar sitesinden ambalajsız getiriyorlarmış. O yüzden tek tük çizik olabiliyor. Hiç bir yere sapmadan ilk sokakta sırf böyle yeni şeyler bulunuyor. Çok şık şeyler vardı hakkaten. Odamı da ordan düzdüm. Pazarlık iyi yaparsan, fiyatlar da çok uygun. Sevdim valla. İlk başta Adana'dan getirmeyi düşünüyordum, ama 500liradan aşağı getirmedikleri için, böyle kesinlikle daha ucuza geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geriye kaldı valizimi alıp gitmek. Bilet alma işini son güne bıraktığım için, bayram dönüşü bulamadım maalesef. Evden yapacağım kayıtla &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;seçmeli ders&lt;/span&gt; alabilir miyim bilmiyorum. Kampüs dışına saatler sonra açıyorlar kayıtları malum. Yine bir psikoloji dersi almalıyım sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, bugün baya baya araba kullandım yahu. Üstünde kocaman sürücü kursu yazan arabayı hem de. Kardeşim görüyorsun acemiyiz. Niye kornaya basıyorsun? Mal mısın? demek istiyorum tekrardan. Stajdan ve direksiyon kursundan arkadaşım Seren'in araba kullanması hele koparıyor beni:)) Küfür etmedik şöfor kalmadı. Vites olayını çok sevdim ben, öyle otomatik araba istemem :) Araba almak isteyenlere duyurulur. Malum tekrar Adana'ya dönüşüm de &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;direksiyon sınavı&lt;/span&gt; yüzünden olacak. Sonra sabitlenecem artık bir yere, çok şükür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-3648787048058069980?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/3648787048058069980/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=3648787048058069980&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3648787048058069980'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/3648787048058069980'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/09/dur-kalk-git-gel-in-bin.html' title='Dur kalk, git gel, in bin'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6294783835003402438</id><published>2009-09-07T19:54:00.003+03:00</published><updated>2009-09-07T19:59:33.603+03:00</updated><title type='text'>Tembellik Başa Bela!</title><content type='html'>Çok tembel oldum ben. Her sabah kalktığımda bugün staj raporuna başliyim diyorum. Olmuyor. Pazartesi başla diye ısrar ediyor içimdeki ses. Kaç pazartesi geçti. Tık yok. Mersin'e gidip dönememek de 1 haftamı yedi. Haftaya da direksiyon kursu başlıyor. Aklımın bi köşesinde ev taşıma işi yer kaplıyor. Derken var mısın yok musun izliyorum. O da 5 saat filan yiyor. Hiç bir şey yapmamak bu kadar zaman yer mi ??! Bir de Esra Erol'un ayda 130bin lira aldığını ve bu sezon 200bin lira istediğini öğrendim. Biz çalışalım çalışalım 2bin lira maaş bulduk mu sevinelim. Oy oy.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6294783835003402438?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6294783835003402438/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6294783835003402438&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6294783835003402438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6294783835003402438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/09/tembellik-basa-bela.html' title='Tembellik Başa Bela!'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-1452126866402135889</id><published>2009-08-24T18:26:00.002+03:00</published><updated>2009-08-24T18:45:50.887+03:00</updated><title type='text'>Tarantino'yu sevmek</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SpK1do5QHvI/AAAAAAAAAX0/d7C5hMGzE5w/s1600-h/quentin-tarantino-turned-down-offer-to-direct-heroes-episode.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 213px; height: 280px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SpK1do5QHvI/AAAAAAAAAX0/d7C5hMGzE5w/s320/quentin-tarantino-turned-down-offer-to-direct-heroes-episode.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373556826204806898" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;-Rezervoir Dogs&lt;br /&gt;-Pulp Fiction&lt;br /&gt;-Kill Bill&lt;br /&gt;-Death Proof&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;ve şimdi&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; Inglourious Basterds(Soysuzlar Çetesi).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyecek söz bulamıyorum bu filmlere. Tabii ki &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kill Bill&lt;/span&gt;'in yeri bende ayrıdır. Hayatımın filmidir. Çok uzun olduğu için vol 1 vol 2 diye ikiye bölmüş Tarantino, ondan tek film sayıyorum ben onu. Bu filmi bu kadar sevmemin sebebini arıyorum. Cevap kurgusu ve çekimleri. Kan görmeyi sevmem de bir etken hatta arada cerrah mı olsaydım diye düşünmüyor değilim bu yüzden:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama şimdi &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Soysuzlar Çetesi&lt;/span&gt;, Kill Bill'e rakip olacak gibi. Hangisini üst sıraya koysam şaşırdım doğrusu. Soysuzlar Çetesi 3 saatlik bir film ve Cihan bir dakika bile uyumadı filmde. O kadar diyim ben size anlayın. Her filmde az da olsa kestirir çünkü. Hakkaten bir dakika bile sıkılmadım. Sürekli ne olacak şimdi diye bekledim. Heyecan doruktaydı. Ve muhteşem bir şekilde sonlandı. Çıktığımda kendime gelemedim. Hatta tekrar tekrar izlemek istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi soruyorum. &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Quentin_Tarantino"&gt;Tarantino&lt;/a&gt; sevilmez mi be kardeşim? Ha bir de Didem Erol'la aşk yaşıyormuş. İnanmamıştım ama baya boy boy fotoğrafları var.  Allah sahibine(!) bağışlasın napalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-1452126866402135889?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/1452126866402135889/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=1452126866402135889&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1452126866402135889'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1452126866402135889'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/08/tarantinoyu-sevmek.html' title='Tarantino&apos;yu sevmek'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SpK1do5QHvI/AAAAAAAAAX0/d7C5hMGzE5w/s72-c/quentin-tarantino-turned-down-offer-to-direct-heroes-episode.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4079279728553831530</id><published>2009-08-18T12:31:00.002+03:00</published><updated>2009-08-18T12:36:30.532+03:00</updated><title type='text'>Ne bu alışkanlık merakı?</title><content type='html'>Alışmaya ne meraklıyım. İki kere yaptığım birşeye alışıveriyorum. Üst üste iki gün börek yediysem mesela, tamam artık o börekle aramda bi bağ oluşuyor. Şaka maka ilk başlarda keşke ben de yaz okuluna kalsaydım anacım diye düşünürken, şimdi Adana'ya feci alışmış durumdayım. Okulun başlamasını istemicem biraz daha uğraşsam. O derece. Tembelliğe alıştım aslında. Yediğim önümde yemediğim arkamda. Zaten burda da tek başıma yaşıyorum gibi. Annem babam haftanın büyük bölümü evde değiller. Keyif yerinde, özgürlük yerinde. Alışmaya meraklıyım sanırım birşeylere. Alışkanlıklar güzel. Alışmış kudurmuştan beterdir. Beter midir ulen acaba?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4079279728553831530?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4079279728553831530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4079279728553831530&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4079279728553831530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4079279728553831530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/08/ne-bu-alskanlk-merak.html' title='Ne bu alışkanlık merakı?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6384739401723288159</id><published>2009-08-09T12:25:00.003+03:00</published><updated>2009-08-09T12:36:05.931+03:00</updated><title type='text'>Ain't no sunshine when she's gone</title><content type='html'>Dinledikçe dinliyorum. Farklı versiyonlarını. Farklı coverlarını. Pazar sabah kahvaltımı yapmışım, süt bulamayıp suyla pancake pişirmişim abim de sosis kızartmış. Yemişiz bi güzel. Üstüme de bir ağırlık çökmüş. Trans moduna geçiyorum. Dinledikçe dinliyorum. Aklımdan bir sürü şey geçiyor. Kalbim hızlı atmaya başlıyor bazen, bazen de yüzüme bi gülümseme geldiğini farkediyorum. Bazen durgunlaşıyorum. Her farklı seste farklı bişey hissediyorum. Dansı düşünüyorum. Sahilde yaptığım tangoyu, evde yaptığım tangoyu, çimlerde yaptığım tangoyu, Ankara'dakini Adana'dakini. Hepsi geçiyor aklımdan. Gelmiş geçmiş her biri, tek tek. Bir şarkı açıyor bilinçaltımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ain't no sunshine when she's gone.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6384739401723288159?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6384739401723288159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6384739401723288159&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6384739401723288159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6384739401723288159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/08/aint-no-sunshine-when-shes-gone.html' title='Ain&apos;t no sunshine when she&apos;s gone'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-8625023728226657448</id><published>2009-08-05T09:44:00.002+03:00</published><updated>2009-08-05T09:58:49.826+03:00</updated><title type='text'>Yuva</title><content type='html'>Eve adımımı attığım ilk andan itibaren sahipleniyorum. Artık ev değil evim oldu. Öyle ailemin evi gibi misafir değilim burda. Herşeyinden sorumluyum. Alışverişinden temizliğinden faturasından. Sanki yıllardır burda yaşıyormuşum gibi hissediyorum ilk günden. 5gün kalıp dönecekken, dönemiyorum. 1gün daha 1gün daha diye uzatmaya çalışıyorum. Arkadaşlarımın çoğu burda. En yakınlarımla komşuyum şimdi. Bir sıfat daha eklendi arkadaşlığımıza. Yeni komşum. Ev arkadaşı kavramı yeni girdi hayatıma. Benden önce taşınan ev arkadaşım çoktan yuva yapmış evimizi. Daha rahat ediyorum tabi. Sabah erken kalktığımda temizlik yapıyorum. Hiç yapmadığım şey normalde. Gidiyorum gazete alıyorum marketten. Eve alışveriş yapıyorum. Taze fasulye pişiriyorum. Lafa dalıp dibini yakıyorum. Yine de yiyoruz, ben yaptım diye. Komşumdan hediye olan posteri nereye assak, iki sene önce yaptığım oda arkadaşımın çerçevelettiği puzzle'ı nereye assak diye düşünüyoruz. Eksiklerin listesini yapıyoruz. Komşuculuk oynuyoruz. Misafir ağırlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huzur hissediyorum...&lt;br /&gt;Bırakamıyorum burayı, son 1 gün daha...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Adı geçen oda arkadaşım ve komşum aynı kişiye tekabul etmektedir:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-8625023728226657448?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/8625023728226657448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=8625023728226657448&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8625023728226657448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8625023728226657448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/08/yuva.html' title='Yuva'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-2494676318941070497</id><published>2009-07-24T15:11:00.003+03:00</published><updated>2009-07-24T15:39:14.532+03:00</updated><title type='text'>Bossa'dan Canlı</title><content type='html'>Bugün durgun bir gün. Kimse iş vermedi. Sabahtan beri bilgisayar başında oturuyorum. &lt;strong&gt;Hepsiburada.com&lt;/strong&gt;' u hatmettim. Pike takımlarından dvdlere kadar herşeye baktım. Çok güzel duvar stickerları var, bayıldım. Ayrıca &lt;strong&gt;pinball&lt;/strong&gt; denen oyunda kendi rekorumu kırdım. Resmen 5milyon küsür yaptım. Ama şimdi bana sorsan &lt;strong&gt;staj&lt;/strong&gt; nasıl geçti diye, çok güzel geçti ufkum genişledi derim. Hiçbirşey yapmamış olsan bile ki ben çok şey yaptım staj insanın çalışma hayatına bakışını netleştiriyor. (Tam şu an yangın alarmı çalıyor, ama kimse yerinden kımıldamıyor. Gerçekten yangın çıksa nolacak? Ve sustu..)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu stajyerin ayak işi yaptığını ya da bomboş bütün gün oturduğunu düşünüyorduk. (Yangın alarmı yine başladı ve sustu) Bunun üzerine &lt;strong&gt;endüstri mühendisi stajyerleri&lt;/strong&gt; olarak bir araştırmaya başladık. Geldiğimiz ilk gün başlayan projenin ikinci kısmıyla uğraştık. İlk etapta stajyerlerin düşüncelerini öğrenmek için toplu bir anket düzenledik. Anketin sonuçları bizi epey şaşırttı. Stajyerlerin büyük çoğunluğunun Bossa'dan gayet memnun oldukları ortaya çıktı. İkinci etapta da anketi düzelterek ve eksiklerimizi kapatarak yeniden yapıcaz. Amacımız stajyerlerin memnun olmadıkları noktaları ortaya çıkarıp, onları gidermenin yollarını bulmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu proje dışında uzman mühendislerimizden Hakan Bey bize &lt;strong&gt;6sigma&lt;/strong&gt; hakkında bilgiler verdi. 6sigma üniversiteden mezun olan her endüstri mühendisinin aslında bildiği şeyler üzerine kurulu. Kolaylığı ise bildiğimiz şeyleri daha &lt;strong&gt;sistematik&lt;/strong&gt; bir yolla kullanarak problemleri çözmek. Buradaki endüstri mühendislerinin görevi de zaten bu ve benim çok ilgimi çeken işler yapıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize verilen diğer işlerden biri de rakip firmaları araştırmak oldu. Bu yolla da bilmediğim bir çok iyi firma hakkında bilgi sahibi oldum. Çalışma sistemleri nasıldır prim sistemleri nasıldır onları öğrendim. Bir çok ülkede konfeksiyon satışları ne durumda, krizden kim nasıl etkilendi, kimin ihracatı arttı, kimin azaldı, bunlar hakkında fikir sahibi oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeflerimizden Meryem Hanım da &lt;strong&gt;TRIZ&lt;/strong&gt; hakkında bizle çok güzel bir toplantı yaptı. Beyin cimnastiği yaptık hep beraber. Gerçekten keyifli bir işti. İyi ki endüstri mühendisi olucam diye düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3hafta boyunca bunları yaparken bir yandan da &lt;strong&gt;staj sorularımı&lt;/strong&gt; cevaplamak için uğraştım. İngilizceye çevrilmesi gereken bir çok veriden sadece bir kaçını çevirdim. Gerisini uzun yaz tatili boyunca yapmayı düşünüyorum. Ne cevap vereceğimi tam olarak bilemediğim kazık sorular da mevcut tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanslıyız aslında diğer departmanlara göre. Herkesin birer bilgisayarı var, çalışanlar bizle çok ilgili. Hiç bir sorumuzu kestirip atmıyorlar ve işlerini anlatmaya hevesliler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca güzel bir staj dönemi geçti bu sefer. Geriye kaldı 2 &lt;strong&gt;iş günüm&lt;/strong&gt;. Sonra ver elini sıkkınlık pıkkınlık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-2494676318941070497?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/2494676318941070497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=2494676318941070497&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2494676318941070497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2494676318941070497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/07/bossadan-canl.html' title='Bossa&apos;dan Canlı'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-768656504462704346</id><published>2009-07-14T19:39:00.006+03:00</published><updated>2009-07-14T20:43:32.222+03:00</updated><title type='text'>Her Türlü Rüzgar gibi!</title><content type='html'>-Tango giderek daha da zevkli bir hal almaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Motosiklet günlüğünü izlemeyi unutmamam lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kask dışında herşey perfect!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hatta kask bile güzel, dünyadan soyutlanmak ama tüm rüzgarı vücudunda hissetmek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ben de motorcu mu olsam?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yok yok otur oturduğun yerde!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Geçen gün kendimi resmen Adana'dayken Adana'da değilmiş gibi hissettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Göl manzarasının mükemmel olduğu yerdeydim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sly2N3aJ3eI/AAAAAAAAAXs/wcnO7E-4bHE/s1600-h/_MG_9526.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sly2N3aJ3eI/AAAAAAAAAXs/wcnO7E-4bHE/s320/_MG_9526.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5358358005992250850" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-768656504462704346?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/768656504462704346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=768656504462704346&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/768656504462704346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/768656504462704346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/07/dipnotlarm.html' title='Her Türlü Rüzgar gibi!'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sly2N3aJ3eI/AAAAAAAAAXs/wcnO7E-4bHE/s72-c/_MG_9526.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-7657894684768643159</id><published>2009-07-07T22:36:00.003+03:00</published><updated>2009-07-08T19:44:44.083+03:00</updated><title type='text'>Staj Defteri</title><content type='html'>Aslında dün başlaması gereken stajım bugün başladı. Dün sabahın köründe, normalde uyandığım saatten 5 saat erken uyanıp Bossa kapılarına gittim. Bir sürü stajyer kılıklı gencin kapıda beklemesinden bir terslik olduğu belliydi. Nitekim beni de içeri almadılar. Neymiş efendim sigorta belgesi elimde olacakmış. Sabahın 8inde onu bana fakslicak insan aradım, sonunda Seçil'e ulaştım. Artık bir şey istemeye de yüzüm kalmamasına rağmen hala birşeyler istiyorum. Neyse  tıpış tıpış eve geri döndüm. Bir yandan sabahın köründe boşu boşuna kalktığıma sinirleniyorum bir yandan da bi gün eksik staj yapcam diye seviniyorum öyle enteresan duygular içerisindeyim. Neyse faks sağ salim fabrikaya ulaşırken ben öğlene kadar mışıl mışıl uyudum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün yine sabahın köründe kalktım ama bu sefer o kadar koymadı. En azından kapıdan dönmicemi biliyorum. Gittim tanıdık insanlar.. Fabrika bu sene başkasına satıldı diye belki tanıdıklarımı da işten çıkarmışlardır diye düşünüyordum. Müdürler hariç şefler ve uzmanlar geçen senekiyle aynı. Beni de tanıyorlar, kıdemli stajyere çıktı adım. Mesainin 4'te bittiğini öğrenince çok sevindim. Geçen sene 5.30'da bitiyordu ve zaman geçmek bilmiyordu o saate kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanın pek boş geçtiğini söyleyemicem. Sıkılmak için pek vakit olmadı. En azından bu sene cevaplamam gereken staj sorularım var. Onları cevaplamak için kafa yorarak boş boş oturmaktan kurtulabilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Staj böyle birşey.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-7657894684768643159?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/7657894684768643159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=7657894684768643159&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7657894684768643159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7657894684768643159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/07/staj-defteri.html' title='Staj Defteri'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-7343057475128718284</id><published>2009-07-02T00:03:00.002+03:00</published><updated>2009-07-02T00:12:14.940+03:00</updated><title type='text'>Anlaşılmasa da olur :)</title><content type='html'>Neden sevdiğim şeyleri somutlaştırmaya çalışıyorum ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu yeni farkettim, bir şeyi sevdiğimde onu kanlı canlı karşımda görmek istiyorum. Neden? Çünkü kansız cansız bir şey benim sevgime karşılık veremez de ondan. Tek taraflı sevince, yeterince haz duymuyor muyum? Ona da hayır. Beni inanılmaz mutlu eden şeyler var. Haz veren, hiç bırakmak istemediğim. Ben onlara aşık olmuşum şimdiye kadar, haberim yokmuş. Paylaşmayı sevmişim, beraber yapmayı sevdiğim şeyleri. Ondan sevmişim sevdiklerimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ben mi anladım yazdığımı :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-7343057475128718284?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/7343057475128718284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=7343057475128718284&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7343057475128718284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7343057475128718284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/07/anlaslmasa-da-olur.html' title='Anlaşılmasa da olur :)'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-466716944227962660</id><published>2009-06-23T00:43:00.003+03:00</published><updated>2009-06-23T00:54:05.639+03:00</updated><title type='text'>Şaşırtıcı ama Gerçek</title><content type='html'>Adana'ya geleli tam tamına 1 hafta olmuşken benim hala sıkılmamam gerçekten şaşırtıcı, inanmassınız ama bir o kadar da gerçek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geldim geleli bir düzen oturdu kendiliğinden, gece 2 sularında uyuma, 12 civarlarında uyanma, televizyon izleme ve 6 civarlarında evden dışarı adım atma gibi bir düzen. Geldiğim gibi telefona sarılıp, Tango Adana'yı aramam ve tango kurslarına devam etmem yaptığım en doğru hareket olabilir. Haftanın 3 gecesini tangoya ayırmış durumdayım, ki bu süper bir gelişme benim adıma. Final dönemi dans edemedim diye çatlıyordum resmen. Ali Kemal ve Figen hocalar da çok iyi insanlar. İlk geldiğimde biraz farklı gelmişti sistemleri, ama şimdiden alıştım. Verimli geçicek benim için hissediyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun dışında da uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımı sırasıyla görüyorum, bu da sevindirici. Herkes yaz okuluna gidicek o ayrı mevzu ama kalan sağlar bizimdir. Herbiri çağırıyor, birer birer gitsem yanlarına ne güzel olur. İstanbul, Ankara, İzmir gezsem sırasıyla. Bakalım daha yaz uzun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonracııma acayip fotoğraf çekesim var, model olarak bizim hocaları kullansam diyorum:) Fena olmazdı hani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatilin iyisi kötüsü olmaz ama hepinize iyi tatiller!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-466716944227962660?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/466716944227962660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=466716944227962660&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/466716944227962660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/466716944227962660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/06/sasrtc-ama-gercek.html' title='Şaşırtıcı ama Gerçek'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-1159799432957726528</id><published>2009-06-18T10:18:00.002+03:00</published><updated>2009-06-18T10:25:04.573+03:00</updated><title type='text'>Kafa rahat</title><content type='html'>Sınıfımı geçmişim,&lt;br /&gt;evime gelmişim.&lt;br /&gt;Tabi kafam rahat olur.&lt;br /&gt;Ankara'daki işlerimi halletmişim,&lt;br /&gt;ev tutmuşum,&lt;br /&gt;üstelik oda arkadaşımdan da kopmamışım,&lt;br /&gt;artık komşu olmuşum.&lt;br /&gt;Tango derslerine başlamışım,&lt;br /&gt;spora başlamışım,&lt;br /&gt;kilo vermişim.&lt;br /&gt;Tabi kafam rahat olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-1159799432957726528?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/1159799432957726528/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=1159799432957726528&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1159799432957726528'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1159799432957726528'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/06/kafa-rahat.html' title='Kafa rahat'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-2207334955388499487</id><published>2009-06-12T00:12:00.004+03:00</published><updated>2009-06-22T00:44:45.252+03:00</updated><title type='text'>Şaka Maka Bitti!</title><content type='html'>Bugüne bugün resmen 2. sınıf da bitti! Dün biten sınavlar, bugün biten ödevler. O kadar sınava girip çıkarken ne kadar zorlanıyorum da bitince ulen ne kolay geçti bu dönem diyorum. Biraz unutkanım galiba. Biraz değil baya baya unutkan bi insanım ben. Okulda üçüncü yılım doldu, geriye kaldı iki yıl. Giderek zorlaşan dersler zaman zaman sıksa da hep daha zoru gelicek bu kolay diye düşünüp kendimi gaza getirdiğimi bilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne olursa olsun bir dönemi de sağ salim atlattık ve tatile sağ adımımızla başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağ adım demişken tango yapmayı özledim. Adana'ya bir an önce gidip tam gaz öğrenmeye devam etmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adana demişken bu yaz stajımı da orda yapıcam, üstelik Adana'nın en sıcak ayında. Gerçi sıcaklık konusunda kıyaslama yapamam, her an sıcak orda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcak demişken şaka maka eve çıkıyorum artık. Pazartesi gelse de bi aksilik olmadan ayarlansa herşey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi demişken bu yaz Londra'ya  gitsem keşke, gider miyiz Ayça?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eklenti: Yazı Dükkanımı açalı 1 yıl oldu, hoptiriniraynoom&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-2207334955388499487?