27 Şubat 2011 Pazar

Oyuncak Müzesi

Müzeler iyidir, gidilmesi görülmesi gerekir. Tamam da, hangimizin içini sanki kültür defterimize puan ekleniyor hissi kaplamıyor ki?

İşte bu müze o müzelerden değil. İnsan her vitrinin önünde dakikalar harcıyor. Bütün ayrıntılarını inceliyor.
Bazen insanın gözü dalıyor ve neler geçiyor aklından kim bilir. Benim aklımdan ne geçti biliyor musunuz?
Benim çocuklarım böyle oyuncaklarla hiç oynamayacak. İki tane metal tencereyle, 2 tane tahta kaşıkla saatler geçirmeyecek. Minik kamyonuyla taşımacılık yapmayacak, minik merdaneli çamaşır makinesinin kolunu çevirmeyecek. Kağıttan elbiseleri, kağıttan bebeğine yapıştırmayacak.
Çocukların hayal güçleri, oyuncakların basitliğiyle orantılı.
Şimdi ise hayale yer bırakmayacak kadar karmaşık bilgisayar oyunları.
Hatırlar mısınız? 3 tane olta vardı, uçlarında mıknatıs. Balıklar vardı. Kurardık. Dönerlerdi. Oltaları açılıp kapanan balıkların ağzına denk getirmeye çalışırdık. İşte onu da gördüm.
Daha neler neler gördüm. Gidin siz de görün. Orası çocuk müzesi değil. Eskiden çocuk olanların müzesi.
Oyuncaklarınızı saklayın. Belki çocuklarınız 5 10 dakika ilgilenirler onlarla.

2 yorum:

ftmtrgt dedi ki...

nerede gittiğini bilmiyorum ama,bende izmirdeki oyuncak müzesine gitmiştim.Tenekeden arabalar,küçük küçük askerler,teknolojinin sadece gözlerini oynatabilecek kadar gelişmiş olduğu görülen bebekler...En az 2 saat oyuncakları incelemişimdir herhalde.Belkide eski dönem olduğumuz için bu oyuncaklar bize acayip albenili geliyordur.Ama ben halimden mutluyum.İyiki bu oyuncaklarla büyümüşüm :)

Erol Sayin dedi ki...

Rahmi Koç Müzesi hem çocuklar hem de çocuk kalmış büyükler için daha eğlenceli bence.