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/2207334955388499487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=2207334955388499487&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2207334955388499487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2207334955388499487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/06/saka-maka-bitti.html' title='Şaka Maka Bitti!'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-2762935298587173110</id><published>2009-06-04T23:41:00.003+03:00</published><updated>2009-06-05T00:07:05.853+03:00</updated><title type='text'>Üç yıl</title><content type='html'>Üç yıllık bir hikaye. Tam gözlerimin önünde yaşandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey yurt merdivenlerinde karşılaşmamız ve oda arkadaşı olduğumuzu anlamamızla başladı. Daha odamıza ilk adımımızı atmamızla birlikte iyi anlaşacağımızı anlamıştım. Şeker mi şeker gülen bir yüz, bellerine kadar dalgalı saçlar ve tabiki mor kareli pantolon. O zamanlar kızımız punk takılıyordu. Üzerinde de "I'm with stupid" yazan mor bir t-shirt. Ama başkasına bu kadar yakışamazdı bu tarz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraları birbirimize yavaş yavaş ısındık. Sırlar dökülmeye başladı. Belki de o kadar yavaş değildi, çünkü herkes önceden tanıştığımızı sanıyordu. Hep beraber takılıyorduk, arkadaş ortamlarımızı beraber buluyorduk. Kaç tane ortam değiştirdik, kaç arkadaş eskittik, kimlerle küstük barıştık ama birbirimizi hiç eskitmedik. İlk başlarda odadan çıkmayı pek sevmiyorduk, yurtta kim var kim yok bilmiyorduk, kantine gidip oturmuşluğumuz bile çok yoktu. İçimizde mutluyduk, ama dışardan da biraz soyuttuk. Seviyorduk odamızı çünkü. Kızımız bilgisayara çok düşkündü hala da olduğu gibi. Ayrılmazdı başından gecelere kadar. Benim dersim öğlen, onunki sabah olmasına rağmen ben hep ondan saatler önce uyurdum. Başları klavye sesi rahatsız ederdi, birşey demezdim, sonraları alıştım. Etkilememeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavaş yavaş artık kareli mor pantolonlardan vazgeçilip, babet giyilmeye başlandı. Kızımızda değişimler tohumlarını veriyordu. Kokoş oluyosun kızım sayemde derdim. Giderek ben bunu nasıl takıyormuşum, bunu nasıl giyiyormuşum demeye başladı. Evet evet kokoş oluyordu bizim kız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne aşklar yaşandı, ne ayrılıklar şu odada. Ne ağlamalar, ne zırlamalar, ne mutluluklar. Çiçeklerle odaya geldiği zaman birimiz, ikimizde mutluyduk. Surat beş karış geldiği zaman, ikimizde üzgündük. Ne arkadaşlar girdi çıktı odaya, bazıları şuan yolda görsek selam vermicemiz insanlar. Beraber tanıdık insanları, birbirimizi uyardık. Bazen söylenenler çıktı. Birimizin gıcık aldığını birimiz çok sevdi bazen. Ama sonuç hep aynı oldu. Yine ikimiz kaldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gündüz herşey olup bittiğinde, odaya gelip de tanıdık, güvenilir bir yüz bulmak her zaman iç rahatlatıcı oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birimizin saçları kısacıktı, uzadı. Birimiz bellerine kadar saçlarını bir sinir uğruna kestirdi. Topuklu ayakkabı sayısı giderek arttı. Eskiden ayakkabılıktaki onlarca converse yerini çizmelere babetlere bıraktı. Bomboş duvarlar giderek doldu, posterler zamanla değişti. Kurt Cobain posterinin yerini şimdi Jeux D'enfants afişi aldı. South Park posteri yerine arkadaş fotoğrafları kondu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim değişimimize odamız şahit oldu. O da dahil oldu bu değişime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neler yaşandı neler, bir o söyler size. Kim gelecek bizden sonra bu odaya kim bilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sig2xpSJ6KI/AAAAAAAAAXc/GIgMBihtdMg/s1600-h/biz.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sig2xpSJ6KI/AAAAAAAAAXc/GIgMBihtdMg/s400/biz.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5343581184398583970" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İlk fotoğraf...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burcu Kılıçkap'a ithaf ediyorum :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-2762935298587173110?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/2762935298587173110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=2762935298587173110&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2762935298587173110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2762935298587173110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/06/uc-yl.html' title='Üç yıl'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sig2xpSJ6KI/AAAAAAAAAXc/GIgMBihtdMg/s72-c/biz.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6249216994866952386</id><published>2009-06-03T09:35:00.003+03:00</published><updated>2009-06-03T10:05:02.021+03:00</updated><title type='text'>Fal Piyasası</title><content type='html'>Artık Bahçeli'de nerde kaça bakıyorlar, hangisi daha iyi bakıyor, hangisinde iş yok hepsini öğredik. Çok matah birşeymiş gibi de söylüyorum, ama hakkaten öğrendik.&lt;br /&gt;İkinci sınavların bitmesine tekabül ediyor olaylar. Pazar pazar sabah sınava girip çıkmışız, önümüzde birkaç hafta sınav da yok. Napalım napalım diye düşünüyoruz. Her kafadan  bir ses çıkıyor, yok hamama gidelim, yok Eymir'e gidelim, oraya gidelim buraya gidelim, hava da bir güzel. Ama o kadar planın üstüne hiçbirini yapamadık, kendimizi Ayçalarda bulduk. Türk kahvelerimizi içiyoruz bi yandan, o an kafalarda bir ampül yanıyor. "Hadi fal baktıralımm, eğlenceli olur!!" Hiç iyi falcı da bilmiyoruz, soruyoruz soruşturuyoruz. Kimseden öğrenemiyoruz hiçbi yer. Oturup nerde baktırsak diye düşünürken, sanki anlaşmış gibi Cem arıyor, "İyi bir falcı biliyo musunuz??"&lt;br /&gt;Yok artık, nasıl yani??? Şaka gibi. Neyse madem bilmiyoruz nerde iyi bakıyorlar, biz öğreniriz o zaman diyip. Bahçeli'nin bütün fal cafelerinin yan yana olduğu sokağa giriyoruz. Tek tek kaça bakıyorsunuz diye soruyoruz kapıdan. Evet o da şaka gibi. 30 diyorlar ama 25e olur size diyorlar. Hepsi aynı taktik. Toplam 5 6 tane cafe geziyoruz böyle. Birisi 20ye olur size diyor. İrem kadını çok beğeniyor. Kadın aslında bir garip. Ben bildiğiniz fallardan bakmam diyor sizle ses ve düşünce yoluyla iletişime geçerim diyor.&lt;br /&gt;Biraz daha gezdikten sonra oraya giriyoruz. Önce İrem baktırıyor. Fal bittiğinde çok da mutlu görünmüyordu, ama bana da birşey demedi baktırma diye. Üstüne ben baktırdım. Kadın resmen dolandırıcı çıktı. Önünde bir tane kağıt, kendi kendine karalıyor, o karaladıklarını birşeyler benzetiyor saçma sapan. Bütün sülalenin ne hastalıkları varmış, kim tayin olcakmış, kim işinde yükselecekmiş onları söylüyor güya. Ben de diyorum ki benle ilgili birşey söyleseniz, diğerleri çok ilgilendirmiyor beni. Bu sefer tarot kartlarını diziyor. Kafasına göre seçip duruyor. Bir sürü kart. Üstünde yazan rakamları toplayıp çıkarıyor kendince. Kısaca onu da bakmayı bilmiyor. Sonra ruhani konulara girmeye başlıyor. Ben iyice diyorum ulen kime denk  geldik. Şurda iki dakka eğlencektik, nasıl çıktı. Bitiyor sonunda benim falım da. Masaya geçer geçmez diyorum Ayça sen sakın baktırma. Yürü başkasına gidelim.&lt;br /&gt;Ayça'nın beğendiği başka bir cafe vardı. Oturuyoruz oraya. Biz İrem'le "Arkadaşını ne kadar tanıyorsun" oyununu oynarken Ayça bi yarım saat fal baktırıyor. Kadın söylemiş de söylemiş hepsini bilmiş. Artık bir daha canımız isterse nerde olduğunu biliyoruz cafenin. Oraya gideriz diyip çıkıyoruz ordan da. Akşama da kız kıza eğlenicez ama saat çoktan 8 olmuştu bile. Bahçeli'de Ayça'yla gezmeye karar veriyoruz. Sonra Tunalı'da kızlarla buluşuyoruz. Ama pazar pazar tabiki çoğu yerde bi atraksiyon yok. E hadi taksiye atlayıp Overall'a gidelim. Gidiyoruz, aha orası da kapalı. Napsak napsak. Hadi tekrar Bahçeli'ye dönelim de Brothers yapalım. Orası güzel, hareketli. İçimizde kalmadı en azından. Hepimiz ayrı bir dertliydik o gün, herkes coşmak istiyordu. Coştuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SiYfAHIoEWI/AAAAAAAAAXU/NLacQvSBG6E/s1600-h/IMG_9069.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SiYfAHIoEWI/AAAAAAAAAXU/NLacQvSBG6E/s320/IMG_9069.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5342992094697361762" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Martini martini:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Not:Fal baktırmak isterseniz adresler bende :P&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6249216994866952386?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6249216994866952386/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6249216994866952386&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6249216994866952386'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6249216994866952386'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/06/fal-piyasas.html' title='Fal Piyasası'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SiYfAHIoEWI/AAAAAAAAAXU/NLacQvSBG6E/s72-c/IMG_9069.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-1759760108722556013</id><published>2009-05-31T09:17:00.006+03:00</published><updated>2009-05-31T09:42:01.416+03:00</updated><title type='text'>1703</title><content type='html'>Bugün artık yenilendiğimi hissettim. Tam iki haftadır yazı yazma isteği bi gıdım bile yoktu içimde, ama pazar pazar sabahın dokuzunda kalkmamdan birşeylerin değişik olduğu belli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah aklıma gelen ilk düşünce sayesinde gurur duydum kendimle. Nefret insanın içini yer, hatta bence erken yaşlanmasına bile sebep olur. Ya seversin, ya da birşey hissetmessin. Bunun ikisi kalıcı duygular, nefret ise gelip geçici. En azından benim hayatımda böyle, ve bunun hala değişmemiş olması işte gurur sebebim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim cacığın faydalarına...&lt;br /&gt;Önümüzdeki 10 gün içerisinde 7 sınav olup yaz tatiline yeni bir ev kiralayarak başlıcam. Evet bir terslik olmassa eve çıkıyorum artık, lütfen olmasıın. Doğumgünümde gelen hediyeler de eve yönelikti zaten. Artık bi zahmet çıkim. Ama bir yandan tam 3 yılımı geçirdiğim odam, Burcu'm. Ayrılıyorum sizden. Bak ağlarım, ağlatmayın beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutulur mu yaşadığımız onca şey, üç yıl boyunca kavga etmeden- tabi arada naz yapmadan da olmaz- gül gibi geçinip gitmek. Kolay mı? Biz zoru başardık, isterdim ki bu hayatımıza evde devam edelim, ama olmadı. Bakalım bu sefer farklı birşey denicem, belki çok mutlu olucam, belki pişman olucam. Ama denemeden de bilemicem. Ev hasretiyle yanıp tutuşmam yerini daha sakin bir isteğe bıraksa da, yaşadığım son olaylar odama bağlılığımı arttırsa da, zamanı geldi artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1703'te son ve mutlu günlerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SiImYrqTVZI/AAAAAAAAAXM/nBbFHnmobxQ/s1600-h/_MG_9236.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 222px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SiImYrqTVZI/AAAAAAAAAXM/nBbFHnmobxQ/s320/_MG_9236.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5341874313493697938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-1759760108722556013?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/1759760108722556013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=1759760108722556013&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1759760108722556013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1759760108722556013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/05/1703.html' title='1703'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SiImYrqTVZI/AAAAAAAAAXM/nBbFHnmobxQ/s72-c/_MG_9236.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-8314436866255005730</id><published>2009-05-16T07:55:00.001+03:00</published><updated>2009-05-16T07:56:15.623+03:00</updated><title type='text'>Hiç bir günü hayatından silmek istedin mi?</title><content type='html'>Çok acı, ama ben hiçbirşey istemediğim kadar istedim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-8314436866255005730?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/8314436866255005730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=8314436866255005730&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8314436866255005730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8314436866255005730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/05/hic-bir-gunu-hayatndan-silmek-istedin.html' title='Hiç bir günü hayatından silmek istedin mi?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-8918816607902342970</id><published>2009-05-12T11:28:00.002+03:00</published><updated>2009-05-12T11:31:35.162+03:00</updated><title type='text'>"21 yıl önce bu saatte dünyaya gelmek için çabalıyordun"</title><content type='html'>-Peki çok canın acımış mıydı?&lt;br /&gt;-Dünyanın en güzel duygusuydu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgkzyPpNsYI/AAAAAAAAAW4/MVhymYclsz8/s1600-h/annebaba.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 306px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgkzyPpNsYI/AAAAAAAAAW4/MVhymYclsz8/s400/annebaba.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334852171882934658" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-8918816607902342970?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/8918816607902342970/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=8918816607902342970&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8918816607902342970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8918816607902342970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/05/21-yl-once-bu-saatte-dunyaya-gelmek.html' title='&quot;21 yıl önce bu saatte dünyaya gelmek için çabalıyordun&quot;'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgkzyPpNsYI/AAAAAAAAAW4/MVhymYclsz8/s72-c/annebaba.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-7181326591956752922</id><published>2009-05-09T23:08:00.008+03:00</published><updated>2009-05-09T23:29:03.030+03:00</updated><title type='text'>Kapalı  Gişe'yi ben kapattım :)</title><content type='html'>Yine geç yazıyorum. Üstünden tam bir hafta geçti. Kapalı Gişe ODTÜ Eşli Danslar Topluluğu'nun gösterisi 1-2-3 Mayıstaydı ve ben de 3 gün boyunca seyirci koltuğunda yerimi aldım. İlk gün gözümü kırpmadan izledim tüm gösteriyi, özellikle tango grubunun ve hocalarımız Murat Abi ve Ayşe'nin danslarını. Diğer günler de fotoğraf çektim çevremdekileri makinenin sesiyle rahatsız ederek. Gösterinin konsepti filmlerdi. 19tane filme koreografiler hazırlanmış ve ortaya şahane bir dans şov çıkmış. 3 gün boyunca dansa doydum, onlar kadar yorulmasam da tatlı bir yorgunluk vardı 3 gün sonunda. Ben susim, fotoğraflar anlatsın:&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXlMhFnchI/AAAAAAAAAWI/XNjiNUhEcQU/s1600-h/murat-ayse.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXlMhFnchI/AAAAAAAAAWI/XNjiNUhEcQU/s320/murat-ayse.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333921336893338130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXl2OQWLBI/AAAAAAAAAWY/__-CrRQd2yY/s1600-h/_MG_8772.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXl2OQWLBI/AAAAAAAAAWY/__-CrRQd2yY/s320/_MG_8772.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333922053392575506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXmGhv2EAI/AAAAAAAAAWg/BS5FmIkccaM/s1600-h/300.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXmGhv2EAI/AAAAAAAAAWg/BS5FmIkccaM/s320/300.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333922333502869506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXlfacazPI/AAAAAAAAAWQ/tze0R_788oo/s1600-h/_MG_8799.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXlfacazPI/AAAAAAAAAWQ/tze0R_788oo/s320/_MG_8799.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333921661527444722" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXmv0mYt5I/AAAAAAAAAWo/AWa35NwHXIs/s1600-h/_MG_8905.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXmv0mYt5I/AAAAAAAAAWo/AWa35NwHXIs/s320/_MG_8905.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333923042938107794" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXnEnNh2MI/AAAAAAAAAWw/YVJCr3hAiP4/s1600-h/karaip.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXnEnNh2MI/AAAAAAAAAWw/YVJCr3hAiP4/s320/karaip.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333923400121440450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peşinden gelen sınavlar, sunumlar ve şenlik... Şenliği de yaşayamadım, sınavlara da çalışamadım ben naptım bilemiyorum:) Yine önümde bir sınav haftası... Bana kolay gelsin, sonra da tatil gelsin..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-7181326591956752922?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/7181326591956752922/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=7181326591956752922&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7181326591956752922'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7181326591956752922'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/05/kapal-giseyi-ben-kapattm.html' title='Kapalı  Gişe&apos;yi ben kapattım :)'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SgXlMhFnchI/AAAAAAAAAWI/XNjiNUhEcQU/s72-c/murat-ayse.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-1700671769263620743</id><published>2009-04-30T22:21:00.009+03:00</published><updated>2009-05-02T23:43:52.266+03:00</updated><title type='text'>Çocuk</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sfv8eOTn90I/AAAAAAAAAWA/5IJz50ejwvQ/s1600-h/defne1.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 267px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sfv8eOTn90I/AAAAAAAAAWA/5IJz50ejwvQ/s400/defne1.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331132180089796418" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Evdeydim. Günlerden nisanın 23ü. Ulusal Egemenlik ve &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Çocuk&lt;/span&gt; Bayramı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komidinimin ilk çekmecesini açıyorum. İki tane günlük var diplere saklanmış. Birinin kilidi açılmış. Halbuki en son bıraktığımda kilitliydi, anahtarı da sarı bir kesenin içindeydi ama o kese nerde hiç bilmiyorum. O da uzun süredir hiç açmadığım çekmecelerden birinin diplerindedir. Günlüğün ilk sayfasında bir tane vesikalık fotoğrafım, bantlarla yapıştırılmış. Ne güzel de gülmüşüm, gözlerimin içi parlıyor. İlk sayfayı açıyorum, sene 1998. Tam 10 yaşındayım. &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Çocuğum daha&lt;/span&gt;. Ama o zamanlar kendimi hiç &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;çocuk&lt;/span&gt; gibi hissetmiyorum. Başlıyorum okumaya. O zamanlardan başlamış kalbimde kıpırtılar oluşmaya. Şuan düşünüyorum çok erken değil mi diye. Ama o zaman hiç de erken olduğunu düşünmediğimi de hatırlıyorum bir yandan. Gözüme top atan çocuktan hoşlanmışım. Ama yanlışlıkla atmış ve Leonardo Dicaprio'ya benziyormuş. Hem de sonradan özür dilemiş. Çok hoşuma gitmiş. Kimlerden hoşlanmışım, ama hiç karşılık alamamışım. Sonra keşke Çılgın Bediş'teki gibi dans etsek herkes çevremizde daire olsa diye düşünmüşüm. Ne çok izlerdik Çılgın Bediş'i. 100. tekrarı da olsa izlerdik. Ne hayaller kurmuşum. İçimden küfür etmek gelmiş, etmişim günlüğe. En ağırı da "gergedan". Çirkin yazmak istiyorum demişim, yazmışım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depremi yazmışım. Ne zaman bitecek deprem korkusu diye düşündüğümü. Bütün aile bizim evdeymişiz, halen de dün gibi hatırlıyorum o günü. Hiç korkmamıştım. Neden korkayim ki zaten bütün güvendiklerim yanımdaydı. Sonrasında 3 gece anneannemlerin bahçesinde yattığımızı yazmışım. Eve döndüğümde devam etmişim günlük tutmaya. Hoşuma bile gitmiş, teyzemlerle dedemlerde hepberaber zaman geçirmek. Evimiz sağlammış bir şey olmadı demişim. Neler atlattı o ev. Evi su bastı. Musluğu açık bırakmış abim sular kesildiğinde. Olan olmuş. Beni de annemi oyalamakla görevlendirmişlerdi de becerememiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra annemlerle gittiğimiz gezileri yazmışım. Ne kadar çok gezmişiz o sene diye düşünüyorum şimdi. Artık gezmiyoruz öyle. &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Çocuk&lt;/span&gt;tum, &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;çocuk&lt;/span&gt;luk anısı olarak kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Best 90's diye bir dosya indirdim. 90'lar hakkaten benim çocukluğumdu. Şarkıların hepsini daha dün dinlemişim gibi hatırlıyorum. Destiny's Child'lar Atomic Kitten'lar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zamanlar &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;çocuk &lt;/span&gt;olmadığımı yeterince olgun olduğumu düşünürdüm. Ama farkettim ki içimde bir yerlerde duruyor o 10 yaşındaki &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;çocuk&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: 2buçuk yaşındaki kuzenim Defne'ye modelliği için teşekkürler :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-1700671769263620743?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/1700671769263620743/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=1700671769263620743&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1700671769263620743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1700671769263620743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/04/cocuk.html' title='Çocuk'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sfv8eOTn90I/AAAAAAAAAWA/5IJz50ejwvQ/s72-c/defne1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4795961818656833813</id><published>2009-04-06T20:03:00.003+03:00</published><updated>2009-04-06T20:43:52.404+03:00</updated><title type='text'>İyi garson kaldı mı bu devirde?</title><content type='html'>Güzel, güneşli bir pazar sabahı açık havada kahvaltı yapmak niyetiyle yola çıkılır. Okulun çarşısının teras kısmına büyük umutlarla oturulur ve olaylar şöyle gelişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mert elini kaldırıp garsonu çağırır. Uzaktan bakan garson bir geçiştirme hareketiyle "geliyorum hemen" gibisinden birşeyler söyler. Ama gelmez. Mert bir daha elini kaldırır bu sefer Burcu'yla ben de ona destek olarak garsona kibarca "Bakar mısınız bize?" işareti yaparız, yine uzaktan. Ama garson bir türlü gelmez. Hadi bari çok kalabalık, kendi menümüzü kendimiz alalım derken, yan masaya bizden 10 dakika sonra gelip oturan orta yaşlı adamla karısına hemen menüler gelir ve aynı anda sipariş de alınır. Biz kendi aldığımız menümüzden yemek seçip bu sefer sipariş vermek amacıyla garsonu tekrar çağırma çabalarıyla yorulurken, yan masaya çoktan siparişleri gelmiştir. Bir yandan da garsonla aralarında bir muhabbet bile başlamıştır. Hiç bir garson biz gençleri sallamaz. İşte bu durum beni gerçekten sinirlendiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenciyim ben belki bahşiş bırakamam ama iyi bir hizmet karşılığında oraya daha çok müşteri gelmesi için uğraşırım. Herkese tavsiye edebilirim. Amma ve lakin kara listeme aldım sizi ODTÜ Susam Cafe.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4795961818656833813?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4795961818656833813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4795961818656833813&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4795961818656833813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4795961818656833813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/04/iyi-garson-kald-m-bu-devirde.html' title='İyi garson kaldı mı bu devirde?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-911915759777880698</id><published>2009-04-01T01:24:00.003+03:00</published><updated>2009-04-01T01:40:36.305+03:00</updated><title type='text'>Odtü ot yetiştirir mi?</title><content type='html'>Odtü bir yandan sevindiriyor- çünkü bir kaç gün önce başlayan ve 1 ay sürecek olan Odtü Sanat Festivali onlarca güzel etkinliği barındırıyor bünyesinde:p&lt;br /&gt;Bir yandan da bunalıma sokuyor- çünkü o güzelim etkinliklerin bir kısmı 7 günde 4 tane sınavımın ortasına tekabül ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sürü tiyatro, müzikal, klasik müzik konserleri, tek kişilik gösteriler &lt;a href="http://www.kkm.odtu.edu.tr/Sanat%20Festivali%20.htm"&gt;şu link&lt;/a&gt;te, bir ay boyunca KKM'deki plastik sanatlar sergisi de cabası. Sanki bize "üniversite öğrenciyi ot yapmaz tam tersine kültüre sanata yönlendirir" der gibi. Buraya sadece okumaya gelmediğimi tekrardan hatırlatıyor bana böyle etkinlikler. Tamam ortalamaydı kümülatifti bunlar hayatta bazı kapıları açan şeyler, daha şimdiden staja başvururken bile yüzüme kapanan onca kapıdan anladığım gibi. Görünen o ki o kapıyı ben ortalamamla açamıcam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman napıyoruz İdil Biret'e gidiyoruz sonra Sunay Akın'a gidiyoruz. Bir yandan da sınavlarımızın iyi geçmesini diliyoruz ki- galiba en sevdiğim ve iyi ki de almışım dediğim seçmeli dersim Psikolojinin sınavı çoktan iyi geçti bile :) YupYup&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-911915759777880698?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/911915759777880698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=911915759777880698&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/911915759777880698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/911915759777880698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/04/odtu-ot-yetistirir-mi.html' title='Odtü ot yetiştirir mi?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-8411622102212095090</id><published>2009-03-17T23:20:00.005+02:00</published><updated>2009-03-17T23:46:54.993+02:00</updated><title type='text'>Çello ve Tango</title><content type='html'>Bir yandan artık derslere adapte olsam diye düşünürken, diğer yandan güzel etkinlikleri de kaçırmak istemiyorum. Dün akşam CSO sahnesinde tango hocalarımızın gösterisi vardı, tabiki kaçırmadık. Oraya giderken neye gittiğimi bile bilmiyordum, tek bildiğim hocalarımı izlicek olmamdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meğersem 4 genç viyolonselcinin kurduğu CSO Çello Kuartet grubunun konserini izlemeye gidiyormuşuz. Salona vardığımızda konserin başlamasına 1 dakika vardı ki, en arkalardan boş bulduğumuz bir yere oturmamızla konser başlayıverdi.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/ScAYeaDjIHI/AAAAAAAAAVI/dvdCQTwad5w/s1600-h/_MG_8396.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/ScAYeaDjIHI/AAAAAAAAAVI/dvdCQTwad5w/s320/_MG_8396.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5314274470966534258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konserin ilk yarısı durgun geçti. İkinci yarısında en önlerden yer bulduk arkadaşlarımızın yanında ve kaçırmadık hemen oraya geçtik hocalarımızı daha iyi izleyelim diye. İlk üç tango parçasında Ayşe Karaoğlu ve Murat Gürmen'i ağzımız açık izledik. Daha önce izlediğim iki gösterilerine oranla çok daha iyi, çok daha kendilerini gösteren bir dansları vardı. Çok da duygulandım bi yandan. Öyle böyle değil. Fotoğraf çekmekle uğraşmak istemedim, Ahmet'e verdim makineyi rahat rahat izledim  :)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/ScAZCOAk1fI/AAAAAAAAAVQ/Hhb3EIw_Bys/s1600-h/_MG_8409.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/ScAZCOAk1fI/AAAAAAAAAVQ/Hhb3EIw_Bys/s320/_MG_8409.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5314275086208128498" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/ScAaPTpCrGI/AAAAAAAAAVY/tYeGkxE7O9Y/s1600-h/_MG_8415.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/ScAaPTpCrGI/AAAAAAAAAVY/tYeGkxE7O9Y/s320/_MG_8415.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5314276410569960546" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sonra da bir sürü filmin müziklerini çaldılar. Pembe Panter müziğinde eğlendik, Titanic'te duygulandık. Nothing Else Matters'ta daha da duygulandık derken gece bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzeldi herşey üstelik böyle güzel bir gösterinin biletsiz olması da enteresandı. Birşeyin hayrınaysa eğer bizim hayrımıza olduğu kesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Çello=Viyolonsel :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-8411622102212095090?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/8411622102212095090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=8411622102212095090&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8411622102212095090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8411622102212095090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/03/cello-ve-tango.html' title='Çello ve Tango'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/ScAYeaDjIHI/AAAAAAAAAVI/dvdCQTwad5w/s72-c/_MG_8396.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-8677797723284071887</id><published>2009-03-15T12:57:00.004+02:00</published><updated>2009-03-15T18:55:31.461+02:00</updated><title type='text'>Yemek Bakkalı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SbziB743LiI/AAAAAAAAAVA/2zP6UEgHlVM/s1600-h/Yemek_Bakkali.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 130px; height: 104px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SbziB743LiI/AAAAAAAAAVA/2zP6UEgHlVM/s320/Yemek_Bakkali.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313370183274278434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Henüz iki kere gitmeme rağmen, kendimi evimin mutfağında annemin yaptığı yemekleri yer gibi hissediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapıdan giriyoruz sağ tarafta açık bir mutfak, bütün yiyecekler dolaptan bize bakıyor tüm lezzetleriyle. Evin salonuna geçiyoruz sonra sanki. Avizeler, koltuklar herşey bize onu çağrıştırıyor. Oturduğumuzda bir yandan da mutfakta neler oluyor görebiliyoruz. Yemekler dışarda yemeye alışık olmadığımız cinsten, annemizin yemeklerinin tadında. Pırasa, türlü, tavuklu pilav, yaprak sarma, lahana sarma, humus. Hepsinin tadı damağımda kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gelen güler bir yüzle, samimi bir selamlamayla giriyor içeri. Tanımasak da hepsi afiyet olsun diyor bize. Bazıları paket yaptırıp evine götürüyor, bazısı mutfağa girip yardım ediyor yemeklerin konmasına. Amaçları da bu samimi ortamı yaratmak bize. İkramdan da geçilmiyor bir yandan. Pek mutluyuz, karnımız mis gibi ev yemekleriyle doyuyor. Üstüne taze demlenmiş çayımız da geliyor ve hatta paşa lokumu denen o nefis tatlı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir yerin varlığından daha yeni haberim oldu, bir buçuk yıldır burnumun dibinde olmasına rağmen. İyi ki de haberim oldu. Sizin de haberiniz olsun: &lt;a href="http://www.yemekbakkali.com/index.html"&gt;http://www.yemekbakkali.com/&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-8677797723284071887?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/8677797723284071887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=8677797723284071887&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8677797723284071887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8677797723284071887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/03/yemek-bakkal.html' title='Yemek Bakkalı'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SbziB743LiI/AAAAAAAAAVA/2zP6UEgHlVM/s72-c/Yemek_Bakkali.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4964627511873006181</id><published>2009-03-14T08:25:00.004+02:00</published><updated>2009-03-14T08:41:25.203+02:00</updated><title type='text'>Severim ben işini iyi yapan insanları.</title><content type='html'>Severim ben işini iyi yapan insanları.&lt;br /&gt;Garsonu olsun, bakkalı olsun, öğretmeni olsun. Garson geldi mi masana moralin bozuksa bile sana bir gülümsediğinde karşılık verebileceksin, öyle içten yapacak işini. Bakkala girdiğinde sen "Günaydın!" diyorsan, çıkarken de "İyi günler kızım" cümlesini duyabileceksin. Öğretmenin derste ettiği bir laf bütün hayatın boyunca kulağına küpe olabiliyorsa, fiziği kimyayı bir yana bıraktım, hayatına bir katkısı olabiliyorsa, işte esas öğretmenlik ordadır. Saygı duyarım ben böyle insanlara. Ne iş yaparsan yap, ama en iyisini yap demişti bir büyüğüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuduğun bölüm değil seni tanımlayan, yaptığın iş değil, o işi nasıl yaptığın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4964627511873006181?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4964627511873006181/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4964627511873006181&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4964627511873006181'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4964627511873006181'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/03/severim-ben-isini-iyi-yapan-insanlar.html' title='Severim ben işini iyi yapan insanları.'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-7207759958988868936</id><published>2009-03-11T00:27:00.005+02:00</published><updated>2009-03-11T00:51:05.007+02:00</updated><title type='text'>Tiyatrosuz kalmayın</title><content type='html'>Uzuun zamandır tiyatroya gitmediğimi farketmemle "Bir Delinin Hatıra Defteri'ne gidelim mii??" sorusu aynı dakikaya tekabül eder. Hakkaten de en son ne zaman tiyatroya gittim acep diye düşününce, bir türlü cevabını bulamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse biletlerimizi aldık bir güzel. Stüdyo Sahne'deymiş oyun. Ortada yuvarlak bir sahne var, kapasitesi de 100kişi ve isteyen istediği yere oturuyor. Girdik içeri ve ortamın ambiyansı bizi direk içine aldı. Ortada kocaman bir vinç ve vincin tepesinde yatan, ayakları aşağı sarkan bir adam. Henüz seyirciler yerleşirken bile orda duruyor. Dumanlar ayrı bir hava katıyor ortama. Oyun garip ve ürkütücü seslerle başlıyor.  Erdal Beşikçioğlu dakikalardır yattığı yerden kalkıyor ve ağzımızı açık bıraktıracak oyununu sergiliyor. Oyun bir buçuk saate yakın sürüyor ve hiçbirimiz zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sbbuv-avrrI/AAAAAAAAAU4/IDvUp4_i_HU/s1600-h/eser1470_6.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sbbuv-avrrI/AAAAAAAAAU4/IDvUp4_i_HU/s320/eser1470_6.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5311695318506516146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erdal Beşikçioğlu çok büyük oyuncu bunu anlıyorsunuz. Aynı zamanda büyük bir vinç ustası da olmuş ve iyi bir akrobatmış da. Öyle böyle değil. Bütün oyun boyunca ordan oraya atlıyor, tepelerde geziyor, vinçle 360derece seyircilerin üstünde dönüyor. Kendini oyuna adadığı her halinden belli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin ilginç yanı, biletlerin satışa çıktığı anda bitmesi. Biz de güç bela bulduk biletleri ve kaçırmadık. Siz de kaçırmayın derim ve Bir Delinin Hatıra Defteri'ni şiddetle tavsiye ederim. Erdal Beşikçioğlu imzalı bir kitapçık da cabası.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-7207759958988868936?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/7207759958988868936/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=7207759958988868936&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7207759958988868936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7207759958988868936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/03/tiyatrosuz-kalmayn.html' title='Tiyatrosuz kalmayın'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/Sbbuv-avrrI/AAAAAAAAAU4/IDvUp4_i_HU/s72-c/eser1470_6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-8682759357246583111</id><published>2009-03-08T09:37:00.004+02:00</published><updated>2009-03-08T09:47:54.003+02:00</updated><title type='text'>Dünya Kadınlar Günü</title><content type='html'>Bir kadın gördüm. Saçları kısacık kesilmiş, yataktan kalktığı doğallığıyla. Yüzünde fondöten yok, ama gözleri parlıyor. Işıltılı ruja ihtiyacı yok, gülümsemesi ışıltı saçıyor. Eşofmanının üstüne kot ceketini giymiş. Kolunda bir sürü dergi var, belli ki pazar keyfi yapacak. Belki evine gidip portakal suyu sıkacak, omlet pişirecek. Ormana koşuya gidecek sonra. Kendine güveni yerinde, adımları kararlı, çevresine duyarlı. Sokaktaki kedilere poşetten fazla yemek çıkarıyor. Sonra kafalarını okşuyor ve yoluna devam ediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-8682759357246583111?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/8682759357246583111/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=8682759357246583111&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8682759357246583111'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8682759357246583111'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/03/dunya-kadnlar-gunu.html' title='Dünya Kadınlar Günü'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4483339133658192213</id><published>2009-03-06T20:44:00.004+02:00</published><updated>2009-03-06T21:13:54.126+02:00</updated><title type='text'>Ajanda tutuyormuşum gibi sanki bence :)</title><content type='html'>Blog alemiyle bu aralar haşır neşir olamamamın iki önemli sebebi olmakla beraber bir tanesi daha baskın gibi sanki. Serviste olan bilgisayarım nihayet 23 iş gününden sonra iyileşmiş ve Adana semalarında seyretmekte. Ordan buraya da bir şekilde gelmeye çalışıyor şu saatlerde. Yarın kavuşucam inşallah kendisine. Bilgisayarımın olmaması baskın olmayan sebepti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayıptır sölemesi kıçımın üstünde oturamıyorum yine bugünlerde, ki artık yorgun düştüğümden cuma akşamı bu saatlerde olmam gereken yerde değilim. Şuan tam olarak Times'ın açılış kokteylinde olmam gerekiyordu ve hatta fotoğraf çekmem gerekiyordu. Uyuyakaldığımdan ve daha yeni uyandığımdan olsa gerek gidemiyorum bir türlü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse efendim. Bu hafta güzel bir haftaydı. Bir kere "bahar kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır" atasözünü açık bir şekilde kontrollü deneyle kanıtladık. Ne güzel bir pazar günüydü o öyle fakat, ardından gelen beş gün kışa döndük resmen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ajanda tutuyormuşum sanki bence. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar: Slumdog Millionaire' i bilgisayardan izlememek için çok çaba sarfettim ve başardım. Sinemada izlediğim için de gayet mutluyum. Güzel filmdi di mi yahu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi: Uzuun zamandır görmediğim Hulusi'yi gördüm nihayet. (Cafe sekiz'de krep yeme bir daha.) Bilardo oynamayı özlemişim onla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salı: Çamaşırhanedeki süprizimle uçtum havalara, ağzımı toparlamak zor oldu. Bi de neymiş frezyaymış:) Revolutionary Road nasıl bir filmdir beni benden aldı resmen. Duyguyu çok iyi geçirmişler, kendimi koydum onların yerine. Depresyona giriyordum az kalsın. İzlemesem olurdu yahu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çarşamba: Üstümde kara bulutlar dolaşıyordu. Bileğimi burktum tam da milongaya gidecekken. Moralim bozuldu, dans edemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Perşembe: Bileğim daha iyiydi. Dönemin ilk tango dersi başladı. Sonra da mayıstaki gösterinin koreografisini izledim. Güzel birşeyler çıkacak ortaya, meraklanıyorum şimdiden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma: Sabah recitationlar ve ardından bir saat quiz ve ardından 2 saat daha ders, normal şartlarda daha yorucu olurdu. Ama bir enerji geldi, son iki saat 211 sunum dersinin yarım saatte bitmesiyle. Mutlu oldum. Şuan da odada miskin miskin oturmaktayım, bir yandan televizyonda Adanalı dizisinin seslerini duyarak yazmaktayım bu satırları. Babacığıma selam ederim..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4483339133658192213?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4483339133658192213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4483339133658192213&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4483339133658192213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4483339133658192213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/03/ajanda-tutuyormusum-gibi-sanki-bence.html' title='Ajanda tutuyormuşum gibi sanki bence :)'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-666962195484427578</id><published>2009-03-01T12:03:00.005+02:00</published><updated>2009-03-01T13:38:04.647+02:00</updated><title type='text'>Bir saat</title><content type='html'>Güneşli bi güne uyandım.&lt;br /&gt;Günlerdir toplamadığım yatağımı topladım.&lt;br /&gt;Haftalardır yıkanmayı bekleyen bulaşıkları yıkadım.&lt;br /&gt;Alışveriş listesi yaptım.&lt;br /&gt;Uzun zamandır alınması gerekenleri yazdım.&lt;br /&gt;Perdeleri açtım.&lt;br /&gt;Güneşi içeri aldım.&lt;br /&gt;Pencereyi açıp temiz havayı kokladım.&lt;br /&gt;Temiz havayı içeri aldım.&lt;br /&gt;Kuşların kanat çırpışlarını duydum.&lt;br /&gt;Soğuk havada azıcık ürperdi ayaklarım.&lt;br /&gt;Ama bu duyguyu sevdim.&lt;br /&gt;Sevdiklerimi aradım.&lt;br /&gt;Uzun zamandır duymadığım sesleri duydum.&lt;br /&gt;Her birinin farklı hayatlarına uzandım, dokundum.&lt;br /&gt;Çok ama çok mutlu oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Baharın 1i geldi. Bunun da büyük etkisi var :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-666962195484427578?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/666962195484427578/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=666962195484427578&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/666962195484427578'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/666962195484427578'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/03/bir-saat.html' title='Bir saat'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6002544850461724553</id><published>2009-02-23T22:09:00.006+02:00</published><updated>2009-02-23T22:35:12.859+02:00</updated><title type='text'>Haftalık Sinema Raporu</title><content type='html'>Adana'da kaldığım üç hafta zarfı boyunca sinemaya hiç gidememiş olan ben, Ankara'ya gelince bunun acısını çıkarmayı başardım. Haftada üç filmle rekor kırmış bile olabilirim kendi çapımda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle Cepa alışveriş merkezine bir sözüm var: İnsafsızlar! 5 salonda Recep İvedik gösterilir mi??? Ben izlemek zorunda mıyım o filmi kardeşim. Güzelim filmleri kaldırdınız koydunuz hepsine şu filmi. Bak eğer 5 salonda değil de 1 salonda olsaydı, bu kadar protesto etmezdim. Protesto edesim geldi sayenizde, gitmicem işte şu filme oh olsun.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaMFSP_FqsI/AAAAAAAAAUI/SbgS1blH_lE/s1600-h/Bride-Wars-Film-Poster.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 179px; height: 258px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaMFSP_FqsI/AAAAAAAAAUI/SbgS1blH_lE/s320/Bride-Wars-Film-Poster.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306090597059504834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Haftayı Bridewars(Gelinlerin Savaşı) ile açtık. Anne Hathaway'e karşı güzel duygular beslediğimden gitmek istedim bu filme. Romantik-komedi filmlerinden çok büyük bir beklentim olmadığı için film beni tatmin etti, epeyce eğlendirdi güldürdü de. İki tane güzel hatun ve bunların birbirlerine girmesi herkesi eğlendirir diye düşünüyorum. Neticesinde mutlu ayrıldık salondan. Tavsiye edilir. 10 üzerinden 6.5 veriyorum. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaMHRgahPpI/AAAAAAAAAUQ/XDB9C-LBK-I/s1600-h/013047v76.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 270px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaMHRgahPpI/AAAAAAAAAUQ/XDB9C-LBK-I/s320/013047v76.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306092783312912018" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İkinci filmimiz The Spirit. Çizgi romandan uyarlama bir film. Sincity filminin yönetmeninden çıkmış olmasıydı tercih sebebimiz. Büyük umutlarla gittik dolayısıyla. Ona benzer güzel bir film çıkar beklentisine girmek iyi bir şey değil. Çünkü kesinlikle karşılamıyor o beklentileri. Sincity'yi izlememiş olanlar için güzel bir film olabilir. Önce Spirit'i sonra Sincity'yi izleyin daha hayırlı olur. 10 üzerinden 6.6 veririm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü filmimiz Bir Alışverişkoliğin İtirafları. Benim yoğun isteğim &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaMII-dyz5I/AAAAAAAAAUY/GQK5vDpfMes/s1600-h/Confessions-of-a-Shopaholic-Movie-Poster.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 205px; height: 304px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaMII-dyz5I/AAAAAAAAAUY/GQK5vDpfMes/s320/Confessions-of-a-Shopaholic-Movie-Poster.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306093736272514962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;üzerine kendimizi sinemada bulduk. Filmden çıkınca anladım ki ben alışverişkolik filan değilim:) Sadece alışveriş seviyorum. O kadar. Zararlı bir iş yapmıyorum kesinlikle. Valla. Neyse efendim bu da izlenebilecek, çıtır çerez tadında gidebilecek bir film idi. Hani illa sinemada izlemeye gerek yok. İnternetten indir bilgisayarda izle kız arkadaşlarınla. Sanki daha güzel bir kız seçselermiş başrole daha gözümüz gönlümüz açılırmış:) Keyifli vakit geçirdik neticesinde. 10 üzerinde 5.6 veriyorum, üzülme yavrum düzeltirsin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6002544850461724553?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6002544850461724553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6002544850461724553&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6002544850461724553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6002544850461724553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/02/haftalk-sinema-raporu.html' title='Haftalık Sinema Raporu'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaMFSP_FqsI/AAAAAAAAAUI/SbgS1blH_lE/s72-c/Bride-Wars-Film-Poster.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5656215502068156712</id><published>2009-02-22T09:01:00.004+02:00</published><updated>2009-03-11T09:04:29.506+02:00</updated><title type='text'>Bir cumartesi</title><content type='html'>Cuma günü Cihan'a konuk olan  Ece, cumartesi günü Ceyhun ve Merve çiftinin evindeydi:)&lt;br /&gt;Brunch'a çağırmışlar efendim bizi. Artık biz olduk çünkü :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendileri çok tatlı bir çift. Evleri de bir o kadar güzel. İlgilenecek bir sürü şey var. Yemek kitapları, toplar, fareler (sütlü ve kahve)... Gittiğimizde yemekleri hazırlıyorlardı. Pek de maharetliler bu arada. Pizza, patates köftesi, peynirli mantar, krep ve dahası... Tangodan bir sürü kişiyi çağırmışlar ama hava çok karlı olduğundan olsa gerek 6 kişiydik. Çok beğendim valla yemekleri. Ellerine sağlık, afiyetle yedik. 10 üzerinden 9 veriyorum 1 puanı da nerden kırdığımı bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra "biz" kaçtık. Sinemaya gidesimiz vardı. Hava kötü olunca nedense canım hep sinemada ya da evde film izlemek ister. Spirit gelmiş. Sincity'nin yönetmeninden yine çizgi romandan uyarlama bir film. Ama Sincity kadar beğenmedik filmi. Beklentileri karşılayamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl olay akşam liseden arkadaşlarımla buluşacak olmamdı. Yerler ayarlandı, tam Bahçeli'ye gidicem. Yurttan çıktım ama Bahçeli'ye gitmek kısmet değilmiş. Karın azizliğine uğradım:( Kendimi yerde buldum. Kötüydü, özürler dilerim burdan ama buluşucam neticesinde onlarla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonu devam etmekte.&lt;br /&gt;Herkese mutlu mesut güneşli günler:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5656215502068156712?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5656215502068156712/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5656215502068156712&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5656215502068156712'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5656215502068156712'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/02/bir-cumartesi.html' title='Bir cumartesi'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-7444701667615550327</id><published>2009-02-22T08:35:00.005+02:00</published><updated>2009-02-22T08:56:47.151+02:00</updated><title type='text'>"Fondülü günün anısına...Afiyet olsun!"</title><content type='html'>Aylar önce yeni eve taşınan Cihan'ın evine bir türlü gidememiştim. Bunun yegane sebebi oturduğu yerin dağın başında olmasıdır. Cidden dağın başında. Dağları tepeleri aşıyorsun Atlantis gibi çıkıyor ortaya bizim mahalle diye tarif ediyor kendisi de zaten. Efendim oraya sadece bir  tane otobüs gidiyormuş ve ben yarım saatlik bir bekleme sürecinden sonra muradıma erdim, ondan sonra da 40 dakikalık bir yolculuktan sonra ikinci muradıma erdim. Nihayet kaybolmadan doğru durakta indim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkkonut'ta evler kocaman ve hakkaten kiraları çok ucuz. Bak üşenmesseniz öneririm :) Kocaman villa 3 katlı kirası 1000lira dersem anlarsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse eve gittik, bahsettiği oğlu Zack'le tanıştık. Böyle miniminnacık bembeyaz bir Jack Russel. Henüz 40 günlük. Daha havlamayı bilmiyor, ama ısırmayı gayet iyi biliyor kerata. Kendini kedi sandığı da oluyor. Pıtır pıtır evin içinde dolaşıyor, yürürken sürekli dikkat etmek gerekiyor. Cihan'a da çok güzel ev arkadaşı olmuş kendisi. Pek sevdim, hala olmak kolay değil:p&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaD0MZ53wlI/AAAAAAAAATw/5A1HYUAN6nU/s1600-h/zack7.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaD0MZ53wlI/AAAAAAAAATw/5A1HYUAN6nU/s320/zack7.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5305508854991667794" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Flaşla çekince bembeyaz:)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cihan'a yılbaşı hediyesi diye aldığım ama bir türlü veremediğim hediye ev hediyem oldu. Konuşan bir şişe kapağı açacağı. Sesini kaydet, kapağı açarken çalsın. Kaydettim hemen: "Fondülü günün anısına.. Afiyet olsun!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cihan tee geçen seneden fondü tenceresi almış. Hadi fondü yapalım dedik. Çoğu şeyi olduğu gibi fondüyü de ilk kez Cihan'la yedim. Tam bir sohbet yemeği. Yavaştan yavaştan.. Bayıldım valla. Bi daha isterem:) Efendim birikmiş havadislerimiz vardı. Hepisini konuştuk, dertleştik. Ece kimselerle konuşmadığı sırlarını Cihan'a döktü. Az sonra.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaD2A0LOzJI/AAAAAAAAAT4/xheTMWnzR6g/s1600-h/cihanecefond%C3%BC.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaD2A0LOzJI/AAAAAAAAAT4/xheTMWnzR6g/s320/cihanecefond%C3%BC.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5305510854908628114" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Asker diye bir film izliyorduk ki en son Zack şu haldeydi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaD2yat4CKI/AAAAAAAAAUA/O8cOBscg5mk/s1600-h/zack4.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaD2yat4CKI/AAAAAAAAAUA/O8cOBscg5mk/s320/zack4.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5305511707068074146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Düşüücen olum toparlann&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-7444701667615550327?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/7444701667615550327/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=7444701667615550327&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7444701667615550327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7444701667615550327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/02/fondulu-gunun-ansnaafiyet-olsun.html' title='&quot;Fondülü günün anısına...Afiyet olsun!&quot;'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SaD0MZ53wlI/AAAAAAAAATw/5A1HYUAN6nU/s72-c/zack7.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5502194112583944920</id><published>2009-02-19T03:31:00.003+02:00</published><updated>2009-02-19T03:39:57.622+02:00</updated><title type='text'>İlkler güzeldir...</title><content type='html'>Uykumun yüzümde bir gülümseme eşliğiyle kaçtığı hiç olmamıştı. Evet evet olmamıştı. Daha önce bu kadar güzel bir gece de geçirmemiştim. İlkleri yaşıyorum kanımca. İlk milongam olması da ayrı bir ilk.&lt;br /&gt;Sevdim ben bu işi. Tangoya devam, tango gecelerine devam.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5502194112583944920?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5502194112583944920/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5502194112583944920&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5502194112583944920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5502194112583944920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/02/ilkler-guzeldir.html' title='İlkler güzeldir...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5438342648465883354</id><published>2009-02-17T13:28:00.003+02:00</published><updated>2009-02-17T13:52:01.429+02:00</updated><title type='text'>Otobüs (2)</title><content type='html'>Gece dönmek istemiyordum. Malum otobüste gece uyuyamadığımdan dengem sarsılıyor. Ama Duygu beni galeyana(?!) getirdi ve yine beraber bir gece yolculuğu yapmak üzere biletlerimizi aldık, en önden hem de. Herşey en başta gayet normaldi taa ki 45 dakika geçene kadar. Deliler gibi dolu yağmaya başladı. En önde oturduğumuzdan cama çarpan doluları yakinen görebiliyorduk. Ve işte o an trafik tıkandı. Bir santim ilerlemiyordu arabalar. Sanki korku tünelindeymişiz hissi uyandı ben de. Duygu'yla birbirimize baktığımızda aklımızdan geçen şeyler aynıydı. En son beraber yolculuk yaparken de 6 saatlik yolu 9 saatte gitmiştik. İkimizden birinde kesin uğursuzluk var. Uzun bekleyişler sonunda artık ümidimizi kestik. Çıkamıcaz bu yoldan, sabaha kadar beklicez. Uyuyarak zamanı geçirmeye çalıştık. Otobüsün hareketlenmesiyle gözümü açtım. Evet açılmıştı yol tam iki saat sonra. Uyuşan bacaklarımız, ağrıyan sırtlarımız, sigara içmek için açılan camdan giren soğuk hava. Tüm olumsuzluklara rağmen metanetimizi(!) koruduk. Bir yandan yalnız olmadığımız için sevinirken, bir yandan da benim sözümü dinleyip gündüz gitmediğimiz için hayıflandık. Uzun saatleri geride bıraktıktan sonra tanıdık bir yerlere geldiğimizde içimde bir rahatlama oldu. Aştiye geldiğime bu kadar sevineceğimi tahmin etmezdim. Sağ salim Ankara'dayız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5438342648465883354?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5438342648465883354/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5438342648465883354&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5438342648465883354'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5438342648465883354'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/02/otobus-2.html' title='Otobüs (2)'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-778603535778096142</id><published>2009-02-17T02:16:00.003+02:00</published><updated>2009-02-17T02:56:35.195+02:00</updated><title type='text'>Otobüs</title><content type='html'>Terminale otobüs kalkmadan 30 dakika önce varıyorum, yanımda sevdiklerim. Uzun zamandır yolcu edenim olmamıştı diye düşünüyorum. Bi mutlu oluyorum, bi yandan da küçük bi hüzün. Otobüse biniyorum. Koltuğumu bulup yerleşiyorum. Camdan baktığımda gördüğüm yüzlerden biri sakin, biri heyecanlı. Bir mutlu, biri duygusal. Biri sürekli el sallıyor, diğerinde hafif bir tebessüm. Biri birazcık ağlamaklı hatta. Muavin yavaştan kapatıyor bagajları. Çok şanssızım ki önümde iki çocuklu bir anne oturuyor. Çocuklar sürekli bağırıyor. Bi an o annenin yerine koyuyorum kendimi. Yıllar sonrasına gidiyorum. Çevreye verdiğim rahatsızlıktan ne yapacağımı bilemez ama bir yandan da insanların hoşgörüsüne sığınır bi şekilde susturmaya çalışıyorum onları. Bi iki abla olsa da oyalasa diye geçiriyorum aklımdan. Tekrar bugüne dönüyorum. İlgilenmeye başlıyorum çocuklarla, bir süre susuyorlar ama sonra tekrar başlıyorlar bağırmaya.  Yanım bir süre boş kalıyor. Acaba kimse gelecek mi, keşke gelmese de yayıla yayıla otursam diye içimden geçiriyorum. Otobüs artık kalkıyor, herhalde bundan sonra da kimse gelmez. Gelmiyor hakkaten, koskoca otobüste tek boş koltuk benim yanımdaki. O kadar da şanssız değilmişim. Belli bir süre çevredekilerden utandığımdan mıdır o koltuğu kullanamıyorum. Çantamı koltuğa yerleştirmekle işe başlıyorum. Into The Wild izliyorum, sırf otobüste izlemek için saatlerce mp4e çevirdiğim filmi. Bir yandan uyku bastırıyor, ama rahatlığın her zaman battığı gibi otobüste de batacağı tutuyor. Bir türlü uyuyamıyorum, bir yandan filmi de merak ediyorum, ama gözlerim kapanıyor. Birkaç dakika olduğunu tahmin ettiğim bir süre boyunca uyuyorum. İrkilerek tekrar uyanıyorum, ilk işim filmi geri sarmak. Güzel filmmiş, kaçırmamak lazım hiç bir sahnesini. Tekrar uykuya dalma, irkilme ve filmi geri sarma işlemi üç dört defa tekrarlanıyor. En son filmi bitiremeyeceğimi anladığımdan kapatıyorum aleti. Yan koltuğa yığdığım çantamı ve laptop çantasını gözüme kestiriyorum. Artık yan koltuklarda oturanlar da umrumda değil, uyku daha tatlı geliyor. Koyuyorum kafayı çantaların üstüne, filmi tekrar açıp bir süre de o pozisyonda izlemeye çalışıyorum ama yine mümkün değil. Vazgeçiyorum filmden. En iyisi müzik dinle Ece sen. Açıyorum en uyuz şarkılarımı, kafayı koyduğum gibi uykuya dalıyorum demek isterdim ama diyemiyorum. Gözüm kapalı, ama ne kadar uyuduğumu bilmiyorum, gün aydınlanmaya başlıyor. Yolculuğun son saatlerine girdiğimizi gösteriyor bu. Biraz heyecanlanıyorum. Eve gittiğim gibi, otobüs koltuğundan yüz kat daha rahat, mis kokulu yatağıma atıcam kendimi. Son saatler daha da yavaş geçiyor. Nihayet tanıdığım yerlere geldik. Terminale giricez, babam her zamanki gibi beni peronda bekliyor olacak ve arabaya atladığımız gibi sıcacık evimizdeyiz. Terminale geliyoruz. Babam beni şaşırtmıyor, beni gerçekten de bekliyor. Arabamıza atlıyoruz. Bir kaç yolculukla ilgili muhabbetten sonra, 10 dakika sessizce evin yolunu tutuyoruz. Her zamanki gibi. Hiç şaşmadan. Evde annem kapıyı açıcak ve uykulu uykulu beni karşılicak. Aynen öyle oluyor. Keşke hep aynen böyle olsa.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-778603535778096142?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/778603535778096142/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=778603535778096142&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/778603535778096142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/778603535778096142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/02/otobus.html' title='Otobüs'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-7856449357106513079</id><published>2009-02-12T12:13:00.003+02:00</published><updated>2009-02-12T12:17:04.498+02:00</updated><title type='text'>Geçici olarak servis dışı</title><content type='html'>Dükkanım sahibine yakında kavuşacak. Bilgisayarımın serviste olmasından kelli yazı yazamıyorum. Yazacak çok şey birikti, dilim şişti. Ama daha uzun bir süre de yazamayacağım gibi görünüyor. Malum 30 iş günü içerisinde tamir edilecek dendiği zaman bir buçuk ay o bilgisayarı gözden çıkarmak lazım. Ha başka bilgisayardan yazı yazamaz mıyım. Vallahi yazamıyorum. Geçici olarak servis dışıyım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-7856449357106513079?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/7856449357106513079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=7856449357106513079&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7856449357106513079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7856449357106513079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/02/gecici-olarak-servis-ds.html' title='Geçici olarak servis dışı'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6779213703352834739</id><published>2009-01-24T20:32:00.001+02:00</published><updated>2009-01-24T20:33:49.662+02:00</updated><title type='text'>Kapsülüme dönüyorum</title><content type='html'>Zaman zaman sıkıldığım, bunaldığım ama hep kendimi güvende hissettiğim yere...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6779213703352834739?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6779213703352834739/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6779213703352834739&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6779213703352834739'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6779213703352834739'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/01/kapslme-dnyorum.html' title='Kapsülüme dönüyorum'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4663204633056153253</id><published>2009-01-24T10:57:00.004+02:00</published><updated>2009-01-24T11:03:49.642+02:00</updated><title type='text'>İç ses</title><content type='html'>İnsan sürüklenip giderken, farkedemiyor. Neyin içinde olduğunu, nelere sahip olduğunu, nelere sahip olamadığını, neyi hakedip, neyi haketmediğini. O sürüklenme sırasında bir an yüzüne bir tokat çarptı, 3. gözün açıldı. Duyuların keskinleşti. Keskinleşmekle beraber çarpan bir önceki tokata göre daha hissiz, acısız olduğunu farkettin. Acısız ama daha ders verici.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes hata yapar , hatalarımızla büyüyoruz dedin. Doğru. Ama her ne olursa olsun, üçüncü bir hata olmasın. Lütfen Ece.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4663204633056153253?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4663204633056153253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4663204633056153253&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4663204633056153253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4663204633056153253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/01/i-ses.html' title='İç ses'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-2606458925515161699</id><published>2009-01-21T21:32:00.003+02:00</published><updated>2009-01-21T21:49:23.987+02:00</updated><title type='text'>Bonus Soru</title><content type='html'>Yıllardır yazı yazmıyormuşum gibi hissettim. Bunun sebebi bu dönemki final haftasının(2 haftadan oluşuyor aslında) özelliklerinden kaynaklanıyor. Sınavda çıkacak soruyu veriyorum, not alın çocuklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bonus Soru: 2008-2009 eğitim ve öğretim yılının ilk dönem final haftasının genel özellikleri nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: -Bol gezmeli, üşütmeli, hasta olmalı, uyumalı ve iyileşmeli bir final dönemidir. Yükselme, duraklama, çökme, yeniden yapılanma olarak da adlandırabiliriz.&lt;br /&gt;-Ekonomik açıdan rahat geçmiştir ki haftalık harçlığa yapılan zammın bunda büyük rolü vardır.&lt;br /&gt;-Coğrafi açıdan sıkıntılar yaşanıyor, artık eve çıkılmak isteniyor olsa da, bu istekler daha çok bekleyeceğinden stratejik olarak aileye yavaş yavaş yaptırımlar uygulamaya başlanan bir dönemdir aynı zamanda.&lt;br /&gt;-Her sınavın arasında en az iki gün olduğundan kelli yumurta bir türlü kapıya dayanamamıştır ve çalışmalar sınavdan önceki son saatlere bırakılmıştır.&lt;br /&gt;-Psikolojik açıdan da oldukça rahat bir dönemdir. Kafa rahat, huzurludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son sınavıma da cuma günü girip, okulda geçireceğim yılların yarısını tamamlamış olucam. Yıl 2.5 yolun yarısı demişler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bugün Tarih sınavına girdik. Liseden beri kopya olayıyla bir türlü haşır neşir olmamıştım. Ne zevkliymiş kopya olayı, bir kere dayanışma kaynaşma kültürüdür kopya. Tarih sınavının da kredisiz olduğunu ve bölüm asistanlarımızın girdiğini göz ardı etmeyelim. Yoksa kredili derste çekmiyoruz, aa ayıp ayıp.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-2606458925515161699?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/2606458925515161699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=2606458925515161699&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2606458925515161699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2606458925515161699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/01/bonus-soru.html' title='Bonus Soru'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6047372903836802076</id><published>2009-01-13T10:42:00.002+02:00</published><updated>2009-01-13T10:55:32.723+02:00</updated><title type='text'>Tiyatro provası...</title><content type='html'>Emre'ye gelen bir telefonla kalktık, değişiklik olur dedik, tiyatro salonunun yolunu tuttuk. Üniversite ve lise öğrencilerinden oluşan amatör bir tiyatro grubu. İlk defa sahne provası yapıyorlardı. Emre'den istedikleri şey de oyunu izleyip bir afiş tasarlamasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu kadar eğlenceli olduğunu bilmiyordum provaların. Yönetmen, orta yaşlı bir adam. Sürekli bağırıyor, küfür ediyor, ama eğlenceli. Normal hitap şekli: Gerizekalı. Tamam, belki bazen abartıyor küfürleri ama sonra gidip özür de diliyor. İlk defa bir tiyatro yönetmenini provada gördüğümden, normalinin böyle olduğunu varsaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunculukların çoğu da iyiydi. Yüksek enerjili, güzel şiveli. Yetenekli olan hemen göze çarpıyor zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunun adı "Melek". Kahve falını çok iyi bakan Melek'in çevresinde dönüyor olaylar. Eğlenceli, anlamlı bir konusu var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye turnesine de çıkacaklarmış, gidip görmek isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu soğukta şifayı kaptım, final haftasına denk gelmesi de cabası. :(&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6047372903836802076?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6047372903836802076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6047372903836802076&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6047372903836802076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6047372903836802076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/01/tiyatro-provas.html' title='Tiyatro provası...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-8787176306973552456</id><published>2009-01-10T12:08:00.006+02:00</published><updated>2009-01-10T13:07:59.955+02:00</updated><title type='text'>Fan olmak?</title><content type='html'>Aynı kadın, aynı şarkılar, aynı mekan... Peki biz neden bir daha ordayız? Fanı mı olduk acaba?&lt;br /&gt;Yasemin Mori. Tekrar If'teydi geçen akşam. Biz de nostalji olsun diye tekrar gittik. Tamam şarkıların sırası değişikti, kıyafeti farklıydı ama biz aynıydık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer daha az zevk aldık belki ama daha çok fotoğraf çektik. Buyrun size istemediğiniz kadar Yasemin Mori. Aramızda fanlar dolaşıyor olabilir:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWh9zDX6mpI/AAAAAAAAATM/nZ0BfkctIss/s1600-h/yasemin2.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWh9zDX6mpI/AAAAAAAAATM/nZ0BfkctIss/s320/yasemin2.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289616078379063954" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWh9mj8oj3I/AAAAAAAAATE/R0tpIuGRQ4k/s1600-h/yasemin3.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWh9mj8oj3I/AAAAAAAAATE/R0tpIuGRQ4k/s320/yasemin3.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289615863784705906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWh-RDdF9VI/AAAAAAAAATU/HA6OKQQqXKs/s1600-h/_MG_7770.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWh-RDdF9VI/AAAAAAAAATU/HA6OKQQqXKs/s320/_MG_7770.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289616593796855122" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://ecec.deviantart.com/art/Role-Play-108922580"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 239px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWh9b1cFEFI/AAAAAAAAAS8/VyDhQTOKHYQ/s320/yasmn+ikili.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289615679501439058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Çakmak koleksiyonuna devam:)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWiBb-XJ3PI/AAAAAAAAATc/BcVZSieP2v4/s1600-h/_MG_7869.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWiBb-XJ3PI/AAAAAAAAATc/BcVZSieP2v4/s320/_MG_7869.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289620079943212274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-8787176306973552456?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/8787176306973552456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=8787176306973552456&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8787176306973552456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8787176306973552456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/01/fan-olmak.html' title='Fan olmak?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWh9zDX6mpI/AAAAAAAAATM/nZ0BfkctIss/s72-c/yasemin2.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-8247662521546221430</id><published>2009-01-06T15:49:00.005+02:00</published><updated>2009-01-08T17:33:15.519+02:00</updated><title type='text'>Acı Haber Blogspot aracılığıyla geldi...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: left;"&gt;24 Kasım'da yazdığım yazımda &lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;/span&gt; çok sevdiğim ilkokul öğretmenim Hatice Saban'dan bahsetmiştim. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"En sevdiğim öğretmenim ilkokul öğretmenimdi. Hatice Saban. O kadar kültürlü, gezmiş görmüş bir insandı ki, bize de bilgilerini aktarmak için elinden geleni yapardı. Dersten sıkıldığımızı anladığında hemen İtalya gezisinden ya da Fransa gezisinden bir anısını anlatır, ilgimizi toplardı anında. Çok severek dinlerdim onu. Ne zaman anılarını anlatıcak diye beklerdim. Hatta 2. sınıfın yazında bizi Kıbrıs'a götürdü annelerimizle. "5. sınıfa geldiğinizde de İngiltere'ye götürücem" demişti. Götüremedi. Küstürdüler öğretmenimi. O gıcık veliler. Bizi mezun edemeden 2. sınıfta emekli oldu. Çok özledim onu, ama hiç bir öğretmenler gününde de aramadım. Uzaktan uzaktan benden haberi varmış. Nereyi kazandığımı, nerde okuduğumu hep takip etmiş. Çok seviyorum Hatice öğretmenim seni."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Değerli hocam Hatice Saban'ın kızı Duygu'dan gelen şu yorumla bir anda allak bullak oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Sevgili Ece, ben Hatice Saban'ın kızı Duygu. Annem için yazdıkların beni çok mutlu etti. Annemin öğrencilerini ne kadar çok sevdiğini biliyordum, sizleri de çok sevmişti, ama yazdığın gibi veliler onu emekliliği düşünmeye zorlamıştı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sevgili Ece, yazını annemin de okumuş olmasını çok isterdim, maalesef 31.12.2008 'de yani yılbaşı gecesi annemi kaybettik. Ama eminim senin bu sıcak düşüncelerini hissetmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sana tekrar sonsuz teşekkürler ediyorum, annemi öylesine güzel andığın için. Dualarını eksik etme. Sana öğrenim ve meslek hayatında sonsuz başarılar diliyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sevgiyle,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Duygu SABAN ÖKESLİ"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözyaşlarıma hakim olamadığım bu yorumu tekrar tekrar okudum. Canım öğretmenim keşke sen de okuyabilseydin  yazdıklarımı. Arkanda seni seven bir sürü öğrenci bıraktın... Seni çok seviyorum. Rahat uyu...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-8247662521546221430?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/8247662521546221430/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=8247662521546221430&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8247662521546221430'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/8247662521546221430'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/01/ac-haber-blogspot-araclyla-geldi.html' title='Acı Haber Blogspot aracılığıyla geldi...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6340248039113542208</id><published>2009-01-04T17:00:00.003+02:00</published><updated>2009-01-04T17:08:34.674+02:00</updated><title type='text'>:S</title><content type='html'>Altı üstü iki üç gün gezdim diye, şimdi odamda uslu uslu oturma mecburiyeti hissediyorum. Bu durum benim canımı çok sıkıyor. Hele ki haftasonu okulda internet kesintisi olmasından dolayı da ayrı bi sıkıntılıyım diye düşünürken, internetler geldi:) (internetler evet)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternet yok bari ders çalışim diyordum, ama sınavlara daha 9 gün olmasından kelli yumurtanın ziyaretine daha çok var diyerek çalışamıyorum. Onun yerine oturup bilgisayardaki bütün fotoğraflara tek tek baktım. Arada hoşuma giden bir kedi fotoğrafı oldu, karanlık çıkmış diye çok üstünde durmamışım belli ki. Oturdum onu düzenledim, yanına da bir fotoğraf daha ekliyim de bir anlamı olsun istedim. Öyle kuru kuru kedi olmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://ecec.deviantart.com/art/where-you-goin-108381172"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 299px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWDQImjJHaI/AAAAAAAAAS0/GRMHniW_Zw0/s400/kediagac+k.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287454808738438562" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hep birileri gidiyor, ben arkalarından bakakalıyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canımın sıkıntısını anca kendim geçirebilirim sanıyordum ama pek yanılıyormuşum. Kafamda dolaşan bir sürü saçma sapan düşünceyle depresyona girme eşiğindeyim. Yalnız kalmamak lazım, yürü alışverişe gidiyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6340248039113542208?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6340248039113542208/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6340248039113542208&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6340248039113542208'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6340248039113542208'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/01/s.html' title=':S'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SWDQImjJHaI/AAAAAAAAAS0/GRMHniW_Zw0/s72-c/kediagac+k.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-2881542467057344108</id><published>2009-01-02T00:23:00.002+02:00</published><updated>2009-01-02T00:46:10.399+02:00</updated><title type='text'>Biz mi yaşlandık?</title><content type='html'>Ailemle geçirmediğim yılbaşları arasında en huzurlu olanı dün gecekiydi sanırım. Evet dün gece yılbaşıydı. Enteresan aslında hiç de farklı bir gün gibi değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cepa'da öğle yemeğinin yerine geçen sabah kahvaltısıyla başlayan günümüz, Boyner'in bitmek tükenmek bilmeyen kasa kuyruğuyla devam etti. Kızlara hazırladığım yılbaşı paketlerinin içine koymak istediğim kırmızı çorap ve kırmızı donları almayı ısrar edince 1 saatimiz kuyrukta geçti. T-box'ı zengin ettik dicem de 3 alana 3.sü bedava olduğu için pek de öyle sayılmaz. Kuyruk sırasında bir de kısa süreli bir stresimiz oldu benim cüzdanımı kaybetmemle. Elim kolum dolu poşetlerle bir de cüzdanımı tutmaya çalışınca, ardından hepsini yere düşürünce cüzdanı önemsiz görmüş olsam gerek ki almamışım. Kurtarıcımız Mert sağolsun, bulunduğu yerden kaptı getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gereksiz bilgilerden sonra, odamıza sağ salim vardık. Duygu'yla Burcu gelmeden odaya girip kapıyı kilitledim ve cici yılbaşı poşetlerinin içindekileri tamamladım. Ne vardı bakalım içinde, cici tahtadan yapılma bir takvim, rakı, kaju, tobleron, kırmızı çorapla don, pingui. Kapıda çatladılar açmıyorum diye. İki dakika durun la açıcam. Pek mutlu oldular. Aslında hediye almicaz diye sözleşmiştik ama, ben dayanamadım, içimden gelen hediye alma dürtülerine kulak verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecenin devamında, Domino's a yemeğe gittik. Saat 9buçuğu göstermekteydi o sıralarda. Video çeke çeke yemeğimizi yedikten sonra, evin yolunu tuttuk. Evde Çağatay'ın hazırladığı güzel kokteyl eşliğinde tüm geceyi geçirdik.  Kokteyl de tam sevdiğim cinsten. Tweety'ymiş ismi de. Pi'den çıkma kokteylin ismi de böyle oluyor işte. Muzlu süt gibiydi. Muz likörüyle süt olduğundan olmasın?:) Bir de Baileys. Güzeldi burdan teşekkür ediyoruz.&lt;br /&gt;Çok huzurluydum, gözüm sürekli kapıda olmasına rağmen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecenin olayı tuvaleti taşırmam olabilir, ama burda çok deklare etmek istemiyorum bu olayı. Bilenler zaten ben söylemeden de gülüyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi evimde gibi hissettim. Gerçekten mutluydum. 2009'a yalnız girdim belki ama, yalnız olmadığımı da hissettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatacak bir sürü şey olmasına rağmen, burda kesiyorum ve hepinize iyi yıllar diliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SV1HDeaHmWI/AAAAAAAAASs/JsixzdJtdWc/s1600-h/n1369246106_30219219_3015.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SV1HDeaHmWI/AAAAAAAAASs/JsixzdJtdWc/s320/n1369246106_30219219_3015.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5286459662630623586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-2881542467057344108?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/2881542467057344108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=2881542467057344108&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2881542467057344108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2881542467057344108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2009/01/biz-mi-yalandk.html' title='Biz mi yaşlandık?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SV1HDeaHmWI/AAAAAAAAASs/JsixzdJtdWc/s72-c/n1369246106_30219219_3015.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6443268279837924961</id><published>2008-12-31T18:51:00.002+02:00</published><updated>2008-12-31T18:56:37.465+02:00</updated><title type='text'>2009</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SVujYRuo1pI/AAAAAAAAASk/9UD2zrP_QNM/s1600-h/newyear.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SVujYRuo1pI/AAAAAAAAASk/9UD2zrP_QNM/s320/newyear.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285998225120614034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hepimize mutluluk, bol aşk, bol arkadaşlık, bol para, en önemlisi bol sağlık getirsin bu yıl!&lt;br /&gt;2009 benim yılım olsun :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6443268279837924961?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6443268279837924961/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6443268279837924961&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6443268279837924961'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6443268279837924961'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/12/2009.html' title='2009'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SVujYRuo1pI/AAAAAAAAASk/9UD2zrP_QNM/s72-c/newyear.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6389194485001846964</id><published>2008-12-23T23:53:00.003+02:00</published><updated>2008-12-24T00:25:57.375+02:00</updated><title type='text'>Nasıl bir sekiz gündü öyle ?!</title><content type='html'>ÇS'de geçen 8 günün ardından biten sınavlarımla acayip bir rahatlama hissediyorum. Bu kadar rahatlicamı ben bile tahmin etmemiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir haftada dört sınav. Zaman zaman bir gazla çalıştım, zaman zaman depresyona girdim, ağladım, rahatladım. Ama şu sekiz günü atlattım ya başka birşey istemem. Ben bu kadar çalışmaya daha alışık değilim. Bir sınavdan çıkıp tam rahatlicam, ama diğer sınava çalışmam gerekiyor, çünkü arada gün yok. İşte bu beni gerçekten hüzünlendiriyor Alpay Erdem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neysee naptık ettik atlattık, sanki finaller bitmiş de tatile girmiş gibi konuşuyorum ben de. Bir hafta geçmeden başlicam yine çalışmaya. Öğrenci psikolojisi işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada yılbaşı da yaklaşıyor, hala ne yapıcaz bilmiyoruz. Benim canım evde oturup muhabbet etmek, efendime söyleyim pijamaları giyip monopoli oynamak filan istiyor. Nitekim öyle de yapmayı umuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yer çam ağaçlarıyla, yılbaşı süsleriyle kaplanmışken, dışarıda da kar var! Yılın ilk karı yağıyor şu anda. Babamın da dediği çıktı.&lt;br /&gt;-Kızım televizyonda kar gösteriyor&lt;br /&gt;-Yok baba kar filan&lt;br /&gt;-Yağacak yağacak.&lt;br /&gt;Aradan 3 gün geçti ve yağdı gerçekten. Adanalı olarak, çok mu tepki gösterdim bilmiyorum bu olaya. Arabaların üstünde tuttu karlar, işallah tam tutucak da kar topu oynicaz, poşetle yokuşlardan kayıcaz. Burda yokuştan bol birşey de yok. Adana'ya kar yağsa bile kayıcak yokuş olmadığından pek bi anlamı olmazdı sanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel bir hafta beni beklemekte, bunu da hakettim sanırım. Eskişehir bizi bekle:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6389194485001846964?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6389194485001846964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6389194485001846964&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6389194485001846964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6389194485001846964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/12/nasl-bir-sekiz-gnd-yle.html' title='Nasıl bir sekiz gündü öyle ?!'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-381667340814385643</id><published>2008-12-14T12:18:00.004+02:00</published><updated>2008-12-14T12:45:45.299+02:00</updated><title type='text'>Naptım ben bu tatilde?</title><content type='html'>Tatilin son günü sınav tarihlerine bakmayı akıl edince, ortaya yumurta-kapı görüntüleri çıkıyor. Tamam biliyordum döner dönmez çarşamba sınavım olduğunu, cumartesi de olduğunu biliyordum. Halledecektim bir şekilde. Lakin cumartesiden sonraki pazartesi ve salı arka arkaya sınavlarım olduğunu öğrenmem hiç iyi olmadı. Şurda son günüm ders çalışasım da gelmiyor. Ki çalışmayacağım da zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturmuş Sünger Booob izliyorum. Bayram boyunca her gün saatlerce izlediğim ve koltukta her daim uyuyakaldığım için, şuan izlediğim tekrarların bir bölümünü hatırlıyorum, bir bölümünü hatırlayamıyorum. O hatırlayamadığım bölümleri de kaçırmamam lazım. Yapamam bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara'da iki ay hiç televizyon izlemeyip ve yokluğunu hiç de aramayıp, Adana'ya gelip başından kalkamama durumu söz konusu. Ev halkının da genelde televizyon başında olduğunu düşünürsek Yemekteyiz'den Beyaz Show'a, türlü türlü magazin programlarından sabah çizgifilmlerine her bir şeyi izledim 9 gün boyunca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık sömestr tatiline kadar televizyon izlemem, bu kadar televizyon yeter bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatilde İdil ve Cihan'la klasik buluşmamızı da yaptık. Yıllardır gitmediğim İsimsiz yere gittik. Çok severdik lisedeyken oranın körili tavuğunu. Gerçi saatlerce bekletiyorlar, o sırada içerdeki ağır köri ve tavuk kokusu üstünüze bir güzel siniyor, ama yemeği süper bence. Beklemeye değiyor.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SUTiiYAMNHI/AAAAAAAAASc/DAaII0Y9YKw/s1600-h/_MG_7195.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SUTiiYAMNHI/AAAAAAAAASc/DAaII0Y9YKw/s320/_MG_7195.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279593743371744370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Canlarım yaa...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İdil'e sesleniş: Yavrum depresyona girme, gençsin güzelsin hayatını yaşa:) Ankara'ya da gel!!&lt;br /&gt;Cihan'a sesleniş: Evini en kısa zamanda hayırlıcam ama yerinde durmuyorsun ki anacım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Murat'la görüşemedik, neden? Beni ekti. Yaylada mangal yapmak uğruna ekildim ve sonuç olarak görüşemedik. Halbuki çok özlemiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha bir de vefasız ben her Kurban bayramının 3. günü gerçekleşen mezunlar gününe gitmedim. Gidemedim. Bayramdan bayrama gördüğüm akrabalarla beraberdik. O sebepten lise arkadaşlarımın hiç birini de göremedim. Artık sonraki tatilde hepsiyle görüşmeyi umuyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulen naptım ben bu tatilde?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-381667340814385643?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/381667340814385643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=381667340814385643&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/381667340814385643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/381667340814385643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/12/naptm-ben-bu-tatilde.html' title='Naptım ben bu tatilde?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SUTiiYAMNHI/AAAAAAAAASc/DAaII0Y9YKw/s72-c/_MG_7195.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5301611842459204935</id><published>2008-12-07T13:41:00.005+02:00</published><updated>2008-12-09T23:31:21.962+02:00</updated><title type='text'>Ev</title><content type='html'>18 yıl yaşadığım ev, şimdi oldu annemle babamın evi.&lt;br /&gt;Yatağımda misafir gibiyim, kendi yatağımı arıyorum. Yastığım da sert geliyor artık. Dolaplarımda babamın gömlekleri, misafir çarşafları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında hiçbirşey değişmedi, bir yandan da çok şey değişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evim gibi gördüğüm yurt odam aslında evim olmuş çoktan. Yaz tatili geldiğinde toplarken yurdumdaki odamı üzülüyorum. Keşke her şey aynı kalsa diye. Ama eve gelip yerleşirken misafir gibi yerleşiyorum, sanki öbür gün tekrar toplanacak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki şehir arasında ben de değişiyorum resmen. Adana'da çocuk, sorumluluk almasına gerek olmayan, emin ellerde. Ankara'da ise yetişkin, başının çaresine bakması gereken, hesabını bilen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangisi daha çok hoşuma gidiyor? Sanırım ben Ankara'da esas ben olabiliyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5301611842459204935?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5301611842459204935/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5301611842459204935&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5301611842459204935'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5301611842459204935'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/12/ev.html' title='Ev'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-2986937330114818131</id><published>2008-12-05T00:10:00.008+02:00</published><updated>2008-12-13T19:11:58.252+02:00</updated><title type='text'>Süpriz mi? Bana mı? Neymiş?</title><content type='html'>Uzun zamandır süpriz yapılmamıştı bana. Dünden beri Mert'in "organizasyon yap süprizim var sana!" laflarını pek ciddiye almamıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Organizasyon dediği de öyle büyük birşey değil, en az dört kişilik bir yemekti altı üstü. Öğlen 6 kişi toplaştık Kalabalık'a yemeğe gittik. 3 çifttik sonra 4 çift olduk. Resmen çift patlaması yaşandı ortamda. Duygu'nun ısrarları üzerine bir de kızlar erkekler karşılıklı oturunca iyice değişik bir ortam oldu, hiç yaşamadığım. Neyse süpriz süpriz dediler, ortada birşey yok. Fondü tabağı aldık diye kandırıyorlar bir yandan. Ben de inandım ne alaka ne fondüsü filan diyorum.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SThZZ2_lnwI/AAAAAAAAARg/rJGz6ipLyAI/s1600-h/IMG_7899.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px; font-weight: bold;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SThZZ2_lnwI/AAAAAAAAARg/rJGz6ipLyAI/s320/IMG_7899.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5276065264258359042" border="0" /&gt;&lt;span style="display: block;" id="formatbar_Buttons"&gt;&lt;span class="on" style="display: block;" id="formatbar_Italic" title="İtalik" onmouseover="ButtonHoverOn(this);" onmouseout="ButtonHoverOff(this);" onmouseup="" onmousedown="CheckFormatting(event);FormatbarButton('richeditorframe', this, 4);ButtonMouseDown(this);"&gt;&lt;img src="http://www.blogger.com/img/blank.gif" alt="İtalik" class="gl_italic" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;perspektif çiftler...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse Mert beyi kesmedi akşam bir organizasyon daha yaptık. O da yine 6 kişilik Kahve Dünya'sına gitme etkinliği. Baya etkinlik oldu gerçekten. Hayatımda ilk kez Odtü'den Bahçeli'ye otostopla gittim! Tam 3 araba değiştirerek. Birbirinden enteresan tiplerin arabasına bindik. Başımıza bişe gelmedi Allah'tan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağ salim Kahve Dünya'sına vardıktan sonra Mert bey süprizi çıkardı. Köln'den alınmış bir Hard Rock Cafe Zipposu! Tabiki özellikle bana alınmamış ama çakmak koleksiyonuna başladığımı öğrenen Mert içinden gelerek, kullanmadığı ve sağlam olan zipposunu bana hediye etti. Düşünüyorum da uzun zamandır hediye almamıştım kimseden. Yeni enişteme (enişte lafı da yakışmadı yahu) çok özel teşekkürü bir borç biliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotoğraf makineli ve iskambil kartlı çakmaklarımdan sonra hard rock cafe zippom nadide koleksiyonumun 3. parçası olarak rafımda yerini almış bulunuyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not:Burger King'in bahçesindeki Rıfkı adlı maymunun sahibine sabır diliyoruz hepberaber...:)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/STu5ZIRON2I/AAAAAAAAARo/Cvk7CvXQ3Ng/s1600-h/r%C4%B1fk%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/STu5ZIRON2I/AAAAAAAAARo/Cvk7CvXQ3Ng/s320/r%C4%B1fk%C4%B1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5277015229762254690" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-2986937330114818131?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/2986937330114818131/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=2986937330114818131&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2986937330114818131'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2986937330114818131'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/12/spriz-mi-bana-m-neymi.html' title='Süpriz mi? Bana mı? Neymiş?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SThZZ2_lnwI/AAAAAAAAARg/rJGz6ipLyAI/s72-c/IMG_7899.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-2665073258292954111</id><published>2008-12-01T22:32:00.002+02:00</published><updated>2008-12-01T23:10:07.747+02:00</updated><title type='text'>Kışın 1i geldi...</title><content type='html'>Kışla aram pek iyi değildi. Adana'da kış biraz yağmur, biraz da gri ve kasvetli hava demektir. Pek soğuk olmaz. Kar desen hiç uğramaz oralara. Adana'nın baharı güzeldir, yazın sıcağı tam gelmemişken tadını çıkar çıkarabildiğin kadar. Bahar her yerde güzel. Ama kış dedin mi Ankara'da yaşanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün kışın ilk günü. Soğuk bir kar havası, ama yağmak için pek acele etmiyor. Kış dediğin karlı, kardan adamlı, kar savaşlı olur. 3. kışımı yaşicam bu yıl Ankara'da. Hiç unutmuyorum bir gün Duygu bizde kalıyor, mışıl mışıl uyuyoruz. Sabahın köründe bir telefon. "Perdeyi açıp bakın! Kar yağmış! Hadi çıkın kar topu oyniyalım!" Alican'ın o telefonu hiç unutulmaz. Hala her kar yağdığında bu aklımıza gelir, güleriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adana'da yaşayamadığım kış havasını, Ankara'da doyasıya yaşıyorum. Yurdun önündeki otoparkta en kısa zamanda kar topu oynamak istiyorum. En kalın montumu giyip, hiç takmadığım en kalın beremi takıp, eldivenlerimi geçirip fiziğin yokuşundan koroplast poşetleriyle kaymak istiyorum. Buzlanmış yollarda kaymadan yürümeye çalışırken düşeyazmak, o sırada da yanımdakini düşürmek ve ona gülmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey Kar! Bir an önce yağ da gülelim, eğlenelim, kar topu oynayalım, birbirimizin kazağının içine kar atalım, düşenlere gülelim, bembeyaza boyanalım, sonra silkelenelim, filmlerdeki kardan adamlardan yapmak isteyelim, ama hiç beceremeyelim. Evet, eskiden hiç sevmediğim Kar'ı şimdi seviyorum, hatta özledim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün de Küller ve Kar filmini izledim, bende bir hipnoz etkisi yarattı. O nasıl fotografik bir bakıştır hayran kaldım. Yönetmeni de fotoğrafçı olunca böyle kareler çıkıyor ortaya. Bir fotoğrafçıya fotoğrafların  yetmediği yerde yapılması gereken en iyi şey böyle bir film çekmek olsa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu da söylemeden geçemicim Geleceğe Dönüş serisini bu yaşıma kadar izlememiş olmaktan utandım. 1985-89-91 yapımı üçlüyü çok sevdim lan. Daha dün çekilmiş gibi, kaliteli, hiç bir falso bulamadım. Helal olsun Steven amca!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-2665073258292954111?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/2665073258292954111/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=2665073258292954111&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2665073258292954111'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2665073258292954111'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/12/kn-1i-geldi.html' title='Kışın 1i geldi...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4149063100738068405</id><published>2008-11-26T23:59:00.004+02:00</published><updated>2008-11-27T00:03:00.408+02:00</updated><title type='text'>Üzülmek mi?</title><content type='html'>Bir kız gördüm bugün.&lt;br /&gt;Üzgündü.&lt;br /&gt;Üzül, ama geçeceğini de bil dedim.&lt;br /&gt;Anlamak istemedi.&lt;br /&gt;Her şey geçiyor, gidiyor. Ne büyük sevgiler tükendi, ne büyük aşklar sonlandı, ne büyük üzüntüler unutuldu bu tarihte.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4149063100738068405?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4149063100738068405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4149063100738068405&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4149063100738068405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4149063100738068405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/zlmek-mi.html' title='Üzülmek mi?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-1274906465107237385</id><published>2008-11-24T00:45:00.004+02:00</published><updated>2008-11-24T01:40:16.121+02:00</updated><title type='text'>Öğretmenler günü anılarımı depreştirdi!</title><content type='html'>En sevdiğim öğretmenim ilkokul öğretmenimdi. Hatice Saban. O kadar kültürlü, gezmiş görmüş bir insandı ki, bize de bilgilerini aktarmak için elinden geleni yapardı. Dersten sıkıldığımızı anladığında hemen İtalya gezisinden ya da Fransa gezisinden bir anısını anlatır, ilgimizi toplardı anında. Çok severek dinlerdim onu. Ne zaman anılarını anlatıcak diye beklerdim. Hatta 2. sınıfın yazında bizi Kıbrıs'a götürdü annelerimizle. "5. sınıfa geldiğinizde de İngiltere'ye götürücem" demişti. Götüremedi. Küstürdüler öğretmenimi. O gıcık veliler. Bizi mezun edemeden 2. sınıfta emekli oldu. Çok özledim onu, ama hiç bir öğretmenler gününde de aramadım. Uzaktan uzaktan benden haberi varmış. Nereyi kazandığımı, nerde okuduğumu hep takip etmiş. Çok seviyorum Hatice öğretmenim seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir öğretmen geldi tabi. Zekine Yüce. Onu da çok sevdik, ama Hatice öğretmenimizin yerini tutamadı. Onun gibi anılarını anlatamadı. İlkokulda bir öğrenci için öğretmeninin değişmesi zordur, sıkıntılıdır. Resim ve beden eğitimi derslerinin hocaları ayrıydı. Resimden 4 aldığım için çok kızmıştı Zekine hocam bana. Çok içerlemiştim. Üzülmüştüm. Aldıysam aldım, napabilirim, onu resim öğretmenine söylemek lazım. Zaten resim öğretmenim de bana sürekli Ecem derdi, sinir olurdum. Benim adım Ece. Ece! Beden eğitimi öğretmenimiz kadındı. Derse topuklu spor ayakkabıyla gelirdi, hatta tam spor ayakkabı da değildi. O zamanlar modaydı. Adını hatırlayamıyorum şimdi. Çok bir iz bırakmamış bende ama güzel bir kadındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5.sınıfta okul değiştirdim, özel okula geçtim. O sene temel eğitim yılı 5'ten 8'e çıktı. Daha iyi bir eğitim almamı istedi ailem. Ama ben zaten 60 kişilik sınıfımda da çok iyi eğitim alıyordum. Önlükler atıldı, formaya geçildi. Önce garipsedim. Ama sevdim, havalıydı. Süveteri, ceketi, kareli etekleri vardı. Okulu önce çok büyük ve soğuk buldum. Bilfen. Ama okullar açıldı, öğrenci doldu içi. O zaman çok sevdim. Arkadaşlarımı sevdim. Ama eski arkadaşlarımı da çok özledim. Bir gün ziyarete gittim formamla. Kendimi kötü hissettim. Sanki hava atıyor gibiydim. Ama o kalabalık sınıfı, konuşsan bile hocanın seni farketmeyeceğini düşündüğün o sınıfı çok özlediğimi farkettim. Arkadaşlarımı büyümüş gördüm. İçim burkuldu. Zekine öğretmenimi de özlemiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni öğretmenim kıvırcık saçlı, şu an adını hatırlayamadığım bir kadındı. (Şimdi hatırladım Melahat Kabak)Hiç alışamadım ona. Çünkü kızgındı. Evde problemleri var gibiydi. Devlet okulundaki sınıfından öğrencileriyle beraber Bilfen'e geçmiş. Sınıfın çoğu eski öğrencisiydi. Onları tanıyordu, sanki kayırıyordu da. Belki de kayırmıyordu da ben öyle  hissediyordum. Yıllar sonra otobüste gördüm. Arka koltuklarda oturuyordu. Bense önlerde ayakta duruyordum. Yanına gidip "hocam beni hatırladınız mı?" demekle görmezden gelmek arasında çok kaldım. Ben görmemeyi tercih ettim. Halbuki o, ben liseden mezun olduğum yıl arayıp başarılar dilemişti. Pişman oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra dersler branşlara ayrıldı tabi. Fen bilgisi öğretmenimin hayranıydım. Ne güzel anlatıyordu. Ne güzel anlıyorduk. Mehmet Özdal. Geçenlerde facebookta buldum. Ekledim hemen.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ece Cengiztekin:merhaba hocam..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;ben bilfende ortaokulda okurken dersimize giriyordunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;çok severdim dersi sayenizde. beni hatırlar mısınız bilmiyorum ama çok mutlu oldum sizi görünce.. kendinize iyi bakın..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Mehmet Özdal:uzun yıllar geçti üstünden....ne zor hatırlamak.........ama şu an sanırım benim okulumdasın........ODTü de ne okuyosun :) selam söle oralara&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diye bir konuşma geçti aramızda. Beni hatırlaması tabiki kolay değildi. Ama ben onu hiç unutmadım. Diğer hiç unutamadığım hocam da Meral Batman. Matematikçimiz. En sevdiğim dersin matematik olmasından mı onu seviyordum, yoksa onu sevdiğim için mi matematiği sevdim şu an kestiremiyorum. Ama çok iyi bir öğretmendi. Annemin matematik öğretmeni olduğunu duyunca, "aa demek o yüzden matematiğin bu kadar iyi" demişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki alakası yoktu. Annem bana hiç matematik çalıştırmadı. Çünkü matematiği benim kadar sevmemiş. İstemeden öğretmen olmuş, anneannem öğretmen olduğu için. Kız çocuğu öğretmen olur mantığıyla. Yıllardır okulun açılmasına üzülür, üşenir ama sonra alışınca da emekli olmaktan her yıl vazgeçer. Lisede az yazılı kağıdı okumadım annemin. Hatta hiç unutamadığım bir olaydır. Kızın birine sıfır vermiştim kağıdı boş diye. Kız ağlamış sınıfta ben yaptım bütün soruları diye. Meğersem cevaplar için ayrılan bölüme değil de, soruların altındaki minicik boşluklara yazmış cevapları. Annem ondan sonra bana yazılı okutmadı:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bir zaman fen lisesi kazanmak istememiştim. İnekti onlar gözümde. Ben inek değilim orda ne işim var.  Onlarda rekabet var ben orda yapamam diye düşündüğümü hatırlıyorum. Tercihlerimde hiç fen lisesi olmadı. Hatta Adana'nın sıralamada birinci anadolu lisesi olan Kurttepe Anadolu Lisesi'ni de yazmadım. Ben gölün kenarındaki manzarası süper olan, sürekli partiler yapılan okulu kazanmak istiyordum. Orda kıyafete de karışmıyorlardı. Seyhan Anadolu Lisesi. Kazandım ve istediğim oldu. Okulumu çok sevdim. Ama müdürümüz Oktay Girgin biraz aksi bir insandı. Okula geldiğimiz daha ilk gün, velilerin de okula çocuklarını bırakmak için geldiği o ilk gün, bir öğretmene bağırdığını hatırlıyorum. "Çıkar ellerini cebinden terbiyesiz!". Buz gibi bir hava esti. Nasıl bir yere geldim ben? Ama eski öğrenciler rahattı. Alışmışlar onun bu tavırlarına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liseye geldiğimde anladım ki ben büyüdüm. Farklı bir yerdeyim, burası ortaokul gibi değil. Daha serbest, daha kendi başınasın. Hiç unutamadığım hocam felsefe hocamız İsmail Yılmaz. Öğretmenliğe bu kadar aşık bir insan görmedim. Derse girdiği anda anlıyorsun. Yeni bir ders, yeni bir alan, aşina olmadığımız konular. Çok sevdim felsefeyi onun sayesinde. Hatta öss'de hepsini doğru yapıp okula ziyarete gittiğimde, hocam sizin sayenizde! diyip öptüm. Bize garanti vermişti 7'de 7 yapmassanız bana gelin diye. Sözü doğru çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih dersinde hiç bir zaman çok başarılı olamamıştım, çünkü sevmiyordum. Ezberlenmesi gereken şeyler. Bir sürü hem de. Ama Celali Boylu tabularımı yıktı. Bana resmen dersi sevdirdi, heyecanla dersi dinlememi sağladı. Tarih çok da korkulacak bir ders değilmiş bunu gösterdi. Esprili anlatımıyla sıkmadan 40 dakika odaklanmamızı hat safhada tutmaya çalıştı. Onun da işini sevdiği her halinden belliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir tarih hocam ise tam tersiydi. Heyecansız bir sesle ezberlemiş gibi anlatırdı dersi. Bir türlü sevemedim onu. Soğuk gelirdi bana. Mine Sarı. Bir yazılıya çalışamamıştım, belki de çalışmak istememiştim ve bütün geceyi kopya yazarak geçirmiştim. Normalde çok başarılı kopyalar çekerdim, ama genelde kopya verirdim. Ama o gün şanssız günümdü, moralim bozuktu ve ben en önde oturuyordum. Yazacak yapışkan kağıt bulamadığımdan, normal kağıtlara yazıp bacağımın arasına koymuştum. Ama sorular geldiğinde, o kopyaların bile işe yaramayacağı belli oldu, bu sefer arkaya dönüp bakmaya çalıştım. Bunu farkeden hocam, sıramı öne çekip, arkamla boşluk yaratmak istedi. Masayı öne çektiğinde de bacağımın arasındaki bütün kopyaları gördü ve kağıdımı alıp, kopyaları üstüne iğneledi. Ben ağladım, zırladım. Gidip özür diledim ve yazılıdan 20 aldım. Fakat bütün sınıfın notları yerlerdeydi ve sınıf ortalaması 50'nin altındaydı. Bu durumda hakkımızı kullandık ve yazılıyı tekrar ettirdik. Buna çalıştım girdim. Hayatımda aldığım en düşük notu, 20'yi sildirip 85 aldım. Aklımdan hiç çıkmaz. Hocama  selam ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrendiğim bir şey var ki, öğretmenler normal hayatlarında sınıfta olduğu kadar mesafeli değiller. Mesafeli olmasalar, öğrenci milletine güven olmaz hemen şımarırlar. Çok soğuk dursalar bu sefer de, öğrencilerden yemedikleri söz kalmaz. Aslında bizim sevdiğimiz öğretmenler, bu ikisini dengede tutabilenlerdi. Biraz samimi olunca, aslında gıcık aldığımız o hocaların hiç de öyle olmadığını gördüm. Gıcık aldığım için utandığım oldu. Gıcık da alsam hepsinin hayatıma kattığı bir şey oldu. Hiç yoktan anılarım kaldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya yazmadığım ve adı aklıma gelmeyen bütün öğretmenler için gelsin. Öğretmenler gününüz kutlu olsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-1274906465107237385?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/1274906465107237385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=1274906465107237385&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1274906465107237385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1274906465107237385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/retmenler-gn-anlarm-depretirdi.html' title='Öğretmenler günü anılarımı depreştirdi!'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5338648680689516840</id><published>2008-11-22T23:27:00.004+02:00</published><updated>2008-11-22T23:57:49.984+02:00</updated><title type='text'>Alışveriş delisi misiniz Testi(?!)</title><content type='html'>Günlerdir ders çalışan ve artık bugün sınava girip, sinir stres atmak isteyen bir arkadaşımı-ki o arkadaş Duygu'dan başkası değil- alışverişe götürmekten  başka bir fikir gelmedi aklıma. Aslında amacımız alışveriş yapmak değildi, ekonomik krizin bizi de vurduğunu düşünürsek yapmamak hayrımızaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemeğe bir ton para ödemekle işe başladık. Ki yemekleri bitiremedik bile ki çok verimli bi iş olmadı. Karnımızı doyurduktan sonra, şöyle bir gezer yediklerimizi eritiriz düşüncesiyle gezmeye başladık. Ama girdiğimiz ilk dükkandan itibaren içimizdeki canavarlar ortaya çıkmaya başladı. Meğersem ne çok istediğimiz şey varmış. Duygu çizme alma hasretiyle yanıp tutuşuyormuş da haberimiz yokmuş. Gördüğü her çizmeyi deneyerek yediklerini eritiyordu aynı zamanda. Bense çocukluğumdan beri giymek istediğim mini eteği bulma peşindeymişim. Deneme kabininde ayakkabıyı çıkarıp giyerken ben de erittim bi nebze yediklerimi. Ama Duygu kadar şanssız değildim ki aradığımı buldum sonunda. O yönden verimli bir alışveriş geçirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En en önemlisi ve artık başladığım için ayrı bi mesut olduğum çakmak koleksiyonumun ilk parçasını almış olmamdır. Evet aldım, bunu başardım. Orda burda gördüğüm orijinal çakmaklara bir gıptayla bakmaktan sıkıldım. İçimdeki çakmak canavarını dışarı çıkardım. Bu tarihi olaya şahit olduğu için çok şanslı bir insan Duygu hanım. Yıllar sonra 98759485 tane çakmak sahibi ünlü koleksiyoner Ece Cengiztekin ile röportaj yaptıklarında&lt;br /&gt;söylerim ilk çakmağımı alırken Duygu yanımdaydı diye:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o meşhur olacak çakmak:&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSh9ml5_pCI/AAAAAAAAARQ/B7yt042Js2s/s1600-h/_MG_6975.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSh9ml5_pCI/AAAAAAAAARQ/B7yt042Js2s/s320/_MG_6975.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271601465801024546" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sıra geldi testimize: Alışveriş delisi misiniz değil misiniz?&lt;br /&gt;1.Yazıda hangi kelime iki kere kullanılmıştır?&lt;br /&gt;a)Duygu&lt;br /&gt;b)Çakmak&lt;br /&gt;c)Koleksiyon&lt;br /&gt;d)Canavar&lt;br /&gt;2.Bir adaya düşseniz almak istediğiniz ilk şey?&lt;br /&gt;a)Alışveriş sepeti&lt;br /&gt;b)Bilgisayar şarj aleti&lt;br /&gt;c)Çakmak koleksiyonu&lt;br /&gt;d)El feneri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçlar: Eğer a'lar çoğunluktaysa alışveriş yapmadan nefes alamıyorsunuz! Kafayı yemek üzeresiniz! Bu alışkanlığınızdan kurtulmak için küçük bir kasabaya yerleşmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B'ler çoğunluktaysa alışveriş yapmadan duramıyorsunuz, ama paranız bitince başkalarından borç isteyecek kadar da ileri bir safhada değilsiniz! Paranızı bir bankaya yatırın ve unutun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C'ler çoğunluktaysa alışveriş yapmak sizin için bir zevk. İhtiyacınız olduğu zaman gidip gezmekten zevk alıyorsunuz. Vahim bir durumda değilsiniz merak etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;D'ler çoğunluktaysa alışveriş yapmaktan nefret ediyorsunuz! Hiç alışverişe çıkmıyorsunuz, bu yüzden çöpleri karıştırıp işe yarar birşeyler arıyorsunuz ya da arkadaşlarınız dolaplarından geçiniyorsunuz! Bir önce lavaboya gidip yüzünüzü yıkayın ve aynaya bakın. Üstünüzdeki kazak size hiç olmamış!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5338648680689516840?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5338648680689516840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5338648680689516840&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5338648680689516840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5338648680689516840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/alveri-delisi-misiniz-testi.html' title='Alışveriş delisi misiniz Testi(?!)'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSh9ml5_pCI/AAAAAAAAARQ/B7yt042Js2s/s72-c/_MG_6975.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-7621212803284465509</id><published>2008-11-22T00:54:00.017+02:00</published><updated>2008-11-23T00:01:28.236+02:00</updated><title type='text'>Artforum Ankara Sanat Fuarı</title><content type='html'>19-23 Kasım tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezinde gidilse zevk alınacak, gidilmese de hayatın anlamı kaybolmicak bir fuar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdF36H1KRI/AAAAAAAAARA/Ylx27yxVhe8/s1600-h/_MG_6907k.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 319px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdF36H1KRI/AAAAAAAAARA/Ylx27yxVhe8/s400/_MG_6907k.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271258715657677074" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gittik, gördük, zevk aldık, yorulduk. 200 sanatçının resimleri ve heykellerini inceledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıkardığım en önemli sonuç, her sanatçının iyi de olsa kötü de olsa bir "tarz"ı var. Tarzı olmayan sanatçı yoktu diyebilirim. Tamamen soyut bir resmin çok benzerini bir daha yapabiliyorsa anlıyorsun ki, öylesine fırçaları sallamamış bu adam. Birşeyler düşünmüş, ortaya çıkarmış. İsmini okumadan da resimlerin aynı kişiye ait olduğu anlaşılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdDYqIMUqI/AAAAAAAAAQA/X2NKUvJYdfg/s1600-h/_MG_6956.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdDYqIMUqI/AAAAAAAAAQA/X2NKUvJYdfg/s400/_MG_6956.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271255979765027490" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdDLy_8iSI/AAAAAAAAAP4/Q4v4CNgyv2k/s1600-h/_MG_6948.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 267px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdDLy_8iSI/AAAAAAAAAP4/Q4v4CNgyv2k/s400/_MG_6948.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271255758808058146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdGTAxukoI/AAAAAAAAARI/IoM33hTCh3s/s1600-h/_MG_6919k.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 371px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdGTAxukoI/AAAAAAAAARI/IoM33hTCh3s/s400/_MG_6919k.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271259181300486786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdC7J5nvkI/AAAAAAAAAPw/3HakjUHBuu8/s1600-h/_MG_6947.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdC7J5nvkI/AAAAAAAAAPw/3HakjUHBuu8/s400/_MG_6947.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271255472897769026" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdFnfnKbgI/AAAAAAAAAQ4/dX_B1ISOyTA/s1600-h/_MG_6906k.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 232px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdFnfnKbgI/AAAAAAAAAQ4/dX_B1ISOyTA/s400/_MG_6906k.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271258433663430146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci çıkardığım sonuç ise sanat işi "sabır" işi. Öyle çalışmalar vardı ki oturup uğraşmassın o kadar. Ama adam oturmuş uğraşmış tek tek. Merak ettim sordum bu çalışma ne kadar zamanınızı aldı diye. 3 ayda diyor. Çalışma sırf minik fırça darbelerinden yuvarlaklardan oluşuyor. Göz de yoruyordu aynı zamanda. Ama fotoğrafını çekmediğim için  koyamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdEM21TboI/AAAAAAAAAQY/jjg128aCvv8/s1600-h/_MG_6938.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdEM21TboI/AAAAAAAAAQY/jjg128aCvv8/s400/_MG_6938.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271256876528660098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Taşlar gerçek gibiydi, ama bir insan neden 10 tablosunda da milyon tane taş çizer?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdFXtlYlLI/AAAAAAAAAQw/piSvLCtNCa8/s1600-h/_MG_6926k.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 250px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdFXtlYlLI/AAAAAAAAAQw/piSvLCtNCa8/s400/_MG_6926k.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271258162536158386" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ama öyle çalışmalar da var ki. Anlıyorsun ki ressam çizerken zevk almış. Ruhunu katmış. Dans ağırlıklı çalışmada müziği duyuyorsun resmen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdEfCwofxI/AAAAAAAAAQg/H1qU-YsnZPQ/s1600-h/_MG_6939.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdEfCwofxI/AAAAAAAAAQg/H1qU-YsnZPQ/s400/_MG_6939.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271257188967939858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bazılarına da uzaktan baksan fotoğraf sanırsın. Fotoğraf olsa çözünürlüğü yüksek dicem o derece net, belirgin çalışmalardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok hayran kaldığımız çalışmalar oldu. Fotoğraf çekme yasağı da yoktu ki rahat rahat çektik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son çıkarken Çinli bir ressamla tanıştık, aynı zamanda fotoğrafçıydı da. Muhabbet güzeldi Tarzanca. Fotoğraflarımızı da çekti hatıra bağbında.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSiBJibSv-I/AAAAAAAAARY/csUoQUL6Qf8/s1600-h/_MG_9510.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSiBJibSv-I/AAAAAAAAARY/csUoQUL6Qf8/s320/_MG_9510.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271605364697251810" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok güzel bir fuardı. Zamanınız, olanağınız varsa gidin derim. Ben çok resim düşkünü bir insan olmasam da sevdim. Ama bir tane daha resim göremicek durumdaydım çıkarken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anı defterine de karaladım bişiler: Daha sık fuar olsun, hep gelelim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizden karelerle bitiriyorum bu sanatsal entel dantel yazımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdE9aGPUKI/AAAAAAAAAQo/Bq_0nH8xK9U/s1600-h/_MG_6944.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdE9aGPUKI/AAAAAAAAAQo/Bq_0nH8xK9U/s400/_MG_6944.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271257710628655266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdD8P9AL2I/AAAAAAAAAQQ/ANjTpva7XzU/s1600-h/_MG_6910.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 267px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdD8P9AL2I/AAAAAAAAAQQ/ANjTpva7XzU/s400/_MG_6910.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271256591214063458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdDluCYjUI/AAAAAAAAAQI/mTafdPoxDdw/s1600-h/_MG_6903.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 267px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdDluCYjUI/AAAAAAAAAQI/mTafdPoxDdw/s400/_MG_6903.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5271256204152704322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Sınavlarım bitti! Çok mutlu mesudum. Bayrama kadar kıçımın üstünde oturmamayı planlıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-7621212803284465509?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/7621212803284465509/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=7621212803284465509&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7621212803284465509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7621212803284465509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/artforum-ankara-sanat-fuar.html' title='Artforum Ankara Sanat Fuarı'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSdF36H1KRI/AAAAAAAAARA/Ylx27yxVhe8/s72-c/_MG_6907k.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-2525353762594938048</id><published>2008-11-17T01:00:00.004+02:00</published><updated>2008-11-17T01:15:38.469+02:00</updated><title type='text'>Issız adam ve aşk?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSCpK6VP_OI/AAAAAAAAAPo/Xg6-vvfv2AU/s1600-h/19486-%C4%B1ss%C4%B1zadam.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 210px; height: 280px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSCpK6VP_OI/AAAAAAAAAPo/Xg6-vvfv2AU/s320/19486-%C4%B1ss%C4%B1zadam.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269397568945650914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir filmin sonu vurucuysa, o güzel filmdir. Güzel bir filmin sonu askıda kalıyorsa o olmamıştır diye bilinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte "Issız Adam" ilk kategoriye giriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşçı bir adam-çok amerikanvari bir meslek- ile çocuk kostümleri tasarlayan ve diken bir kadın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolları sokakta kesişir ve hikaye gelişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadının ve adamın kusursuz olmadığı gibi hikayeleri, yaşadıkları da kusursuz değil. İşte bunu sevdim. Amma ve lakin filmde samimiyet olduğu kadar yapmacıklık da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama dedim ya sonu vurucuysa, o film güzeldir. Benim için de böyle. Sonu beni gerçekten etkiledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşündürdü. Herkesin başına böyle bir adam gelebilir. Ona aşık olduğunu sanırsın. Çünkü sana acı vermiştir. Aşk acısı çektiğini sanırsın. Acını aşkla perçinlersin. Aşkın böyle bir şey olduğunu zannedersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk bu mudur? Acı çekmek. Pişman olmak. Peşinden koşmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kandırdılar bizi yıllarca. Aşk mutlu olmaktır. Mutluluğuna mutluluk katmak. Gözlerinin içini güldürmek. Hayat enerjini yükseltmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün önce sevdiğini bir gün sonra terketmek değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bugünlerde pek duygusal takılıyorum. Neden ben de bilmiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-2525353762594938048?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/2525353762594938048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=2525353762594938048&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2525353762594938048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/2525353762594938048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/bir-filmin-sonu-vurucuysa-o-gzel.html' title='Issız adam ve aşk?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SSCpK6VP_OI/AAAAAAAAAPo/Xg6-vvfv2AU/s72-c/19486-%C4%B1ss%C4%B1zadam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-911175096031986681</id><published>2008-11-16T15:54:00.003+02:00</published><updated>2008-11-16T17:21:18.612+02:00</updated><title type='text'>Değer mi?</title><content type='html'>Kafanda büyütme dedi annem. Mutsuz olursun sonra. Küçükken kafamda büyütmeye gerek kalmazdı ki, zaten yeterince büyüklerdi küçük bir çocuk için. Hiç mutsuz da olmazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüdüm. Beklentilerim de büyüdü, hiç bir şey kafamda büyüttüğüm kadar büyük olamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutsuzlukla tanıştım. Beklentilerimi küçük tutmak zorunda kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günü yaşamayı öğrendim. 1 aydan sonrasını planlamamayı. Gerçekleşmeme olasılığının büyük olduğunu öğrendim. Ne kadar az mutsuzlukla karşılaşsam o kadar iyi deyip, planlarımdan vazgeçtim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben büyüdükçe hayallerim küçüldü. Mutluluklarım küçüldü. Beklentilerimden  vazgeçtim mutsuz olmamak için. Onların gerçekleşmeyeceği korkusuyla yaşamamak için. Kendimi mutsuzluğa karşı korumak için büyük şeylerden vazgeçtim. Olası mutluluklarımdan...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-911175096031986681?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/911175096031986681/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=911175096031986681&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/911175096031986681'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/911175096031986681'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/deer-mi.html' title='Değer mi?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-1786581221995994465</id><published>2008-11-15T10:49:00.003+02:00</published><updated>2008-11-15T10:55:34.228+02:00</updated><title type='text'>Bir özür...</title><content type='html'>Yanımda değildi. Peki nerdeydi?&lt;br /&gt;Dün yanımda olan insan bugün nerde?&lt;br /&gt;Dünde bıraktım onu.&lt;br /&gt;Ait olduğu yerde.&lt;br /&gt;Elinden tutup çekmedim yanıma.&lt;br /&gt;Şimdi nerde kim bilir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-1786581221995994465?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/1786581221995994465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=1786581221995994465&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1786581221995994465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1786581221995994465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/bir-zr.html' title='Bir özür...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5661402336789198841</id><published>2008-11-12T23:24:00.002+02:00</published><updated>2008-11-12T23:41:53.226+02:00</updated><title type='text'>Milli Piyango gibi birşey!</title><content type='html'>Evden gelen kargo ne güzel şeydir... Gelmeden önce de bi bekleme heyecanı var. Tam takır kuru bakır dolabımız da çok heyecanlanıyor bu işe. Kargo geleceğini duyduğunda daha bir azimle soğutuyor içini :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aras Kargo'yu da hiç sevmem, bana bi kaç kere yamuk yaptı. Birinde gönderdiğim paketi kapının önüne bırakıp gitmişler, ele teslim etmeden. Birinde de yanlış adres diye geri gönderdiler. Aynı adrese Ups'le yollayınca gitti ama nedense! 3 katı para ödeyince napıp ne edip gönderiyorlar ya neyse. Ups'ten de çok hazetmiyorum. Kargo şirketleriyle bi alıp veremediğim var evet. Neyse güzel konumuza dönelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evden paket gelme heyecanı çok sürmedi. Sevmediğim Aras Kargo bir günde getirdi Allah'tan kolimi. Hatta iki adet koliyi! Annem tutamamış kendini, yapmış da yapmış. Eee her hafta koli yollamıyorlar tabi, 3. senemde daha bu yolladıkları ikinci kargodur. İçinden neler çıkıcak neler çıkıcak açtık hemen kolileri. Ne çıkmadı ki! 5kişilik bir aileye 1 hafta yetecek yiyecek çıktı. Bizim iki kişi olduğumuzu hesaba katarsak o yemekleri bozmadan bitirmek için 7 kişiye daha ihtiyacımız var. Dolmalar, kekler, börekler, portakallar, elmalar, mandalinalar, muzlar, tatlılar... Bunun yanında giyecek birtakım şeyler. Ha bu arada sigara böreğini de unutmamak lazım, evi olan birilerinde kızartmak lazım yahu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz iki üşengeç markete gidip alışveriş yapmaya bile üşendiğimizden, bir anda kapımıza kadar gelen bu iki koli gözümüzde milli piyango'dan para çıkmasıyla eş değer:) Bir anda dolap şenlendi. Bu sefer çöpe gitmemesi için üstün bir çaba sarfedicem. Yakınlardaki arkadaşları davet ediyorum, çekinmeyin yiyin yiyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneciğime çok çok teşekkür ediyorum. Ne güzel bir insansın sen:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5661402336789198841?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5661402336789198841/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5661402336789198841&amp;isPopup=true' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5661402336789198841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5661402336789198841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/milli-piyango-gibi-birey.html' title='Milli Piyango gibi birşey!'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4077281902670174704</id><published>2008-11-07T22:48:00.006+02:00</published><updated>2008-11-07T23:10:40.058+02:00</updated><title type='text'>Kütüphaneseverlerden misiniz?</title><content type='html'>Bu aralar çok seviyorum orayı, evimin bir odası gibi. Hem ders çalışmak için ilham veriyor, hem de binbir çeşit kitabın arasında pek bir mutlu hissettiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sessiz" kısmın aslında kendine özgü bir sesi de var. İnsanlar sandalyeyi gıcırdatınca, ya da arkadaşınla sessiz sessiz konuşunca ters ters bakmıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dersten sıkılınca kendimi attığım kırmızı koltuklar hele, evim olsa isteyeceğim cinsten rahat koltuklar. Bin tane rafın arasından ilgimi çeken bir dergi, bir kitap ne olursa alıp oraya gömülmek çok rahatlatıyor beni. Sonra uykum gelir, uyurum. Kimse garipsemez. Herkes yapıyor bunu çünkü. Kampüste uyumak için en elverişli ortam orda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sevdiğim diğer bir özelliği de fotoğraf çekmeye uygunluğu. Sıkıldım mı alıyorum makinemi, dolaşıyorum kitapların arasında. Yırtık pırtık eski kitaplar daha çok ilgimi çekiyor. Onlara odaklıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seviyorum ben kütüphaneyi. En çok da kitapların verdiği o enteresan huzuru.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SRSraUvhDmI/AAAAAAAAAPE/tih3wgyDHNg/s1600-h/library+lover+c.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 269px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SRSraUvhDmI/AAAAAAAAAPE/tih3wgyDHNg/s400/library+lover+c.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266022333035908706" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SRSsF5tUYlI/AAAAAAAAAPM/MZrTcusdTj8/s1600-h/book+lover.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 269px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SRSsF5tUYlI/AAAAAAAAAPM/MZrTcusdTj8/s400/book+lover.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266023081693176402" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SRSt5gX9S1I/AAAAAAAAAPU/gC2kpwISDP0/s1600-h/_MG_8550.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SRSt5gX9S1I/AAAAAAAAAPU/gC2kpwISDP0/s320/_MG_8550.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266025067757521746" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Poz verenim de bol..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SRSuj1MO4QI/AAAAAAAAAPc/YQG4fu-4SEY/s1600-h/_MG_8557.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SRSuj1MO4QI/AAAAAAAAAPc/YQG4fu-4SEY/s320/_MG_8557.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5266025794899992834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çekenim de var ...:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4077281902670174704?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4077281902670174704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4077281902670174704&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4077281902670174704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4077281902670174704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/ktphaneseverlerden-misiniz.html' title='Kütüphaneseverlerden misiniz?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SRSraUvhDmI/AAAAAAAAAPE/tih3wgyDHNg/s72-c/library+lover+c.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-185816061677123942</id><published>2008-11-06T15:55:00.003+02:00</published><updated>2008-11-06T16:47:00.050+02:00</updated><title type='text'>Gıcık Olunması Gereken İnsanlar</title><content type='html'>Eğer bu insanlara gıcık olmuyorsanız meleksiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adım başı stand kurmuşlar Çarşı çevresinde. Yakalayıp sözde 30sn konuşmasını yapıyor, dinlemek zorunda değilim, cevap vermek zorunda hiç değilim. Ama benim hangi kredi kartını kullandığıma kadar kendinde sorma lüksünü görüyor. Eğer iyi bi zamanına denk gelmişse "30saniyeniz var mı?" sorusuna "var" diye cevap verme gafletinde bulunabiliyorsun. Ki ben yaptım çok pişmanım. Üstelik ikinci sorusuna- "öğrenci misiniz?" - "evet" dersen yandın. Demiceksin ne soruyorsa hayır diceksin. Yoksa beynini şişirirler. Ama bu sefer abarttılar. Yukardan standın önünden geçenleri izliyorum. Kız zamanım yok diyor, çocuk peşinde yürümeye devam ediyor anlatarak. Tam dayaklıksın onu yapan şahsiyet! Tamam bir para karşılığında yapıyorsun bunu, ne kadar çok insanın adını alırsan o kadar kazanıcaksın belki de ama banane!. Yolda yürürken zırt pırt üstelik aynı bankanın standına hesap vermek zorunda değiliz. Kredi kartı isteyen gider bankaya alır. Nedir yani. Aa stand varmış kredi kartı alim bari diyen mi var??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi iş yapıyorsun, düzgün yap kardeşim. Rahatsız etme milleti. İnsan özgürce yürüsün okulunun içinde. Cevap verme kibarlığı gösterenin neden beynini şişiriyorsun? Evet gıcık alıyorum sizden. Özellikle de o kel olan!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-185816061677123942?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/185816061677123942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=185816061677123942&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/185816061677123942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/185816061677123942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/gck-olunmas-gereken-insanlar.html' title='Gıcık Olunması Gereken İnsanlar'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4496568902745001592</id><published>2008-11-03T00:55:00.007+02:00</published><updated>2008-11-03T01:19:17.560+02:00</updated><title type='text'>"Mustafa"yı nasıl bilirdiniz?</title><content type='html'>Bir sürü eleştiri geldi, ama beni en çok etkileyen Bekir Coşkun'un &lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10258287&amp;amp;yazarid=2"&gt;&lt;span class="haberdevambaslik"&gt;Atatürk 'Mustafa'yı görse...&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; yazısındakidir. Şöyle yazmış:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="font-style: italic;"&gt;Atatürk:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Pekiiii... Aziz milletimiz sinemaya girip, aziz askerlerimizin cephelerde elde ettikleri muazzam zaferleri vefa hissiyatları içinde mi seyretmekte?.."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="font-style: italic;"&gt;İsmet Paşa:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"İnsani yön belgeseli hesabıyla bakmaktadırlar, gece karanlıkta önderimiz ne yapmakta..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="font-style: italic;"&gt;Ata:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"O karanlık gecelerde uykusuz kalıp bir hür vatan yaratma sancılarımın acısını anlamışlar demek ki..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="font-style: italic;"&gt;İsmet Paşa&lt;/b&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; fısıldayarak:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Hayır, bir oturuşta büyük rakı içtiğiniz, gece karanlıktan korktuğunuz ima edilmekte..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;A&lt;/span&gt;&lt;b style="font-style: italic;"&gt;tatürk&lt;/b&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; hüzünle:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Buna asıl aydınlıktan korkan hilafetçiler sevinecekler... Onlar hálá dergáhlarında oturuyorlar mı İsmet?..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="font-style: italic;"&gt;İsmet Paşa:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Hayır Gazi Hazretleri, devletin tepesinde oturuyorlar..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden biraz ön yargılı gittim filme. Ama ilk saniyesinden itibaren gözlerim dolmaya, tüylerim diken diken olmaya başladı. Yer yer dolan gözlerimdeki yaşları tutamadım. Ama o çok konuşulan sahne geldiğinde eleştirilere hak verdim. Gece karanlıktan korkan bir Atatürk hayal edebiliyor musunuz? Nice yiğitlikler göstermiş Atamız gece yakacak mum bulamadığı için yaverinden gaz lambası isteyecek ve "karanlıkta uyuyamıyorum" diyecek. Benim aklımdaki Atatürk'le çok ters düşen bir sahneydi. Belki de hayattaki en büyük kahramanımı böyle düşünmek istemediğimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şapkanın dinsizlik simgesi olarak görüldüğü dönemde şapkayı getirdin, hiç kesmediğin bıyığını kestin, güzellik yarışmasını getirip Türk kadınını dünyada yarıştırdın. Şimdi her şey tersine dönüyor Atam. Ayaklar baş oluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4496568902745001592?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4496568902745001592/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4496568902745001592&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4496568902745001592'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4496568902745001592'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/mustafay-nasl-bilirdiniz.html' title='&quot;Mustafa&quot;yı nasıl bilirdiniz?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5033455120137289383</id><published>2008-11-02T09:03:00.002+02:00</published><updated>2008-11-02T09:07:27.841+02:00</updated><title type='text'>Yılmaz Özdil'i seviyorum</title><content type='html'>Böyle bir yazar ben başka görmedim, okumadım. Yazdığı her köşe yazısı bu kadar mı yerinde olur. Hani bir deyim vardır ya bir kelimeyi çıkartsan o yazının anlamı kaybolur diye. İşte Yılmaz Özdil'in yazıları da böyle. Ne bir kelime fazla ne bir kelime eksik. Ayrıca bu kadar yumuşak bir dille bu kadar güzel eleştirilir ancak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah sabah okuduğum &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10263959.asp?yazarid=249"&gt;şu köşe&lt;/a&gt; beni bunları yazmaya itti. Eğer okumuyorsanız çok şey kaçırıyorsunuz diyerek &lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/yazarlar/default.aspx?ID=249"&gt;şöyle bir link&lt;/a&gt; verim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5033455120137289383?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5033455120137289383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5033455120137289383&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5033455120137289383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5033455120137289383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/ylmaz-zdili-seviyorum.html' title='Yılmaz Özdil&apos;i seviyorum'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-1282663210796079216</id><published>2008-11-02T00:05:00.015+02:00</published><updated>2008-11-02T01:25:55.970+02:00</updated><title type='text'>Dansa doyduk...</title><content type='html'>Aslında bu gece müzikal Miss Saigon'a gitmeyi planlıyorduk, biletlerimiz de vardı. Cuma ve cumartesi olan müzikale bileti ne akla hikmetse cumartesine almışız ve cumartesi olan dans yarışmasını-üstelik uluslararası üstelik burnumuzun dibinde- hiç hesaba katmamışız. Müzikale de gitmek istiyordum ama dans yarışması da kaçmazdı. Baya bi ikilemde kaldıktan sonra, dans yarışmasını tercih ettik. Elimizde biletler kaldı tabi. Üstün pazarlamacılık yeteneğimi kullanarak biletleri satmayı başardıktan sonra ve biraz da nasıl olsa bu müzikal ikinci dönem bir daha gelir düşüncesiyle Büyük Spor Salonu'nun yolunu tuttuk.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzlZlkRcUI/AAAAAAAAAO8/zh-QhUG46CY/s1600-h/1.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 236px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzlZlkRcUI/AAAAAAAAAO8/zh-QhUG46CY/s400/1.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263834292233007426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Gittik dans yarışması nasıl oluyormuş öğrendik. Entellektüellik seviyemiz(!) arttı. Yaklaşık 1 buçuk saat öncesinden en öne oturduk fotoğraf çekeriz diye. Odtü Geleneksel Cumhuriyet Kupasının bu sene 7.siymiş. Her sene Cumhuriyet Bayramı haftasında yapılan uluslararası bir yarışmaymış. Çoğunluğu Türk olmasına rağmen bir kaç çift yabancıydı hakkaten. 3 saat boyunca dansa doyduk diyebilirim. Makinem de bi o kadar dansa doydu ki 250 tane dans fotoğrafıyla hafızası doldu. Napıcam o kadar fotoğrafı bilmiyorum. Aslında biliyorum- silicem:) Şöyle bir kaç kare silmediklerimden:&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQziIlG2pHI/AAAAAAAAAOU/mnS53dvTjus/s1600-h/_MG_6678.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQziIlG2pHI/AAAAAAAAAOU/mnS53dvTjus/s320/_MG_6678.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263830701516956786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzhyEoJrUI/AAAAAAAAAOM/5olFZFWRh9Q/s1600-h/_MG_6689.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzhyEoJrUI/AAAAAAAAAOM/5olFZFWRh9Q/s320/_MG_6689.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263830314841124162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzhCol52HI/AAAAAAAAAOE/Kfo9ZMvbxLM/s1600-h/_MG_6641.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzhCol52HI/AAAAAAAAAOE/Kfo9ZMvbxLM/s320/_MG_6641.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263829499861653618" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzgasXY9GI/AAAAAAAAAN0/4UeoJNGzAqs/s1600-h/_MG_6564.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzgasXY9GI/AAAAAAAAAN0/4UeoJNGzAqs/s320/_MG_6564.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263828813679752290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzgFl5GOQI/AAAAAAAAANs/LSdDKOjkhGI/s1600-h/_MG_6485.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzgFl5GOQI/AAAAAAAAANs/LSdDKOjkhGI/s320/_MG_6485.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263828451164829954" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzizs0YdlI/AAAAAAAAAOc/ScqYl26RiK8/s1600-h/_MG_6711.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzizs0YdlI/AAAAAAAAAOc/ScqYl26RiK8/s320/_MG_6711.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263831442321339986" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk başta 19 çift vardı ve 6+6+7şerli 3 grup halinde dans ettiler. Hepsini aynı anda izlemek kolay bi iş değil tabi. Onlar yerine ben yoruldum. Elenme yöntemiyle en son 6 çift kaldı ve tek tek dans ettiler. Bu sefer hakemler de puan verdi. Biz sanıyoruz ki 6 puan alan en iyi, 1 puan alan en kötü. Meğersem tam tersiymiş. 1 demek 1. olmasını istiyorum demekmiş. Bunu ödül töreninde öğrenmemiz komik oldu. İtalyan çift hep 1 puan alıyor diye pek bi üzüldük onlar için, daha çok alkışladık üzülmesinler diye filan :)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzjUF6UdcI/AAAAAAAAAOk/FrIf20I47WM/s1600-h/_MG_6746.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzjUF6UdcI/AAAAAAAAAOk/FrIf20I47WM/s320/_MG_6746.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263831998812943810" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Düşük puan aldılar diye üzüldüklerimiz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ödül töreninden önce bir süpriz vardı ki çok sevindim. Tango hocalarım da gösteri yaptı. Pek bir şirinlerdi yine. Çok seviyoruz onları. Hem de Japonya'ya ülkemizi temsil etmeye gidiceklermiş Arjantin Tango dalında. Tebrikler tebrikler onlara:)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzjzV2aljI/AAAAAAAAAOs/PEtncjb7oTo/s1600-h/muratayse.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzjzV2aljI/AAAAAAAAAOs/PEtncjb7oTo/s320/muratayse.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263832535667480114" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzkKsqGBdI/AAAAAAAAAO0/pgosWxBaQNQ/s1600-h/muratayse+2.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzkKsqGBdI/AAAAAAAAAO0/pgosWxBaQNQ/s320/muratayse+2.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263832936926807506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-1282663210796079216?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/1282663210796079216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=1282663210796079216&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1282663210796079216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1282663210796079216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/11/dansa-doyduk.html' title='Dansa doyduk...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQzlZlkRcUI/AAAAAAAAAO8/zh-QhUG46CY/s72-c/1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6035526451768881877</id><published>2008-10-31T20:24:00.003+02:00</published><updated>2008-10-31T20:54:30.473+02:00</updated><title type='text'>En güzel gece plansız gecedir:)</title><content type='html'>Dün öğlenden başladım aslında Yasemin Mori'ye gidelim demeye. If Performance Hall'e geliyormuş, günler öncesinden Facebook sağolsun öğrenmiştim. Bugünkü olacağımız dandirik quiz sebebiyle herkes bi isteksizdi. Gitsek aslında gündüz çalışıp filan dedik. Ama akşam olunca kimseden tık yok. Saat 10'a kadar üstümü değiştirmeden bekledim birileri arar da gideriz diye. Ama yine tık olmayınca, ümidimi kestim. Pijamaları geçirdim üstüme oda moduna geçtim. Saat 23 civarı aklımın ucundan belki gelir diye bile geçirmediğim oda arkadaşım(çünkü bu sabah midtermü vardı) bir gaza geldi ki sormayın. "Hadi kalk gidiyoruz!" Ben hiç itirazsız 4buçuk dakkada filan üstümü değişip hazır ve nazır bi şekilde bekliyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 senelik ortak hayatımızda Burcu'yla hiç bu kadar plansız bir çıkış yapmamıştık. En fazla yaptığımız plansızlık okuldan 10 dakka uzaklıktaki Şampiyon kebapçıya gitmek olabilir hatta. Ama ikimizi de böyle bir şey lazımmış ki, ağzımızı toplayamıyorduk bir türlü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yasemin Mori 9 şarkısıyla If'i ağzına kadar doldurmuştu, helal olsun kıza. Zaten  1.00 civarı sahneye çıktı. 9 şarkısını da söyledi, birini de tekrar söyledi toplamda 10 şarkı söyleyip indi sahneden. Çok konuşkan bir insan değil kendisi, pek de heyecanlıydı. Doğal bir güzelliği var kabul ediyorum, ama 15 filan gösteriyor:) Mtv'de izlediğim -aslında çok tahammül edemediğim-&lt;a href="http://mtv.com.tr/video.aspx?VideoId=1148&amp;amp;ParentId=2890"&gt;röportaj&lt;/a&gt;ından sonra pek önyargılıydım kıza karşı. Pek geçti de sayılmaz o önyargım. İzlerseniz anlıcaksınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 dakkada atlayıp gittiğimiz ve çok mutlu döndüğümüz bir geceydi. En kötü gecemiz böyle olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not:Burcu odada Mori'den başka birşey çalmaz oldu. İsyanlardayım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazımı Durmaz'ın gözünden bir adet Mori'yle bitiriyorum:&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQtT4QKdqUI/AAAAAAAAANc/RZmcvzHeIpI/s1600-h/_MG_7940.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 267px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQtT4QKdqUI/AAAAAAAAANc/RZmcvzHeIpI/s400/_MG_7940.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5263392815389190466" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6035526451768881877?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6035526451768881877/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6035526451768881877&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6035526451768881877'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6035526451768881877'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/en-gzel-gece-plansz-gecedir.html' title='En güzel gece plansız gecedir:)'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQtT4QKdqUI/AAAAAAAAANc/RZmcvzHeIpI/s72-c/_MG_7940.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-6615855298528326484</id><published>2008-10-30T22:27:00.004+02:00</published><updated>2008-10-30T22:38:24.805+02:00</updated><title type='text'>Herkese lazım...</title><content type='html'>Gece 1'de canın kokoreç istediğinde, "hadi çıkıp yiyelim" diyebilecek,&lt;br /&gt;gitmek istediğin konsere son dakka çağırdığında hemen gaza gelip sana eşlik edebilecek,&lt;br /&gt;gece canın sıkılıp arayınca uyuyorsa bile uyanabilecek,&lt;br /&gt;en mutlu anında sırtını sıvazlayabilecek,&lt;br /&gt;çok dandik bir derdinde bile ciddi ciddi saatlerce konuşabilecek,&lt;br /&gt;deli dolu çılgın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte o benim canım :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-6615855298528326484?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/6615855298528326484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=6615855298528326484&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6615855298528326484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/6615855298528326484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/herkese-lazm_30.html' title='Herkese lazım...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4205434887271760018</id><published>2008-10-28T16:43:00.005+02:00</published><updated>2008-10-28T17:05:16.276+02:00</updated><title type='text'>Sergi yapmak güzel şeymiş</title><content type='html'>Sergiyi bugün ben açtım, epey gelen de oldu. Bazıları çok ilgili. Sorular soruyor, fotoğraflar üzerine yorumlar yapıyor. Bazıları da hızlı hızlı bakıp çıkıyor.  &lt;a href="http://ecec.deviantart.com/art/Leave-or-Accept-101215463"&gt;Benimkinin&lt;/a&gt; hangisi olduğunu merak edenler de oldu. Fotoğraf üstüne tartıştık filan. Pek bi güzelmiş sergi olayı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sergi açma fikri Onur'dan çıkmış. Rektörlük de desteklemiş, afişleri filan hep karşılamışlar sağolsunlar. &lt;a href="http://ctm.mixxt.com/"&gt;ctm.mixxt.com&lt;/a&gt;'dan üye olup, fotoğraf yükleniyor ve sergi kurulu beğendiklerini seçiyor. Bana biraz torpil var gibi geldi ama neyse :) Ben de fotoğrafı geç yüklemişim meğersem, haberim yoktu son yükleme tarihinden. Hatta ilk başta sergi olacağını bile bilmiyordum ama neyse öğrenmiş oldum. Bir de baskı kalitesini pek beğenmedim. Çünkü fotoğrafçıya bastırmadık da okuldaki Teknoart diye bir yere bastırdık ucuz diye. Bir dahaki sergiye daha iyi olur diye umut ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQcooC3S84I/AAAAAAAAANU/xC5FOXtS5p8/s1600-h/_MG_6386k.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQcooC3S84I/AAAAAAAAANU/xC5FOXtS5p8/s320/_MG_6386k.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5262219358034391938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Blogspot açıldı, gözümüz aydın. Ben hiç açılmıcak zannedip blogcudan hesap aldım. Oraya yazmaya devam ettim. Buraya da kopyaladım hepsini aynen. Çok sevindim çok!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4205434887271760018?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4205434887271760018/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4205434887271760018&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4205434887271760018'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4205434887271760018'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/sergiyi-bugn-ben-atm-epey-gelen-de-oldu.html' title='Sergi yapmak güzel şeymiş'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SQcooC3S84I/AAAAAAAAANU/xC5FOXtS5p8/s72-c/_MG_6386k.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-9122141940948521209</id><published>2008-10-28T16:39:00.002+02:00</published><updated>2008-10-28T16:43:14.900+02:00</updated><title type='text'>Hafta güzel başladı...</title><content type='html'>"3 çift dans edicek onlardan biri de biziz. Hepinizi bekliyoruz" diye bizi de çağırdı tango hocalarımız. O kadar da şirinler ki. Danslarından gözümüzü alamıyoruz. Madem böyle gösterilerine de gidelim dedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tango + grubu 6 müzisyen ve 6 dansçıdan oluşuyordu. Piyano, keman, kontrabas ve bandoneon diye ilk defa gördüğüm  bir alet çalıyorlar. İlgi aslında çok fazla onların üzerinde değildi, vokaller ve dansçılardı ön planda olan. Vokalleri çok beğendik, ama dansçıları daha çok beğendik. Biz de böyle oluruz diye ümitlendik. Çünkü bizim bayan hocamız tangoya başladıktan sadece iki sene sonra Türkiye'de ikinci olmuş partneriyle. Diğer dansçılar da çok iyiydi, her çift ikişer defa dans etti ve en sonda da hepsi dans etti. Görüntü çok güzeldi uzaktan da olsa. Kameramı da götürmeyi unutmasaymışım daha iyi olacakmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha bi hevesle gidicem artık tango derslerine bu güzel gösteriden sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada ilk defa bir fotoğrafım  bir sergide çıktı. Odtü fotoğrafları sergisi açıldı bu hafta Kütüphane Sergi Salonu'nda. Hepsi öğrencilerden oluşan fotoğrafçıların fotoğrafları bir elemeden sonra seçilmiş. Seçenler de öğrenci, yani kısaca öğrenci işi bir olay. Devamı da gelicek. İlk defa sergide olmaktan dolayı da ayrı bir mutluyum. Tripodum da geliyor nihayet, yeni bir seriye başlamayı düşünüyorum. Nasıl olacak bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sınavlara çok var diyip çalışmıyorum, fena patlicak gibi geliyor. Bana en kısa zamanda kütüphane yolları göründü, mesela yarın. Evet evet yarın bütün gün çalışmalıyım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-9122141940948521209?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/9122141940948521209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=9122141940948521209&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/9122141940948521209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/9122141940948521209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/hafta-gzel-balad.html' title='Hafta güzel başladı...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-5211473350782034151</id><published>2008-10-28T16:38:00.001+02:00</published><updated>2008-10-28T16:38:24.059+02:00</updated><title type='text'>Rüya mıymış?</title><content type='html'>Aslında sıkıcıdır dinlemek. Ama biz de çok seve seve, yaşaya yaşaya anlatırız kendimizinkini. Karşıdaki dinlerse daha da bi hevesle devam ederiz her hatırladığımızı anlatmaya, ve tepki bekleriz. "Hayırdır inşallah!", "Tersi çıkar derler, takma kafana", "Ömrü uzucak ömrü" gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmayacak ve olmamış bir olayı anlatmaya neden bu kadar meraklıyız? Hepimizin içinde bir senaristlik mi var da sanki gece o senaryo rüyaya girmiş de mutlu olmuşuz gibi. Aslında rüyamızda kendi filmimizi izliyoruz. Hiç çekemeyeceğimiz ya da hiç izleyemeyeceğimiz. Filmimiz mutlu bitince sevinerek uyanıyoruz, sinema salonundan mutlu çıkmak gibi. Kötü bitince de çok etkileniyoruz ama 10 dakikaya etkisi geçiyor. Bir filmin etki süresiyle aynı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O film bizim. Ballandıra ballandıra anlatmakta çok da haksız sayılmayız. Anlatanı da bi zahmet dinleyelim artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-5211473350782034151?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/5211473350782034151/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=5211473350782034151&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5211473350782034151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/5211473350782034151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/rya-mym.html' title='Rüya mıymış?'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-7528867123399923711</id><published>2008-10-28T16:37:00.001+02:00</published><updated>2008-10-28T16:37:58.107+02:00</updated><title type='text'>Testere ∞'a gidecek gibi...</title><content type='html'>Bu seri bitmeyecek bence. Herkes 6'da bitecek diye bilse de bence yanlış. Sonsuza gider bu seri. Böyle dediğime bakmayın Testere 1-2-3 hayranlığım 4. filmde sekteye uğramıştı(?!). Bu ne ya keşke 3. de bitirselerdi diye düşünmüştüm. Hele ki sonundaki şu cümle iyice gıcık olmama sebep olmuştu: "Game is not over!". Tamam bitmiyor da bunu biz nasıl olsa bir yerden duyardık bir şekilde. İlla gözümüze soka soka böyle söylemenin alemi yoktu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün gece izlediğim  5. film yine beni benden aldı. Bu sefer tamam olmuş bu 6. filmi merakla beklicem dedim. Ve senaryoya bir kere daha hayran oldum. Çoğu insanın tepkisi "ıyyy ne o öyle vahşet!" şeklinde olsa da bence alakası yok. Evet vahşet var, yok demiyorum. Ama senaryonun içinde hiç gözüme batmıyor o vahşet benim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir seri bir daha gelmez. Hepsi 5. film gibi olsun, isterse sonsuza kadar gitsin. Hepsini izleriz. Evet evet izleriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-7528867123399923711?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/7528867123399923711/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=7528867123399923711&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7528867123399923711'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7528867123399923711'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/testere-gidecek-gibi.html' title='Testere ∞&apos;a gidecek gibi...'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-7260578325588396000</id><published>2008-10-28T16:36:00.000+02:00</published><updated>2008-10-28T16:37:13.073+02:00</updated><title type='text'>Odtü Kısa Film Festivali</title><content type='html'>İlk tepkim:"Gerçekten çok amatörler!" oldu. Ama bir yandan da onlar için üzüldüm, çünkü şans hiç onlardan yana olmadı. Odtü Sinema Topluluğu'ndan bahsediyorum. Ya bilgisayarları bozuldu, ya ses sistemi iyi çalışmadı. 4 gün süren festivalde (festival kelimesini duyunca samba yapan kızlar aklıma gelse de) -belki de gösterim demek daha doğru olur- epeyce çok kısa film gösterildi. Ben de boş zamanlarımda gitmeye çalıştım, 15 civarı film izlemişim. Aralarında gerçekten güzelleri, düşündürenleri vardı. Bazıları da gereksiz yere uzatılmış ve yer yer sıkıcıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklımda kalan filmlerden ilki aslında kısa film değil 56dakikalıktı. "Peki ya Londra" bu sene Altın Portakal'da da aday olan gayet profesyonelce çekilmiş bir filmdi. Londra'da kocaman bir evde yaşayan 10 küsür değişik ırktan insanın hikayeleri anlatılmış. Biraz belgesel tadındaydı ama sıkmadan izlettirdi kendini. Eski bir pubdan ev haline dönüştürülen evin en büyük özelliği her isteyenin gelip yerleşebilmesiydi. Bir yanda Londra'nın herkesi çektiğini ve gelenin bir daha dönmek istemediğini anlatırken bir yandan da hayatından hiç memnun olmayan, sırf ailesi oraya yerleşmiş diye orda yaşayan insanları da göstermesi güzeldi. Londrasever biri olarak böyle bir film izlemek beni mutlu etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer izlediğim 10küsür film de aklımda, ama beni gerçekten etkileyen ve bana "iyi ki şuanda burda bu filmi izleyebiliyorum!" dedirten film: "Son Balo". Etkileyici bir ses tonuyla anlatılıyor Atatürk'ün son balosu. Beni çok duygulandırdı. Youtube'a derhal girip izlemenizi tavsiye ediyorum. En güzel filmler cuma cumartesi olacak demişti bi arkadaşım. İyi ki cumartesi günü boş saatlerimde gitmişim de izlemişim dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de içimde kaldı "Lux" filminin yönetmenine şunu soramadım: "Ne anlatmak istediniz?". Adam da hazır gelmiş oraya kadar niye sormadım ki yahu. Filmi anlatıyorum hemen. Dünya'mızın uydusu Ay. Kamera önce çok yakın zumluyor. Sonra yavaş yavaş zumu çekiyor çekiyor, ay küçülüyor, sonra yeniden büyüyor bu sefer bi sağa bi sola çevriliyor kamera. Evet bu kadar. Ay'ın yüzeyindeki şekilleri sanki soyut bir resme bakıyormuşum gibi izledim. Hatta öpüşen bir kadınla adam bile gördüm Ay'da. Acaba gerçekten bunun için mi çekti şu an çok merak ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yanında belgesel tarzı filmler de vardı epeyce. Bilgilendiren ve kültürleri tanıtan "Son Zahireci", "Tarlabaşında Neler Oluyor", "Gezici Nalbant", "Ağıtçı Kadınlar" gibi. Diğer 1 dakikalık filmlere nazaran daha uzun ve daha sıkıcı olmalarına rağmen, böyle filmler de yapılmalıydı zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odtü Sinema Topluluğu gelecek sefer daha profesyonel bir festivale imza atar diye umut ediyorum. Her aksiliğe rağmen güzel bir etkinlikti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-7260578325588396000?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/7260578325588396000/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=7260578325588396000&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7260578325588396000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7260578325588396000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/odt-ksa-film-festivali.html' title='Odtü Kısa Film Festivali'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-7291061312481739467</id><published>2008-10-20T23:12:00.005+03:00</published><updated>2008-10-20T23:46:26.777+03:00</updated><title type='text'>Zaman Makinesi</title><content type='html'>İlkokulda televizyonsuz bir yaşam düşünemezdim, orta okula geçince cep telefonsuz bir hayat düşünememeye başladım, liseye gelince bilgisayarsız. Teknoloji bizi ağına almaya devam ediyor. Bu durum beni çok hüzünlendiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden televizyon yokken insanlar mutsuzlar mıymış? Hayır. Cep telefonu yokken hayat duruyor muymuş? Hayır. Bilgisayar olmadan arkadaşlıklar sağlam olmuyor muymuş? Hayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neden durumumuzdan çok şikayetçiymişiz gibi bu teknolojik aygıtlara bağlanmışız bir anda?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanoğlunun doğasında tembelliğe meyil var. Eskiden biz çocuklar okuldan gelir gelmez aşağı inip hep beraber oyun oynardık sıkılmadan, ta ki annelerimiz yemeğe çağırana kadar. Şimdi kuzenime "canım inip arkadaşlarınla oynasana" dediğimde "Ama bilgisayar oynuyorum, birazdan da Selena başlıcak inemem" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık internet olmadan hiç bir iş yürümüyor. Eskiden de dünya dönüyormuş. Peki ama nasıl? Bunu hayalimizde canlandıramıyoruz bile şimdiki gençler olarak. Bir de bundan 30 yıl sonrasını hayal etmeye çalışalım. Sosyal yaşamın internetten aktığı, herkesin işlerini evinde internetten hallettiği, artık öğrencilerin okula gitmediği internetten eğitim aldıkları, arkadaşlıkların sadece internet üzerinden olduğu bir yaşam düşünebiliyor musunuz? Bence çok rahat düşünüyoruz, çünkü şu an bu duruma o kadar yakınız ki aslında. İşte bu durum beni gerçekten hüzünlendiriyor. Ben daha "doğal" bir yaşam istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Msnde konuşmak yerine karşılıklı oturup birer kahve içmek bu kadar zor mu?  Hayat çok mu kısa ki her şeyi aceleye getiriyoruz... Bir yerlere sürüklenip gidiyoruz ama farkında değiliz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zaman makinesi olsa da geriye gidip o tadı alabilsem, "doğallık" tadını...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-7291061312481739467?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/7291061312481739467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=7291061312481739467&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7291061312481739467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/7291061312481739467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/zaman-makinesi.html' title='Zaman Makinesi'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4375376829361501133</id><published>2008-10-16T02:51:00.022+03:00</published><updated>2008-10-18T18:56:57.872+03:00</updated><title type='text'>İstanbul-Gezilecek Şehir</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://ecec.deviantart.com/art/Istanbul-100909743"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeDrqIE6oI/AAAAAAAAAM8/y8QN2_V5AiU/s400/ist+d%C3%B6rtl%C3%BC.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257815876044122754" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Pek bi özgür kız modundayım bu aralar tabiri caizse kıçımın üstünde oturamıyorum. İstanbul'a gidim dedim bu sefer. 3 gün öncesinden karar verdim ki bu benim için programsızlık sayılırdı. Son gün biletimi almaya giderken sevgili oda arkadaşım da gaza geldi "ben de gelcem ulen" diye. Beraber biletlerimizi aldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul gezilicek şehir tamam da ben bu kadar deniz görmeye alışık bir insan değilim, 3 gece 4 gün bana yetti de arttı bile. Neler yapmışım hatırlayim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İstanbul Modern Sanatlar Müzesi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En dikkatimi çeken ve dolayısıyla aklımda kalan ressam Fahrelnisa Zeid idi. Giderek değişen çalışmalarını görme fırsatımız oldu. Önce sade portre çalışmalarıyla başlayan ressamın giderek nasıl karmaşık, soyut, ayrıntı dolu resimlere geçtiğini gördük. Enteresandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de "İnsan Halleri" adlı fotoğraf sergisi aklımda kaldı. Bir tarafta ölü taklidi yapan insanların fotoğrafları, diğer tarafta yola konulmuş siyah bir perde önünde sokaktan geçenlerin durup poz verdiği fotoğraflar. Koridorun sonuna bir defter konulmuş ve canın isterse fotoğraflarla ilgili bir hikaye uydurabiliyorsun. Aslında fikir güzel ama fotoğraflar bana çok ilham vermedi. Önemli olan fotoğrafın içeriği değilmiş de akla gelen yaratıcı bir konseptmiş imajı vardı. Deftere biz de yazdık bir şeyler, eleştirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Leb-i Derya:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kumbaracı yokuşunda kapalı, karanlık yerlerden sıkılan entellerin takıldığı süper bir yer. 4 katlı bir binanın en tepesinde. Merdivenlerden çıkarken karanlık bir yere giricez hissi vardı bende. Ama bi çıktık ki apaydınlık! Manzaraya diyecek laf bulamıyorum. Gerçekten süper! Yemekler de güzeldi...&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPd4QAAdc-I/AAAAAAAAALs/2Va3n292OG4/s1600-h/lebi+derya.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPd4QAAdc-I/AAAAAAAAALs/2Va3n292OG4/s320/lebi+derya.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257803306253513698" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İşte manzara...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Boğaziçi Üniversitesi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım arkadaşım İdil'in okulu. Pazartesi günkü gezimize ordan başladık. En son lisede gelmiştim ve manzarasına hayran kalmıştım. Manzarasının dışında otantik bir havası var okulun. Eski binalar, koyu gölge yapan ağaçlar... Güzel gerçekten, allah sahibine bağışlasın :) Biz de bu otantik havayı değerlendirip bol bol fotoğraf çektik.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPoHJMEf7hI/AAAAAAAAANM/ITBdU6EK5W4/s1600-h/idil+boun+son.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPoHJMEf7hI/AAAAAAAAANM/ITBdU6EK5W4/s320/idil+boun+son.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5258523369348787730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İdilim kokoşum:)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kale'de kahvaltı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'a gidince klasik... Bebek'te kahvaltı yapılır ya hani, bal kaymaklı, hellimli... İşte biz de o klasiği yerine getirelim dedik ve denize nazır kahvaltımızı da yaptık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pazartesinin Dezavantajı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İdil'in pazartesi hiç dersi yokmuş, sevindim. Tüm gün gezeriz o müze senin bu sergi benim Dolmabahçe'sinden Dali'sine... Allah'tan Dolmabahçe'nin kapalı olduğunu öğrendik de oraya kadar gitmedik ama bir hevesle Dali sergisi nasıl olsa açıktır diye Bebek'ten 2700 metre yolu sahil kenarından yürüye yürüye fotoğraf çeke çeke gittik... Kapıda karşılaştığımız kocaman demir parmaklıklar pek de iç açıcı değildi.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://ecec.deviantart.com/art/Hitchiker-100910158"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPd9T2Jy-pI/AAAAAAAAAME/peBTBeMyM_M/s320/otostop.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257808869885934226" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İdil otostop çeker gibi yaparken...:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeBAf6VxzI/AAAAAAAAAMc/u9Gfo86RHtU/s1600-h/ece2.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeBAf6VxzI/AAAAAAAAAMc/u9Gfo86RHtU/s320/ece2.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257812935544522546" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeBFWWvK0I/AAAAAAAAAMk/2LfcHxp_XhA/s1600-h/idil.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeBFWWvK0I/AAAAAAAAAMk/2LfcHxp_XhA/s320/idil.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257813018878618434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Köprü bacağıyla alternatif fotoğraf çalışması :P&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPd-3w0H5yI/AAAAAAAAAMM/WhsCuQqSZdY/s1600-h/ece.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPd-3w0H5yI/AAAAAAAAAMM/WhsCuQqSZdY/s320/ece.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257810586439771938" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İdil'in gözünden bir adet net Ece:)&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Nadir net fotoğraflarımdan...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Starbucks Bebek:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En güzel Starbaks Bebek'teki sanırım. Ayaklarını uzatıyorsun, denize doğru kahvelerini yudumluyorsun. Normalde oturucak yer bulmak imkansızmış kenarda, ama benim şansıma pek bir tenhaydı. Mutlu olduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Boğaz turu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da yaşayanların denizin tadını pek çıkaramadığını düşünüyorum. O acelenin koşuşturmacanın içinde şöyle denize bakıp dinlendiklerini sanmıyorum. Anca böyle misafir gelecek de şehir dışından öyle. Boğaz turu yapmamıştım uzun zamandır. Yapalım, bir klasiği daha yerine getirelim dedik. O dışardan müthiş görünen ama içinde kimsenin yaşamadığı belli olan yalıları izleye izleye 1 saat geçirdik. Kafama fotoğraf makinesi çarptı o arada, halen acımakta İdil hanım(şaka)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;J'adore Çikolata Evi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son geldiğimde öğrendiğim ve çok sevdiğim şirin mi şirin bir cafe. Sıcak çikolatası meşhur daha doğrusu çikolatalı her şeyi meşhur. Bir Fransız kilisesine bağlıymış. İçerde sürekli dinlendirici ve filmlerde duyduğumuz Fransız şarkıları çalıyor. Sahici eritilmiş çikolata getiriyorlar, meyveli salatası ve fondüsü de başarılıydı. Ha bir de gitmeden önce benim çok büyülü bir suymuş gibi anlattığım ama "bildiğin su bu ya!" olduğumuz kesme bardakta içilen suları var. Orda bir de oda arkadaşımla karşılaştık çünkü en son İstanbul'a gittiğimizde beraber öğrenmiştik J'adore 'u bir daha gitmeden içimiz rahat etmezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Küçük Beyoğlu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acayip yaratıcı bir barmenin çalıştığı mekan. Değişik değişik isimleri olan bir sürü içki var. Beyindeki ur, cennet cehennem gibi. Biz denedik tabi. Cennet cehennem düşüncesi hakkaten yaratıcı. Şöyle anlatim. Viski bardağının içinde tekila bardağı var. Kenarlardaki  boşlukta meyveler ve tatlı bir kokteyl. İçerdeki bardağın içinde de ateşle yakılan bir içki. Shot yapıyorsun. Yanan içki cehennem oluyor tabi, meyveli kısım de cennet. Fikri çok sevdik, içkiler de güzeldi. Bu arada garson kıza selam ederiz, acayip pazarlıyor içkileri.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeCOr0O4LI/AAAAAAAAAMs/b16yCzYhYiA/s1600-h/IMG_6051.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeCOr0O4LI/AAAAAAAAAMs/b16yCzYhYiA/s320/IMG_6051.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257814278769926322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ortadakini daha yakmamışız...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yerebatan Sarnıcı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanahmet tarafına da gitmeden geçmeyelim dedik. Zamanımızın kısalığından Yerebatan Sarnıcı'na girdik sadece. Bu mekan halkın su ihtiyacını karşılamak için yaptırılmış vakti zamanında. Bir sürü sütundan oluşan sarnıcın gizemli bir havası var. Yüzlerce sütunun sadece ikisinin altında medusa başları(biri ters biri yan duran) var. Efsaneye göre Medusa uzun siyah saçları olan çok güzel bir kadınmış ve Zeus'un oğlu Perseus'a aşıkmış. Athene de Perseus'u sevmekteymiş ve Medusa'nın saçlarını yılana çevirmiş. O günden sonra Medusa'nın baktığı herkes taşa kesilmiş. Perseus da Medusa'nın başını kesip düşmanlarına göstererek bir çok savaş kazanmış. Bu olaydan sonra herkes kılıcının kabzasına Medusa'nın ters ve yan duran başını işletmiş.&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeDfZ3aUHI/AAAAAAAAAM0/XRH_Gau26Bk/s1600-h/yerebatan.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeDfZ3aUHI/AAAAAAAAAM0/XRH_Gau26Bk/s320/yerebatan.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257815665520824434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hımm perspektif...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dali Sergisi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi kapalı olduğu için giremedim, içimde kaldı. Çarşamba gitmeden önce ziyaret ettik biz de Mcanla. İnsanın aklı allak bullak oluyor bir yandan da hayranlık duyuyorsunuz. Fotoğraflardan el yazmalarına, karalamalarından ve yağlı boya resimlerine yüzlerce eser vardı. Bugüne kadar yurtdışına yollanan en büyük Dali sergisi olma özelliği de var. Sürrealizmin simgesi olan Dali'yi anlamakta her normal vatandaş gibi biz de zorluk çektik. İmkanı olanlar bence mutlaka görmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeEGtQr8FI/AAAAAAAAANE/ClMP7BvJxeg/s1600-h/_MG_6090.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeEGtQr8FI/AAAAAAAAANE/ClMP7BvJxeg/s320/_MG_6090.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5257816340742008914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gezdim, gördüm, geldim. Ankara beni özlemiş ben onu özlemişim. Biz deniz olmasa da mutlu mesut geçiniyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bora, İdil ve Mcan'a teşekkürü bir borç bilirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4375376829361501133?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4375376829361501133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4375376829361501133&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4375376829361501133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4375376829361501133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/istanbul-gezilecek-ehir.html' title='İstanbul-Gezilecek Şehir'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SPeDrqIE6oI/AAAAAAAAAM8/y8QN2_V5AiU/s72-c/ist+d%C3%B6rtl%C3%BC.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-1076792799341851005</id><published>2008-10-09T23:17:00.002+03:00</published><updated>2008-10-09T23:32:03.565+03:00</updated><title type='text'>Kararsızlık En Kötü Karardan iyidir:)</title><content type='html'>Hasta olsam mı olmasam mı karar veremediğim günler yaşıyorum. Herkes tiril tiril tişörtlerle dolaşırken, kat kat giyiniyorum yine de ısınamıyorum. Ama dışardan baksan turp gibiyim, içimde ne fırtınalar kopuyo bi bilseniz :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir kalorifeer kalorifeer diye sürünüyoruz, herkes hasta oldu(kendimden biliyorum), daha yeni aklına geldi rektörün kaloriferleri açmak (sanki kendi açıyor). Nihayet bugün kaloriferler cayır cayır olmasa da yandı, psikolojik olarak ısınıyoruz en azından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Perşembe günlerini seviyorum, neden? 1 adet dersim var sadece evet yazıyla bir. E ona da kim gider bilemiyorum ama kendimin gitmediğini biliyorum. Pek bir güzel oluyor ama ben böyle hasta olmakla olmamak arasındaki ince çizgide gidip gelirken çok değerlendiremedim bu durumu. Akşam gideceğim tango dersine enerji toplamakla meşguldum. Evet çok havalıyım tangoya gidiyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocalarımız pek şeker, sevdim kendilerini. Çok özendim hatta ben de dans ayakkabısı istiyorum. Mezun olana kadar eşli danslar topluluğunu zengin edicez gibi görünüyor "official" dans partnerim Alican'la. Hadi hayırlısı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-1076792799341851005?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/1076792799341851005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=1076792799341851005&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1076792799341851005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/1076792799341851005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/kararszlk-en-kt-karardan-iyidir.html' title='Kararsızlık En Kötü Karardan iyidir:)'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-4005548831732414006</id><published>2008-10-07T23:57:00.003+03:00</published><updated>2008-10-09T01:14:45.129+03:00</updated><title type='text'>Çantadan Çıkan Süpriz:)</title><content type='html'>Oturmuş monoton monoton yemeklerimizi yerken kızlarla, arkadaş elinde bi çantayla geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bunu buraya bırakabilir miyim? 10dakka bilardo oynicam da."&lt;br /&gt;"Yes, of course you can" filan diye cevap veriyordum ki(niye ingilizce konuştuysam?!) küçük çapta bir çığlık attığımı hatırlıyorum ve herkesin dönüp bizim masaya baktığını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışardan normal bi çanta olarak görünen çantanın içinden mini minik bi kafa çıktı, bana bakıyo! Şaşırdım kaldım. Karşımda dudukla bubuk. Biri kedi manyağı(bubuk), sokaktan kedileri toplayıp toplayıp odaya getiriyor desem yalan söylemiş olurum o kadar da değil de baya bi kanka olur kedilerle. Diğeri(duduk) kedilerden hiç hazetmez, yanaşmaz bile. Ben de orta şekerli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldık çantayı kucağımıza, bubuk tabi üstüne atladı hemen. Pek bi seviştiler kediyle. Çantanın içinden çıkmaya çalışan kedicağızı dışarda dolaşmaya götürdü. Bi hava aldılar geldiler. Arkadaş daha adını koymamış 3 aylık hayvanın. Ne olsa ki diye kafa da yorduk. Fıçı'ya benzettim ben biraz hani Penguen'in kedisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gayet normal şartlar altında başlayan yemeğimiz(gerçi bir tek ben yiyordum) masaya 4. nün de katılmasıyla pek bi şenlendi. Çantadan daha güzel bişey çıkamazdı. Seni unutmiciz minnak(yalan)...:)&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOvQDd4St0I/AAAAAAAAALM/iBRRiDrXUzI/s1600-h/kediyle4l%C3%BC.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOvQDd4St0I/AAAAAAAAALM/iBRRiDrXUzI/s400/kediyle4l%C3%BC.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5254522148236736322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-4005548831732414006?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/4005548831732414006/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=4005548831732414006&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4005548831732414006'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/4005548831732414006'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/antadan-kan-spriz.html' title='Çantadan Çıkan Süpriz:)'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOvQDd4St0I/AAAAAAAAALM/iBRRiDrXUzI/s72-c/kediyle4l%C3%BC.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7112281669635336749.post-956848897005079481</id><published>2008-10-07T00:50:00.004+03:00</published><updated>2008-10-07T01:16:36.591+03:00</updated><title type='text'>Acil Değişikliğe İhtiyaç Var</title><content type='html'>Herşey Hobby Cafe'ye oturmamızla başladı. Asitli içecek içmeyi bırakmıştım güya ama bir şey dürttü ki fanta isteyiverdim. Gelen fanta şişesini pek bir beğendim, hem de cam. Sonra kafamın üstünde bir ampül yandı ansızın. Neden bu güzel şişeyi vazo olarak kullanmayayım ki?Attım çantaya şişeyi, vermişim parasını yürütmek sayılmaz artık:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemeklerimizi pek anlamadığım bir müzik eşliğinde yedikten sonra(hatta uzun bir süre hala sound-check yaptıklarını iddia ediyordum) kalktık. Bubukun sürekli 1ytlye dolap süsü aldığı Free Shop denen yere gittik. Yürüttüğüm fanta şişesinin içine koyacak yapma çiçek arıyordum. Sonra dükkanda kızların elinde gördüğüm peluş çiçeklerle kafamın üstünde ikinci bir ampül yandı. Bi tane bubuya bi tane bana peluş çiçeklerden de aldım. Sonra bir de suyun içine atınca şişen mini minnacık topları farkettim. Gerçek çiçekleri besleyici özelliği varmış. Onlardan da aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bubukla pencere kenarındaki masamızı daha da süslemek için yine 1 liraya resim tutturmak için şipşirin tutturgaçlardan(?!) aldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odaya geldikten sonra fanta şişesinin üstündeki fanta yazısının kağıt değil de baskı olduğunu farkettik ki üçüncü ampül o sırada yandı. Üstünü duduşun hediye kabıyla sardım. Gerçi duduk(kimya bölümünde okur kendisi) labdan aseton getirip, fanta yazısını çıkarabileceğini iddia etse de bu haliyle daha güzel oldu. Yaparken kendimi Deryalı Günler programında hissettim, eğlenceli işmiş. İçine şişen miniminik topları da atıp su doldurduktan sonra bir güzel şiştiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiçekli böcüklü tutturgaçlarımıza doğumgünü hediyem albümümün içinden fotoğraflar seçtik. Bubukla Odtü'de çekildiğimiz ilk fotoğraf ve sevdiğimiz diğer fotoğrafları da koyduktan sonra işimiz bitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun lafın kısası, artık 3. yılımıza girdiğimiz odamızda değişikliğe ihtiyacımız var. Duvarlara astığım binbir türlü fotoğraftan sonra bu çiçek vazoyu yaptım ki gözümüz gönlümüz açılsın azcık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişiklik iyidir, moral verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOqNtOdmTgI/AAAAAAAAALE/xKVxPQVUxdw/s1600-h/4l%C3%BC.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOqNtOdmTgI/AAAAAAAAALE/xKVxPQVUxdw/s400/4l%C3%BC.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5254167723396976130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7112281669635336749-956848897005079481?l=yazidukkani.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yazidukkani.blogspot.com/feeds/956848897005079481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7112281669635336749&amp;postID=956848897005079481&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/956848897005079481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7112281669635336749/posts/default/956848897005079481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yazidukkani.blogspot.com/2008/10/acil-deiiklie-ihtiya-var.html' title='Acil Değişikliğe İhtiyaç Var'/><author><name>Ece Cengiztekin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01500741380393949049</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOPRsSdV08I/AAAAAAAAAKU/tdOZd9CAAjo/S220/_MG_5078.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PunQutiGVnM/SOqNtOdmTgI/AAAAAAAAALE/xKVxPQVUxdw/s72-c/4l%C3%BC.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
